28 Ağustos 2009 Cuma

Şampiyonlar Ligi 2009/2010


27 Mayıs akşamı Barcelona'nın Manchester United'ı eze eze yenmesiyle son şampiyonun belirlendiği ve 4 aya yakın bir süreliğine ara veren Avrupa'nın en büyük futbol sahnesi Eylül'de yeniden başlıyor. Devler Ligi'nin kuraları dün çekildi ve artık dört gözle maçların başlamasını bekliyoruz.

Platini'nin elemelerle ilgili düzenlemelerinden sonraki ilk sezon oynanacak. Platini'nin yeni planı çerçevesinde 22 takım direkt olarak lige katıldılar, son 10 takımın belirlenmesinde ise farklı bir eleme planı uygulandı. Platini'nin amacı Avrupa'nın 2.planda kalmış ülkelerinin de bu ligde temsil edilmesini sağlamaktı. Bu planın tuttuğunu söyleyebiliriz.Maccabi Haifa, Zurih, APOEL, Debrecen gibi takımlar Şampiyonlar Ligi'ne katılmaya hak kazandılar.

Gruplara ilk baktığımızda dikkat çeken 3 grup var. Milan, Real Madrid, Marsilya gibi 3 devin yanısıra Zürih'in yer aldığı C grubu, bu yaz Etoo-Ibrahimovic takası yapan Barcelona, Inter'in yanısıra D.Kiev ve Rubin Kazan'ın yer aldığı F grubu ile Bayern Münih, Juventus, Bordeaux gibi güçlü ekiplerin Maccabi Haifa ile birlikte yer aldığı A grubu zorluk derecesiyle dikkat çeken gruplar. Bunun yanısıra Sevilla, Rangers, Stutgart ve Unirea'nın yer aldığı G grubu ise zayıflığı ile dikkat çekiyor. Ortalama bir futbolseverin bu takımlardan herhangi birisini tutmuyorsa bu gruptaki herhangi bir maçı izlemesini beklemek hayalcilik olur. Ancak Milan-Real Madrid, Barcelona-Inter, Bayern-Juventus gibi maçlar büyük merak uyandıracak.

Ligimizin son şampiyonu Beşiktaş ise son finalist Manchester United, Rusya Ligi 2.si CSKA Moskova ve Almanya Şampiyonu Wolfsburg ile eşleşti. Beşiktaş açısından dengeli bir kura olarak değerlendirebilir.

Son finalist Manchester United açıkcası ilk torbadan gelebilecek takımlar arasında en iyilerden birisi. Ronaldo gibi takımın 3 yılda aldığı kupalarda ve kazandığı şampiyonluklarda kilit rol oynayan bir oyuncuyu kaybeden Sir Alex Ferguson kadrosunu çok ciddi bir isimle takviye etmedi. Tevez'in de ayrıldığını düşünürsek, sık sık sakatlanan Owen ve Ronaldo ile arasında dağlar kadar fark olan Valencia Manu'nun güç kaybetmesine engel olamayacak. Aynı zamanda 4-3-3'den 4-4-2'ye geçiş döneminde olan Manu ile eşleşmek, hatta defansında Ferdinand'ın eksikliği bulunurken açılış maçında İstanbul'da karşılaşmak iyi bir kura oldu diye değerlendiriyorum. Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde 2 yıl önce gruptan çıktığında ilk maçta 1.torbadan gelen Inter ile yine defansında büyük eksikler varken karşılaşıp gruba bomba gibi girdiğini de hatırlatmalıyım.

CSKA Moskova ise 2.torbadan gelebilecek en iyi takımdı. Inter, Real Madrid, Juventus gibi devlerin arasında CSKA gibi sıkıntılı bir takımı çekmek önemli bir şans. Her ne kadar CSKA bu sezon liginde iyi bir performans sergileyemese de Türkiye'yi yakından tanıyan ve ligimizde olduğu sürece derbilerdeki başarısı ile hatırlanan Zico'nun CSKA adına önemli bir avantaj olduğunu belirtmeliyim. Brezilya milli takımında da oynayan forvet Wagner Love, 20 yaşındaki forvet Tomas Necid, 24 yaşındaki Nedvedvari stiliyle Sırp Milos Krasic ve Rusların yeni süperstarı olması beklenen henüz 19 yaşındaki Dzagoev CSKA'nın en önemli kozları olacaklar.

Beşiktaş için son torbaya kadar iyi giden kura Wolfsburg'un gelmesi ile bozuldu. Açık ara son torbadaki en güçlü takım olan Wolfsburg grup 2.liği için en şanslı takım konumunda. Bundesliga'yı kazanırken Misimovic ve önündeki Dzeko-Grafite forvetiyle inanılmaz bir hücum gücüne sahip olan Wolfsburg bu sezon da Bundesliga'nın en güçlü şampiyonluk adaylarından biri konumunda. Teknik direktörleri Magath'ı kaybetmeleri onların en büyük kayıbı ancak kadroyu koruyup Martins, Kahlenberg gibi isimlerle takviye etmeleri güçlerini korumalarını sağladı.

Beşiktaş için zor bir macera olacak. Son Şampiyonlar Ligi macerasında Fenerbahçe ile 6 maçta 6 mağlubiyet alan Mustafa Denizli de tüm planlarını Şampiyonlar Ligi'nde başarı üzerine yapıyor. Bunu kişisel bir kendini ispat olayı olarak gördüğünü söyleyebiliriz. Dolayısıyla Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde bu sezon çok iddialı olacağını söyleyebiliriz. 15 Eylül'de Avrupa'nın en büyük sahnesi start alacak ve bizleri de yine müthiş maçlar bekleyecek.


Hiç yorum yok: