30 Haziran 2008 Pazartesi

Şampiyon İspanya

Sonunda İspanya A milli takım seviyesinde birşeyler kazanabildi ve bunu da kesinlikle hakkıyla kazandı, ilk turda Hollanda'nın, gruptaki son maçlarla beraber Rusya'nın etkileyici futbolu vardı, bizimkilerin inancı ve mucizeleri vardı, Almanya, Portekiz beklentilerin altında kaldı, İtalya ve Fransa defansif oyunlarıyla ölürken İspanya Rusya maçında başladığı gibi bitirdi.

Yine müthiş pas yaptılar. 4lü ortasahayla başlamışlardı, hepsi seri üretim, finalde 5lediler Villa olmayınca bu sefer daha da rahat top yaptılar, kendilerinden alayı 20 cm uzun Almanlar karşısında yerden rahat rahat top oynadılar, Almanlar ancak kovalayabildi İspanyolları, istedikleri gibi girip çıktılar ceza sahasına. Almanlar yukarıdan anlamakta zorlandı İspanyolları.

Torres her topa koştu ve ne kadar geriden gelirse gelsin yakalayacak gibiydi, yakalayamadığı da olmadı heralde. Önce sağda faul aldı Metzelder'den, biraz sonra Lahm'ın ve Lehmann'ın ortak hatasında affetmedi.

Lahm'ın çıkması bence maçın en önemli hatasıydı, Almanların en önemli üstünlüğü hava toplarıydı ve takımdı adamakıllı orta yapabilen tek adamı dışarı aldı Löw. Ağır defansı iyice ağırlaştırdı, zaten İspanya önde bastığında çok komik pas hataları yapıyordu Alman defansı.
Heralde bu maçta sonra kimse İspanya'nın şampiyonluğu'na laf edemez. Turnuva başında favorim Almanya demiştim ama 2006'dakinden ve elemelerdekinden daha kötü bir Almanya vardı, özellikle Klose etkisiz kaldı ve turnuva öncesi yazdığım gibi Almanların korktuğu başlarına geldi. Frings ve Mertesacker'in uzun süreli sakatlıktan dönmeleri performanslarını önemli şekilde etkiledi ve Almanlar kolay taraftan rahat finale gelmelerine rağmen finalde perişan oldular.

Genel olarak çok güzel bir turnuva oldu ve hep oynayan kazandı, en güzel oynayan da şampiyon oldu. Futbol dolu bir geleceğin müjdecisi oldu artık bu turnuva.

Deco Chelsea'de


Lampard Inter'de postunda yazdığım gibi Chelsea doğru hamleyi yaptı. Lampard ne zamandır gitmek istiyordu ve de Ballack ile beraber 1.adam olma konusunda bi yarış içindeydiler, Deco 2.adamlığa çok alışık bir oyuncu ve Lampard'a göre daha yaratıcı bir oyun kurucu, Scolari ile anlaşması da artı.

Chelsea adına doğru transfer, Barca için de yanlış olduğunu düşünmüyorum. Iniesta-Toure-Xavi en mükemmel 3lü gibi duruyor orta sahada.

Chelsea 8 milyon pound ödeyecekmiş Barca'ya bu transfer için, Lampard'dan gelenle finanse ediyorlar da zaten finans onlar için bir sorun değil:)

29 Haziran 2008 Pazar

Almanya v İspanya

23 günlük müthiş futbol şöleni sona eriyor, Fransa-Romanya gibi iğrenç bir maç da izledik ama genelde kaçıranların üzüleceği, yıllar sonra anlatılacak maçlar gördü, biz de turnuvanın içinde olunca hem de turnuvaya damga vurunca çok daha heyecanlı oldu bizim için turnuva.

Burada yazdığım üzere benim en baştan favorim Almanya'ydı. Portekiz'in beklentilerin altında kalacağını ve CR7'in mükemmel bir sezonun ardından burada bekleneni veremeyeceğini, dolayısıyla Almanya'nın bu taraftan rahatlıkla finale geleceğini düşünüyordum.

Almanlar Portekiz maçı dışında futbol olarak pek memnun edemedi beni. Özellikle Hırvatistan ve Türkiye maçlarında, karşılarında teknik, ayağa iyi top yapan , çabuk oyunculardan kurulu orta sahalar karşısında düştükleri acınası durum o işin kralını yapan İspanya karşısında Löw'ün kesinlikle önlem alması gerektiğini ortaya koyuyor. Löw'ün kesinlikle farklı bir şeyler denemesi lazım bu maç için yoksa İspanyollar top göstermez Almanlara. Almanların 2 stoperi de ağır ve kazma, Torres kenarlara kaçıp onları yormaya çalışacak. Fabregas'ın da 11de olması ile Iniesta-Xavi-Cesc-Silva bloğu araya harika toplar atabilir ve bu Almanların en zayıf noktalarından biri.

Almanya adına hem Portekiz hem Türkiye maçında attıkları 1.golün yani soldan Podolski'nin yardırıp Schweinsteiger'in ön direk koşusuyla attığı gollere de "Dede" önlem alacaktır, zaten Podolski'nin karşısında Avrupa'nın en iyi sağ savunucusu Ramos'un olması İspanya adına önemli bir artı, ki maçın kilidi bu kanat olacaktır muhtemelen. Lahm-Podolski, karşısında Ramos-İniesta, 2 tarafta da ofansif adamlar var bu kanatta.

İspanyolların en önemli problemi Almanya karşısında oynayan her takımın yaşayacağı gibi duran toplar olacaktır. Almanlar'ın çok akıllı varyasyonları var ve kısa boylu oyunculardan kurulu İspanyolların eşleşme problemi yaşayacağı pek çok oyuncu var kadrolarında. Ayrıca şu ana kadar etkisiz kalan Klose bu maçta patlayacak gibi bir his var içimde.

Dede için Villa'nın eksikliği önemli tabi, ki o da altını çizdi ama Fabregas'ın 11e girecek olması İspanyolları rahatlatan bir unsur, zorunlu olarak onlar da 4-5-1 oynayacaklar Almanlar gibi.

Sonuç olarak yukarıdaki kupa bu akşam sahibini bulacak, ya Lineker'in dediği gibi yine Almanlar kazanacak ya da İspanya müzmin kaybeden ünvanından kurtulacak. 4-4-2' da turnuva öncesi altı çizildiği üzere İspanya "top class" seviyesinde birşeyler kazanamamış olabilir ama kadrodaki oyuncuların tamamına yakını U-17, U-19 seviyelerinde İspanya ile Avrupa Şampiyonluğu kazandı ve final tecrübeleri çok fazla. İbre İspanyollardan yana olsa da zaman hep Lineker'in haklı olduğunu gösterdi bize.

Ne Kadar Ekmek O Kadar Köfte


Adebayor bu sözü bilse herhalde Wenger'e aynen bunu söylerdi lafı uzatmadan. İlginç bir mantık kurmuş Togo'lu forvet. Henry'nin yerine transfer edildiysem Henry gibi oynamamın beklenmesi için onun kadar kazanmam lazım demiş %400lük bir zam talep ederken kontratında. İnsan biraz utanır diyecem ama Adebayor'un gözünün paradan başka bişey görmediği ortada.

Wenger hiç bir zaman oyuncularına taviz vermedi yine vermeyecektir. Adebayor için Milano ya da Barcelona olacak gibi görünüyor yeni durak. Özellikle Milan'a kesin bu tarz bir forvet lazım, Ronaldinho'yu da alabilirlerse JM'li İnter, yeniden zirveye oynayacak Juve ve asla pes etmeyen Roma ile harika bir Serie A sezonu izleyebiliriz.

Nikola Saric

Benitez'in son transferi. 6 Ocak 1991 doğumlu ve sadece 1.68 boyunda. Avrupa'nın en önemli genç yeteneklerinden biri olarak gösteriliyormuş, açıkcası haberi ilk okuduğumda Bendtner gibi uzun boylu bir forvettir diye düşünmüştüm ama bu yaşta kısa boylu bir oyuncu parlıyorsa özel yetenekleri olması lazım. Merakla bekliyoruz.

Nuria Bermudez





Guiza transferi gerçekleşirse Fenerbahçelilerin yeni yengesi. Daha önce Real Madrid takımında 5 oyuncuyla yattığını açıklamış Galacticos dönemindeyken. Carlos burada zaten boş geçmez onu:)

Guiza'nın eşi ve aynı zamanda menajeri. Menajeri Nuria olunca Fener pek pazarlık yapamamış, direk 3.2 milyon euro ücreti kabul etmiştir sanırım.

Almanya v İspanya ( h2h)

HEAD TO HEAD TOTALS

Played (W) Germany Drawn Spain
All venues 19 8 6 5
In Germany 8 5 2 1
In Spain 8 3 3 2
Neutral 3 1 1 1
Competitive matches 7 4 2 1
European Ch'ship 2 1 0 1

SIGNIFICANT MEETINGS

First match Germany 1-2 Spain

12 May 1935
Cologne

Germany's Germany 4-1 Spain
biggest win 16 Aug 2000
Hanover

Spain's Spain 2-0 West Germany
biggest win 11 Feb 1970
Seville


Spain 3-1 Germany

12 Feb 2003
Mallorca

Highest scoring Germany 4-1 Spain
clash 16 Aug 2000
Hanover

Last match Spain 3-1 Germany

12 Feb 2003
Mallorca

Lehmann


Lehmann yarınkı finalde oynadığı takdirde Avrupa Şampiyonası finallerinin en yaşlı oyuncusu ünvanını eline geçirecek, yarın sabah uyandığında biyerini sakatlamazsa olacağı da bu zaten. Arsenal'de yedek olarak geçirdiği sezonun ardından Polonya, Hırvatistan maçlarında saçma sapan hatalar yaptı, bizim maçta da kendine güvensizliği apaçık ortaydı. Stutgart ona Londra'dan iyi gelecektir.

Palop ve Neuville de eğer oynama şansı bulurlarsa ki uzak bir ihtimal onlar da listeye giriyorlar.


Age
Player
Date Of Birth

Team
Match
Date of fixture
38-232* Jens Lehmann
10 Nov 1969
Ger Germany v Spain
(29 Jun 2008)
37-023 Arnold Muhren
02 Jun 1951
Neth Neth'rlds 2-0 Soviet U
(25 Jun 1988)
35-113 Wilfried van Moer
01 Mar 1945
Belg W Germany 2-1 Belgium
(22 Jun 1980)
35-050* Oliver Neuville
01 May 1973
Ger Germany v Spain
(29 Jun 2008)
34-251* Andres Palop
22 Oct 1973
Spain Germany v Spain
(29 Jun 2008)
34-243 Lev Yashin
22 Oct 1929
Russia Spain 2-1 Soviet U
(21 Jun 1964)
34-226 Laurent Blanc
19 Nov 1965
Fran France 2-1 Italy
(02 Jul 2000)
34-110 Andreas Kopke
12 Mar 1962
Ger Germany 2-1 Czech Rep
(30 Jun 1996)
34-030 Ivo Viktor
21 May 1942
Czech Czech 2-2 W Germany
(20 Jun 1976)
33-244 Stefan Kuntz
30 Oct 1962
Ger Germany 2-1 Czech Rep
(30 Jun 1996)
33-130 Julien Cools
13 Feb 1947
Belg W Germany 2-1 Belgium
(22 Jun 1980)
32-264 Antonis Nikopolidis
14 Oct 1971
Greece Portugal 0-1 Greece
(04 Jul 2004)
32-251 Theo Zagorakis
27 Oct 1971
Greece Portugal 0-1 Greece
(04 Jul 2004)

28 Haziran 2008 Cumartesi

Genç Barca

Barca'da Guardiola ile başlayan gençleştirme harekatı tam gaz devam ediyor. Yeni transfer Brezilya'dan geldi. Palmeiras'ın 21 yaşındaki defans oyuncusu Henrique için 10 milyon euro ödediler. Palmeiras'ı 2 kere izledim ama dikkat etmemiştim hiç, çok da dikkat çekmemiş demek ki o maçlarda. Brezilya milli takımına da çağrılmış Mart ayında ilk kez. 1.85 boyunda, merakla bekliyoruz 10 milyon euroluk transferi.

Tony Sylva ve Burak Yilmaz

2 transfer gerçekleşti bugün, daha önce de yazdığım gibi Trabzon'un kesinlikle bir kaleciye ihtiyaci vardı. Tolga yetenekli bir kaleci ama yer tutma ve yan toplarda önemli zaafları var, çoğu kaleci gibi morali çabuk bozuluyor. Tecrübeli ve Tolga-Onur ikilisine örnek olabilecek bir kaleci lazımdı. Slyva bu amaç uğrunda doğru transfer.

Ayrıca Hamburg altyapısından 1989 doğumlu sol bek Fatih Altundağ da 3 yıllık sözleşme imzaladı. Onun hakkında bir bilgim yok.
Günün en dikkat çekici transferi ise Fenerbahçe'den geldi. Burak Yılmaz 2 sene önce İstanbul'a geldiğinde pek tanınmıyordu,ilk sezonuna çok etkileyici başladı ama ben oldum diyip çalışmayı bırakınca 6 ay önce kovulurcasına yollandı Beşiktaş'dan. Şimdi TSL'de kendisini ispatlamış olarak daha güçlü dönüyor. İbrahim Akın ve Burak için hep aynı şeyi düşünmüştüm. Beşiktaş'dan önce bir TSL takımında 1-2 sezon oynayıp tecrübe kazanmaları, kendilerini ispat etmeleri halinde daha başarılı olacaklarını düşünmüştüm. 2si de Beşiktaş'dan ayrıldıktan sonra parlattılar kariyerlerine. Bu gidişle A milli olabilirler.

Fenerbahçe açısından da doğru transfer, her yerde oynayabilir Burak, ön libero dahil oynadı genç milli takımlarda. Terim A millide ortasahada oynatıyordu. Hava topu da alabilen hızlı bir forvet, görünüşe göre Fenerbahçe seneye 2 forvet oynayacak. Tuncay gittiğinde zaten Fener'den 4-3-1-2 oynamasını bekliyordum ama belki Appiah'ın da sakatlığı etkisiyle Zico dönemedi bu taktiğe. Milan'ın dizilişine benzer bir diziliş çok iyi gider Fenerbahçe'ye, ancak orta sahanın ortasına takviye şart bu sistem için. Kanatlarda 2 tüm kanadı kullanabilecek Gönül ve Roberto Carlos'la Fener'e çok uygun bu sistem.

Lampard Inter'de

Yazın ilk büyük transferi gerçekleşti. Chelsea-Inter hattında Milano uçağına ilk binen Lampard oldu. Lampard'ın İnter'den yıllık 9 milyon euro, Chelsea'nin ise bu transferden 7 milyon euro alacağı yazılıyor, ama bu baya az geldi bana.

İnter'de orta sahada kesinlikle forvetin arkasına koşu yapacak, iyi pas atacak, oyunu çift yönlü oynayacak birine ihtiyaç vardı. Şu anda dünyada bunu en iyi yapanlardan birini aldılar. EPL'den gelen adama Serie A küçük gelir, Mourinho turnayı gözünden vurdu. Harika bir transfer oldu İnter açısından.

Chelsea açısından çok da büyük kayıp olmayacak çünkü her ne kadar sezonun sonunda beraber iyi oynuyor gibi görünseler de Ballack-Lampard aynı anda tam verim veremiyor. Önceden Lampard liderdi, ligin 2.yarısı ile beraber Ballack kontrölü ele aldı. Şimdi Deco'yu alarak 2.adam olmaya alışkın biriyle daha dengeli bir takım kurabilirler. JM Serie A'yı izlenir bir lig yapacak bu yıl:)

Dica Catania'da

Romanya'nın şu anki en önemli oyuncularından, Avrupa'da keşfedilmesi biraz geç oldu. 28 yaşında. Steaua'nın UEFA'daki başarılı sezonunda ve sonrasında CL'de oynadığı sezonda dikkatimi çekmişti. Solak ve forvet arkası ya da forvet olarak oynayabiliyor. Aslında Romen milli takımında as oyuncuydu ama Piturca'nın defansif Euro 2008 taktiğinde kulübede kaldı.

Eski hocası Zenga'nın çalıştırdığı Catania 2 milyon € ödedi Dica için, 4 yıllık sözleşmeye imza attı. Frikikleri ve uzaktan attığı gollerle Serie A'da kendinden söz ettirecektir.

Johan Elmander Bolton'da

Bolton forvet açığını çok akıllı bir transferle kapattı. İsveçli Elmander EPL'ye geliyor, Fransa Ligi'ne hele hele Toulouse'a 2 gömlek büyüktü zaten. Uzun boylu, arkası dönük, yüzü dönük, gözleri kapalı her türlü top alır. İyi dripling yapar, top taşır, asist de yapar ha yaptığı asistleri atacak adam var mı Bolton'da, o zaman kendi pişirip kendi yiyecek.

Big Sam'in gitmesi Bolton'un çöküşünün başlangıcı olmuştu, Megson kümede tutmayı başardı takımı ama yaşlı kadroyu gençleştirmesi gerekiyor. Zayıf bir kadrosu var, özellikle defansları çok zayıfladı. Önde Elmander'in yanına da birileri lazım, Harewood iyi gider bunlara aslında.

27 Haziran 2008 Cuma

Rusların Sıcak Sulara İnme Planı II

Rusların sıcak sulara inme planı diyerekten burada yazmıştık Antalyaspor ile Ismailov ailesi arasındaki ilişkiyi. Aradan tam 1 ay geçmiş, o zaman klübün Rusların kontrolüne geçmesine karşı olan başkan Sedat Peker görevden ayrıldı. Şu anki yönetimde bulunan Sarkan Ismailov (resimdeki babası Telman Ismailov) gelecek sezon için forma sponsorluğu ve 1 Rus Milli oyuncu sözü vermiş Antalyaspor'a.

Antalyaspor şirket olarak göründüğü için satılması gerçekleşebilir. Antalya gibi harika bir şehire de iyi futbolcuları getirmek kolay olacaktır. Açıkcası Antalyaspor'da bu devrin gerçekleşmesini ve iyi bir yatırımla güçlü bir takım oluşturulmasını hayal ediyorum. Umarım gerçekleşir

4-2-3-1


Bu tarz büyük turnuvalar, özellikle Avrupa Şampiyonaları bir sonraki şampiyonaya kadar genelde futbola yön veren turnuvalar oluyor. Son 2 turnuvada defansif futbolun baskın gelmesi ile son yıllarda çok kapalı takımlar izledik.

Bunun temel sebeplerinden biri de oyuncuların son 15 yıl içinde gelişen antreman tekniklerinin de sayesinde eskiye göre çok daha fazla koşabilmesi ile oyunun 2 yönünü de oynayabilmesi ile özellikle ortasahaların alan savunması yapması ve rakibi kitlemesi de var. Ama son dönemlerde defansif futbol hastası teknik adamların artması en temel sebep.

Bu turnuvada defansif futbol oynayan ekipler hep hüsrana uğradı ve turnuva bir bakıma 4-2-3-1in turnuvası oldu. Bizim milli takım da çift ön libero ver arkaya sarkan bir forvetle oynadığında etkili oldu. Ama asıl etkiyi Hollanda ve Portekiz maçıyla bu taktiğe dönen ve tüm turnuvanın kaderini değiştiren Almanya oldu. Diğer etkileyici performansları ortaya koyan Rusya, Portekiz, Hırvatistan'ın da benzer dizilişle sahada yer alması gelecek dönemde tek forvetin iyice artacağını ama özellikle kanat oyuncularının artık forvetler kadar gol atacağı dönemlere gidiyoruz.

Alex Ferguson'un son 2 yıldır EPL'yi kasıp kavuran ve en sonunda Avrupa Şampiyonu olan takımının da bu taktiği, hatta biraz da abartıp 4-2-4-0 gibi oynadığını da hatırlatmakta fayda var. Yaşlı kurt'un geleceği öngörmesi çoğu zamanki gibi yine doğru çıktı.

Sonuç olarak önümüzdeki dönemde izlemesi daha zevkli maçlar, yırtıcı tek forvetler ve Ballack, Deco , Sneijder gibi forvet arkalarını bolca izleyeceğiz.

Gomes ve Dessena

Premier Lig klüpleri şu ana kadar önemli transferler yapmadılar, gerçi Avrupa'da Barca dışında hareketli takım yok şu ana kadar. Milan, İnter, Chelsea, Real Madrid henüz piyasayı karıştırmadılar. Euro 2008'den sonra canlanacaktır piyasa.

Tottenham Robinson'a olan güven sorunundan dolayı çok iyi bir kaleci olan Gomes'i aldı PSV'den. Hep Dida'nın yerine Milan kalesine hayal etmişimdir Gomes'i, daha büyük bir takıma yakışırdı ama Tottenham'ın da " Big 4" arasına girip CL'ye katılması için önemli bir transfer.

Liverpool da Riise'yi sattıktan sonra aradığı sol beki İtalya'dan getiriyor. İtalyan oyuncuların yurtdışındaki başarısızlıkları da göz önüne alınınca, Riise'yi satıp Dossena'yı almak riskli bir hamle, pek tanıdığım bir oyuncu değil, o yüzden bir yorumum yok.

25 Haziran 2008 Çarşamba

Hep Mi Almanlar Kazanır be Lineker


Gary Lineker demişti " Futbol 22 kişinin 90 dakika boyunca bir topun peşinde koştuğu ve her zaman Almanların kazandığı bir oyundur" diye, malesef bu akşam da haklı çıktı. Gelmiş geçmiş en iyi futbolunu oynadı Türk Milli Takımı, inanılmaz bir özgüvenle, yarısı eksikken çatır çatır top oynadılar. Almanları deli ettiler pas trafiği ile, ama buydu işte elimizdekiler, oyuna sokacak adamımız yoktu ki hamle yapıp maçı lehimize çevirelim. Sahadaki en tecrübeli adamımız, tarihimizin en çok milli olmuş oyuncusu yaptı maçın kaderini değiştiren hatayı 79da, ama biz geri dönüşlerin kralıydık, gene döndük. Kral gene yapacağını yaptı, ben forvetim dedi, bu ülkenin en iyi santraforu şu anda benim dedi tekrardan, ama olmadı malesef.

Kötü başladığımız maçları kazandık ama en iyi oynadığımız maçı bu sefer bizim dakikalarımızda, son dakikalarda kaybettik ama bugünkü Türk Milli Takımı neden yarı finale geldiğini tüm dünyaya gösterdi. Harika bir futbol oynadı, bazen kaybederken de kazanırsın ya biz hiç kaybetmedik aslında, bugün biz kazandık.

Gurur duyulacak bir takımımız var, bunun tadını çıkaralım.

Not: Terim de LİG TV'de "Ayrılacak mısınız?" sorusuna " Sakin kafayla düşünüp, başkanla konuşacam ama biz yapacağımızı yaptık " diyerekten ayrılacağını belli etti.

Impossible Is Nothing



Avrupa şampiyonu olabilmek için sadece 2 mucizeye daha ihtiyacımız var. Haydi Türkolar.

Unutmadık


Ölümünün üzerinden 3 yıl geçmiş, hala dün gibi. Senin gibisini görmedi bu memleket. Rahat uyu Kazım.

Kel Kafalar


Marca kampanya başlatmış, İspanya şampiyon olursa kafaları kazıtalım demişler. 10000den fazla katılan varmış şu ana kadar. Resimdeki ablanın kazıtacağını düşünmüyorum, onun kazıtmaması için 1 milyon kişi toplanabilir:)

Türkiye şampiyon olsun, biz neler yaparız acaba. Bi de oyuncular kazıtır mı acaba, bi ara Galatasaray yapmıştı. Kel Ramos ya da Torres görmek ilginç bir deneyim olur heralde:)

Vanja Iveša

Eskişehirspor'un yeni kalecisi. Slaven Belupo'dan transfer edilmiş, ki bu Galatasaray'ın ön elemede elediği takım. 2 maçta da kaleyi korumuş. İlginç olan özelliği ise 2.05 boyu ile şu anda dünya üzerindeki aktif oyuncular arasında en uzunu olması, merak uyandırıyor açıkcası. Ellerinde Ferhat gibi iyi bir kaleci varken onu gönderip almaları büyük risk görecek bakalım yerden yerden yiyecek mi golleri?

24 Haziran 2008 Salı

Rigobert Song Trabzonspor'da

Harika oldu gerçekten, eve girdim ilk gördüğüm haber oldu.

Aslında defansa iyi takviyeler yapıldı, yeni bir defans oyuncusu kadro şişkinliği olabilirdi ama gelen isim Song gibi bu kadar genç bir takıma liderlik yapabilecek ve defansı toparlayabilecek isim olunca akan sular durur tabi. 2 yıllık sözleşme imzalamış, Giray'la beraber harika olacaklarını düşünüyorum ve Giray'ın Song'un yanında edineceği tecrübe ile gelecekte çok daha iyi bir oyuncu olacak.

23 Haziran 2008 Pazartesi

Dream Team 2008


Bu sefer kızmışlar:)

Carmelo Anthony Jason Kidd
Carlos Boozer Chris Paul
Chris Bosh Tayshaun Prince
Kobe Bryant Michael Redd
Dwight Howard Dwyane Wade
LeBron James Deron Williams

Tony Silva


Salı akşamı Trabzon'da olması bekleniyor Senegalli kalecinin. Daha önce de yazmıştım, bize kesinlikle bir kaleci lazımdı. Tecrübeli olması da şarttı, çünkü her ne kadar haketmese de A Milli takımın 3.kalecisi ile Ümit Milli takımın 2.kalecisi bizde şu anda. Onların kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacak bir kaleci lazımdı.

Slyva'yı 2002'de tanıdım ben de, dünya kupası performansı çok iyiydi. Ondan sonra bir dönem Galatasaray'la da ismi anılmıştı. Lille'de izleme fırsatım oldu 4-5 kez, iyi bir kaleci, güven veriyor ama çok ekstra kurtarışlar beklememek lazım.

Song peşindeyiz, o da gerçekleşirse defansı sağlama almış olacağız, Zafer Yelen de hem solda oynayabilmesi hem de forvet arkası olması ile iyi bir transfer olacak gerçekleşirse. Bu 3 isimle transfer bitecek, kampa tam kadro gideceğiz gibi.

Alternatif bir forvet daha alsaydık iyi olurdu gibi.

Samir Nasri Arsenal'de


Wenger'in genç Fransız getirme huyu devam etti ve uzun süredir dillerde dolaşan transfer netleşti. Rosicky, Hleb gibi isimleri alıp onlardan kanat oyuncusu yaratmıştı Wenger ki 2 oyuncu da aslen forvet arkası oynayan isimlerdi. Nasri için de muhtemelen aynı plana sahiptir diye düşünüyorum. Sağ çizgide etkili oluyor Nasri, ayrılması gündemde olan Hleb'in yerine düşünülmüştür bence. Sola da Arda yakışır.

Haydi Haydi

1 hafta

Tatil bitti, geri döndük, milli takım mucizeler yaratmaya devam etti. Hiddink ne kadar büyük bir hoca olduğunu 1 kez daha gösterdi. Herkesin favorilerinden Hollanda evine döndü. Benim favorim Almanya ile sürpriz adayım Rusya hala yola devam ediyor.

Transfer piyasası da ölü gibi gitmiş, çok bişey kaçırmamışız bu 1 haftada.

16 Haziran 2008 Pazartesi

Allahım Hiç Bitmesin Bu Rüya


Var mı böyle bir maç Avrupa Şampiyonaları tarihinde. 2-0dan maç çevirmek için " Türk gibi güçlü ama daha da önemlisi Türk gibi ÇILGIN" olmak lazım. Boşuna Çılgın Türkler değiliz, işte böyle 15 dakikada kamyon çarpmışa çeviririz adamı.

Dünyanın en 3 kalecisinden biri yağmuru hesaba katmadı ama biz de ilk 2 golü ıslak olduğundan kayan top yüzünden yedik.

İsviçre'yi fethettik, şimdi sıra Viyana'da.

Haydi ASLANLAR, Haydi ÇILGIN TÜRKLER.

15 Haziran 2008 Pazar

Deniz, Kum ve Güneş


Avrupa turundan önce Avşa ile açıyoruz tatil sezonunu. Bu geceden itibaren 1 hafta yokum. En büyük üzüntüm turnuvanın kalanının ATV'den izlemek zorunda kalacak olmam.

Hep Seninleyiz Türkiye


Göğsümüzde ay ve yıldız
Sel olduk biz geliyoruz
Göğü titretir bu şarkımız
Yetmiş milyon söylüyoruz

OoOoO Türkiye Türkiye
Haydiii zafere Türkiye Türkiye OOoOoO
Yer gök inlesin bu sesi dinlesin
Hep seninleyiz Türkiye
Yer gök inlesin bu sesi dinlesin
Hep seninleyiz Türkiye OoOoOo

Çalsın davullar essin rüzgar
Dalgalansın tüm bayraklar
Arşa yükselsin bu şarkımız
Omuz omuza yürüyoruz
OoOoO Türkiye Türkiye
Haydiii zafere Türkiye Türkiye OOoOoO
Yer gök inlesin bu sesi dinlesin
Hep seninleyiz Türkiye
Yer gök inlesin bu sesi dinlesin
Hep seninleyiz Türkiye OoOoOoOoO

Turunculu Cech

İlk 2 maçta sarı kazak giyen Cech bu maç için Puma'dan turuncu kaleci kazağı talep etmiş. Chelsea'de sezonun son döneminde turuncu kaleci kazağı giymişti ve rakiplerin dikkatini dağıttığını savunarak çok faydalı olduğunu söylemişti ve gelecek sezon da turuncu giymek istediğini eklemişti.

Bugün penaltılara giderse turuncu formasının etkili olacağına inanıyormuş. Görecez Petr efendi.

Constant Djakpa


17 Kasım 1986

Toulon turnuvasında izledikten sonra hakkında bir tavsiye yazısı yazacaktım ama unutmuşum. Bugün Leverkusen'e transfer olduğunu görünce yazmak farz oldu artık. Kısa boylu ve sol bekte oynuyor, sol ayağı ile çok sert şutlar atabiliyor ve Fildişi takımında uzak mesafeden serbest vuruşları o kullanıyordu.

Romen liginde Pandurii takımından transfer olmuş Leverkusen'e, gelecek sezon dikkatle takip edeceğim.

8.Günün Ardından

Öncelikle yaz günü hasta olmayı başaran ve 2 gündür ölü gibi yatan kendimi tebrik ederek başlamak istedim. Yaz günü hasta olanlarla hep dalga geçtim bugüne kadar, acısı çıkıyor şimdi.

Koltuğa uzanıp LİGTV karşısından geçirdim tüm günü. İspanya ilk maçtaki kadroya çıkarken gene ayağa kısa paslarla ve 2 hızlı forvetine ara pas denemeleri ile İsveç'i zorlamayı denedi ama ilk maçta müthiş pas yüzdesi ile oynayan Xavi'ye nazar değdirmiştik heralde. Torres sıkı markaj altında da gol atabileceğini gösterdi Silva'nın akıl dolu ortasında.

1-0dan sonra İsveç öne çıktı ve İbrahimovic Puyol'un oynadığı İspanya stoper 2lisinin sağ tarafına yanaşmaya başlayıp Puyol'u makaraya alınca, her ne kadar sakatlandı diye yazsalar da bugün gazeteler Aragones bana göre kızdığından Puyol'u kenara aldı ama bu değişiklik de İbo'yu durdurmaya yetmedi. İbo kafasını futbola verince ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor şu ana kadar.

2.yarı İspanya'nın tek kale oyunu ile geçti. İsveç savunması çok fazla içeri gömüldü ve araya da adam kaçırıyorlardı ama 55 metrelik uzun bir topla gol yemeleri acı bir ders oldu. Turnuvada Romanya dışında futbol oynamadan istediğini alan takım yok şu ana kadar. Futbol oynayan kazanıyor, ofansif futbolun değeri artıyor.

Günün 2. maçında defansif futbolun tamamen ölümüne de şahitlik ettik. Son şampiyon 2 maçta gol atamadan daha da önemlisi pozisyona giremeden 0 çekerek evine dönmeyi garantiledi. Rusya Hiddink'in takımı olduğunu belli ediyor, PSV'de olduğu gibi kanatlardan fırtına gibi geliyorlar. Sol bek Zhirkov, Zenit'te müthiş işler başaran Zhryianov ve piyangodan çıkan forvet Pavlychenko harika oynadılar. Prognebyak ve Arshavin de bu takımda olsaydı Rusya ciddi bir favori olabilirdi. Şimdi final maçına çıkacaklar İsveç'le, Hiddink'in böyle maçlardaki başarısı genç Ruslar'ı Hollanda'nın karşısına taşıyabilir.

14 Haziran 2008 Cumartesi

Sinan Kaloğlu Bochum'da


"VfL signs on Sinan Kaloglu

The VfL Bochum 1848 has contracted Sinan Kaloglu for the season 2008/2009. The Turkish striker comes from the Turkcell Süper Lig from the football club Bursaspor. The contract period will end on 30th June 2010. Kaloglu changes over without transfer fee. In the last season the 26-year-old Kaloglu was put in 20 times and scored 5 goals. "

Antalya'dayken Sinan'ın yakın bir arkadaşı ile beraberdik bir süre, orada konusu geçmişti. Sinan 1 Alman 1 Hollanda kulübüyle anlaşmaya vardığını, tatil yaptıktan sonra kararını verip 2 takımdan birini seçeceğini ve menajerlerinin çok iyi çalıştığını söylemişti.

Menajerler cidden iyi çalışmış, Sinan gibi sık sakatlanan ve maç seçen oyuncuyu Bundesliga'ya satmayı başarmışlar.

Bu sene ciddi bir Avrupa'ya transfer modası var oyuncularda. Mentalite'nin değişmesi açısından çok iyi bence. Çağdaş, Sinan gibi milli takım seviyesinde olmayan isimlerin de Avrupa liglerine transferi diğer oyuncuların da önünü açacaktır.

13 Haziran 2008 Cuma

Uçan Hollandalı


Uç oğlum uç, uç Arjen uç.89da 2ye 3 giderken ayağa kalkmış böyle bağırıyordum. Bu adamı ilk izlediğim günden beri doymadım izlemeye, doymaz da bu futbol sevdalısı.

Van Basten elemelerdeki rezil takımın yerine yepyeni mentalitesi olan bir takım yarattı. 2.yarı başında döüklen Engelaar'ın yerine öndeyken forvet alması, hemen ardından Van Persie'yi koyması ve bu 2linin attığı harika 2.gol. İşte ofansif futbolun zaferi.

Hiç risk almayan, maç boyu 2li ortasahasını hiç çıkarmayan Domenech'e de en iyi cevabı vermiş oldu. Gruplardaki oyunu ile çok sert eleştirdiğim Van Basten ve Hollanda takımı bana da lafımı yedirdi, böyle oynasınlar da biz yeriz lafımızı. Helal olsun futbol adına.

Tekrar gelelim uçan Hollandalı'ya, bu adam yedek kalmasın artık, devamlı sakatlıklarla boğuşmasa şimdi CR7 ile kapışan adam olabilirdi ama hala zamanı var. Böyle bir yeteneği izlemeye duyulmaz. O zaman ne diyelim...

HUP HOLLAND HUP.