11 Haziran 2009 Perşembe

Los Galacticos II: Resurrection


29 Mayıs'da başlığı atmıştım Ronaldo&Kaka diye ve " Sorun bu 2 transfer için gerekli finansman olabilir ancak bahsettiğimiz adam Florentino Perez, klüp de Real Madrid olunca bu sorunun kolayca ortadan kalkabileceği gerçeği ortaya çıkıyor." yazmıştım ama bu kadarını ben de beklemiyordum. Florentino Perez kaldığı yerden geri döndü transfer piyasasına. Messi ile beraber Dünyanın En İyi 3 Oyuncusu'ndan ikisini kadroya kattı, hem de rekorları alt üst ederek.

Los Galacticos II: Resurrection (Diriliş) koydum haberin başlığını. Aslında 2 Barcelona yenilgisi arası La Liga'da 18 maçta 17 galibiyet 1 beraberlik aldı Real Madrid ancak Mayıs ayı sonunda müzesine kupa götüremedi. Şampiyonlar Ligi tarihinin en başarılı takımı yıllardır çeyrek finalin ötesine geçemezken ezeli rakibi 2 kupa kazandı aynı dönemde. Real Madrid için diriliş yılı olabilir 2009, ancak kesin olan La Liga'nın müthiş zevkli geçeceği. Bu 2 oyuncuyu aynı takımda izlemek inanılmaz bir zevk olacak.

Kayserispor ve Genç Oyuncu Hamleleri


Kayserispor son günlerde Mehmet Topuz transfer rezilliği ile gündemde önemli yer işgal ediyor. Mehmet Topuz transferinde 3 tarafın da hataları var ve Kayseri bana göre en büyük hatayı yapan takım. Süleyman Hurma'nın bu transferdeki hatası ortada.

Ancak Kayserispor cephesinde Ümit Milli Takım'dan gelme Tolunay Kafkas sonrasında çok doğru adımlar da atılıyor. Öncelikle geçen sene Eren Güngör'ü kadroya kattılar ve çok fazla keşfedilmemiş bir stoperi hem Türk futboluna hem de A milli takıma kazandırdılar. Eren geçen sezonun en parlak genç oyuncu performanslarından birini sergiledi ve milli takımın göbeğinde oynadığı Avusturya ve Azerbaycan maçlarında hiç sırıtmadı. Abdullah Durak'ı devamlı oynar hale getirdiler. Abdullah da daha önce hiç adı duyulmamış bir oyuncuydu. Bence bu 2 isimi de geçebilecek ve A milli takım için ileride çok büyük katkı yapabilecek 1990 doğumlu Furkan Özcal'ı 1860 München'den sezon başında kadroya kattılar. Sezonun ilk yarısında 18'e alınmayan ve fiziğini geliştirmesi için özel antremanlara tabi tutulan Furkan ligin 2.yarısında çalışmalarının karşılığını aldı. Hepsi ligin 2.yarısında 14 maçta sahaya çıktı ve 2 gol attı. Henüz çok fazla dikkat çekmeyen Furkan'la ilgili tatile çıkmadan bir yazı yazmayı da düşünüyorum.

Bu günlerde de çok dikkat çekmese de Kayserispor çok akıllı transfer hamleleri yapıyor. Sezon içinde TSL'ye gelmesi gereken bir oyuncu olduğunu yazdığım Altay'ın ön liberosu Merter Yüce, yine Altay'ın kalecisi - ki transferini basından önce duyurmuştum - 1989'lu Gökhan Değirmenci, ile kadrolarını iyice gençleştirdiler. Ben aslında bu 2 transferi yazmak için başlığı açmıştım ki 2 transfer daha öğrendim. Kartalspor'un ligin 2.yarısında sahaya sürdüğü 1991 doğumlu pivot santrafor Yaser Hacımustafaoğlu ve Ümit Milli Takım kadromuza düzenli olarak çağrılan 1989 doğumlu Köln II takımı stoperi Serdar Kesimal ( fotoğrafdaki oyuncu) da Kayserispor'la resmi sözleşmeye imza attılar.

Bu transferlerin altında yatan isim Tolunay Kafkas. Tolunay'ın Ümit Milli Takım'dan takip ettiği, beğendiği isimleri takımın kadrosuna katma hamlesi çok doğru. Kayserispor'un Ertuğrul Sağlam döneminden gelen istikrarlı bir düzeni vardı. Bu seneyi kötü geçirdiler ancak bence onların geçiş senesiydi. Takımda Mehmet Topuz, Ragıp Başdağ, Aydın Toscalı, Mehmet Eren gibi artık hedeflerini kaybetmeye başlayan isimler vardı. Bu oyuncular - Topuz hariç - yavaş yavaş kariyerlerinin son dönemlerine yaklaşıyordu. Bunların yanısıra Aghahowa, Purovic ve Olembe transferlerindeki - hepsi Süleyman Hurma hamleleri - başarısızlık ve de takımın bir dönem Adana'ya taşınması, yeni stada geçiş döneme derken son yılların en kötü sezonunu geçirdiler. Bu yüzden daha istekli, hedefleri büyük isimlerle Eren, Furkan, Ali Turan, Merter, Gökhan, Serdar'ın yanına Cangele, Toledo gibi kaliteli yabancıları elde tutup 3 kaliteli yabancıyı daha kadroya katarak yeni stadlarında gelecek sezon çok daha üst sıralara oynayabilirler. Topuz'dan gelecek paranın bir kısmını transfere kullansalar - Valladolid'in 24 yaşındaki İsveçli forveti Henik Goitom ile her konuda anlaştıkları haberini aldım, bu sezon La Liga'da 12 golü var- çok iyi bir kadro kurabilirler.

94 Milyon Euro


Florentino Perez 1 haftada Galacticos'u kurdu. Kaka, Ronaldo. Villa da bitmek üzere. Barcelona da Etoo'yu göndermek için kendini kasıp, defansına takviye yapmazsa Real 1 stoper 1 ön libero transferiyle dengeyi lehine çevirir bence ki Perez'in daha kanatlara da takviye yapma isteği sürüyor. Kaka-Ronaldo-Villa. İnanılmaz bir forvet hattı oluyor.

Ronaldo bu kadar para eder mi? Bence eder. Kaka'ya göre çok daha fazla etti ancak Ronaldo'nun Kaka'nın ötesinde bir ünü var ve piyasanın en çok istenen oyuncusuydu.

10 Haziran 2009 Çarşamba

Eriksson ve Şener


Samet Aybaba ile anlaşıldığı açıklanınca Şaka diye başlık atmış, çok şaşırmıştım. Yalan yok, aynı şaşkınlığı Eriksson ismi ortaya atıldığında da yaşadım. Sadri Şener geçen seneden bu yana çok önemli hamleler yaptı, stad, yeniden yapılanma, kombine konularında ancak Eriksson yarın imzayı atarsa hepsini aşmış olacak.

Kariyerinde Göteborg ile 1982 UEFA Kupası, Lazio ile 1999 yani son Kupa Galipleri Kupası Şampiyonluğu yine aynı yıl UEFA Süper Kupa Şampiyonluğu ve Benfica ile 1983'de UEFA Finali ve 1990'da Şampiyon Klüpler Kupası Şampiyonluğu olan bir hocanın heyecanı tavana çıkaracağı ve bu genç kadroyu ileri taşıyabilecek bir isim olduğu açıkca ortada.

Gündem


Yorucu bir sezon bittikten sonra son 10 gündür çok fazla internetle ya da futbolla haşır neşir olmuyorum. Özellikle haftasonundan bu yana tatil ayarlamaları ile uğraşırken blogu boşladık. Genel bir bakış atalım geçtiğimiz haftasonundan bu yana olan döneme.

* Topuz olayını 1.sıraya koymak istemiyorum. BBG, Kaynana&Gelin yarışmaları seviyesinde doğru gitti o transfer. Şu ana kadar yerel anlamda yılın olayı Riijkard transferi. Aslında Riijkard için daha uzun bir yazı düşünüyorum, vakit bulursam yazarım ancak kısaca Galatasaray'ın son yıllardaki en akıllı icraatı olarak nitelendirebilirim. Altyapı sistemi oturmuş, yeni stadına taşınmasına 1 sezon kalan Galatasaray için uzun vadeli plan yapabilme şansı. Kredisi de yüksek olacaktır, herşeyin toz pembe başlayacağını düşünmüyorum, çünkü Riijkard'ın oynatmaya çalışacağı futbol kolay değil, adaptasyon sancılı olabilir ancak uzun vadede bu hamle Galatasaray'a Atatürk Havaalanı'na bir Avrupa Kupası ile inme şansı getirir.

* Fenerbahçe Bilica ve Bekir'i alarak defansına önemli bir aşama kaydettirdi. Lugano tabii ki büyük kayıp ancak Bilica'nın onun açığını kapatabileceğini düşünüyorum. Edu'nun sakatlığında Bekir 11'e yerleşir ve yerini koruyabilir. Özer, İbrahim Dağaşan ve Topuz transferlerinde de sona yakın Fenerbahçe. Fenerbahçe açısından Aykut Kocaman-Daum işbirliği de çok iyi fikir ve onların da gelecek yıl çok daha güçlü olacaklarını düşünüyorum. Ancak 1 takım şampiyon olacak ve herkes çok önemli yatırımlar yapıyor bu sezon. O yüzden Avrupa Kupaları'ndaki başarı bütün takımlar için kilit rolde.

* Beşiktaş'da Denizli kaldı, Cisse gitti, Fink geldi. Topuz arapsaçı. Yıldırım Demirören sevimsiz konuşmalarına devam etti canlı yayındaki tartışmada ve sırf üslubu yüzünden çoğu tarafsız kişi Topuz'un Beşiktaş'a gitmesini istememiştir. Topuz'un bundan sonra bu baskı altında Türkiye'de çok başarılı olacağını düşünmüyorum, kendi kendini yaktı. Beşiktaş'ın adı sır gibi saklanan bir stoper alması büyük ihtimal. Kimilerine göre kötü gelebilir ancak bence doğru hamle ise Bobo'nun %90 7 milyon euro civarında bir bedelle Olympiakos'a gidiyor olması.

* Bizim tarafta ilginç işler oluyor. Başkanın kongre kararı ani bir sinirle ve egosundan kaynaklanan bir karar olsa da başkanın güven tazelemek için bu kongreyi uzun zamandır yapmak istediğini düşünüyorum. Aybaba olayına gösterilen tepkinin 1 gün önce İl Genel Meclisi'nde reddedilen yeni stad projesine gösterilmemesine çok kızmıştı başkan. Hoca konusunda büyük ilerleme var, bu haftasonuna kadar hoca belli olacak. Ben dün Times'da görmüştüm Eriksson-Trabzonspor haberini, inandırıcı gelmemişti ancak bugün başkanın da söylediği üzere maddi konularda anlaşma sağlanmış, Eriksson yardımcı olarak da Trabzonlu Tugay Kerimoğlu'nu kabul etmiş, bu akşam bir pürüz çıkmazsa yarın sözleşme imzalanabilir. Müthiş bir transfer olur bu da, Eriksson isminin Trabzonspor'a yıldız transferinde de önemli bir katkı sağlayacağı açık. Yerel basını anlamayacağı için fazla da stres altında kalmaz :)

* Taner Gülleri Kocaeli'ni kümede tutamadı ama kendi hayatını kurtardı. 1.600.000 TL yıllık ücrete İBB'ye imza attı. İBB de en önemli eksiğini tamamlamış oldu.

* El Yasa'nın Köln'e muhtemel transferini yazmıştım, henüz Türkiye'de değeri bilinmeyen isimlerden El Yasa. Daum'un Fenerbahçe'ye isteyebileceğini düşünüyorum ama sağ bek ve stoper alternatifleri Gökhan, Önder, Bekir olmasından dolayı lüks kaçar bu noktadan sonra. El Yasa'ya da İspanya'dan teklif var ama Bundesliga istiyor.

* Avrupa'da bombalar arka arkaya patlıyor. Gelecek birkaç gün çok hareketli geçmeye aday. Kaka'dan sonra Villa da bitti, imza şov ay sonunda. Yine Valencia'lı Silva da kısa süre içinde Real'li olacak. Chelsea Agüero ve Pato ikilisinde de sona yaklaştı. Milan bundan sonra veteran turnuvalarına katılır Pato ve Kaka'sız kadrosuyla. Barcelona Zlatan'ı bitirmek üzere, Etoo İtalya yolcusu. Ribery ise ilginçtir ama seneye de Almanya'da kalacak gibi, tabii kaçmazsa (!)

* Tabii büyük klüpler bu kadar hareketli yazlar geçirirken ve yerel piyasada da Şampiyonlar Ligi'nde yeri ve parası garanti Beşiktaş, dünyaca ünlü yeni hocaları ile Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzon da bu piyasadan yararlanabilir. Bugün arkadaşla ıskartaya çıkması muhtemel isimleri düşündük, müthiş bir liste çıkıyor ortaya.

Van Nistelrooy, Saviola, Morientes, Nihat, Trezeguet, Vieira, Shevchenko gibi isimler takımları tarafından yazın postalanacak. Çoğu kariyerlerinin son kontratına imza atacak ve bundan önceki çoğu örnekte gördüğümüz üzere para 1. tercih oluyor oyuncuların son kontratlarında.

6 Haziran 2009 Cumartesi

Transfer Piyasası


Gelmiş geçmiş en hareketli yaz transfer dönemlerinden birine şahitlik edebiliriz. Henüz resmileşmese de Kaka'nın Real Madrid'e transferi ile Avrupa'da taşlar yerinden oynamaya başlayacak. Fotoğraftaki 5 adam bu yazın en çok istenen 5 ismi ve en az 3 tanesi klüp değiştirecektir ki hepsi de gittikleri ve de ayrıldıkları takımın kaderini değiştirebilecek isimler.

Kaka transferinin zincirleme etki yaratması beklenebilir, dolayısıyla Milan'ın Kaka'dan gelecek parayla Adebayor ve Keirrison'a yönelmesi bekleniyor. Ancak Real Madrid'in sadece Kaka ile durmaya niyeti yok. Ronaldo, Ribery, Villa, Xabi Alonso, Fabregas ve Vidic'i istiyorlar ve bu oyunculardan en az 2 tanesini alacaklardır diye düşünüyorum, bazılarının yerine ise farklı isimlere yönelecekler.

Bunun yanısıra piyasada para harcayacak tek klüp de Real Madrid değil. Ultra zengin başkanları ile Manchester City hele ki hiçbir Avrupa kupasına katılamadığı bir sezondan sonra para musluklarını açacak. Barry'i alarak ilk hamleyi attılar. Onlar da Tevez, Eto'o, Villa ve Casillas gibi isimlerin peşindeler.

Benzer şekilde Chelsea de hocasını belirledikten sonra bu yaz için transfere ciddi miktarlar ayıracak klüplerden birisi. Kaka için Real Madrid'den bile iyi bir teklif yaptılar ancak zamanlamaları biraz kötüydü, transfer bitmişti. Agüero, Pirlo, Ribery ve Adebayor da yine Chelsea'nin listesindeki isimler.

Büyük global krize rağmen bu 3 takımın başlatacağı transfer akımı piyasayı canlandıracak ve çok hareketli bir yaz dönemi izleyeceğiz diye düşünüyorum. Ancak öncelikle bu klüplerin imzaları attırıp piyasaya nakit pompalaması gerekiyor.

5 Haziran 2009 Cuma

Topuz Savaşları


Açık konuşayım özlemişim bu transferleri. Eskiden her transfer sezonunda kaçırma, villada saklama, forma giydirme tarzı transfer olayları çok olurdu. Tuncay Şanlı ve Okan Koç'dan sonra bir de Mondragon transferinde baya olay çıkmıştı, onun dışında ben uzun zamandır bu kadar yılan hikayesinde dönen transfer hatırlamıyorum.

Mehmet Topuz'un gelecek sene kontratı sona eriyor ve kendisi de açıkca beyan ettiği üzere bu sene Kayseri'den ayrılacak. Dolayısıyla Kayseri de alabileceği maksimum fiyata Topuz'u satmak istiyor. Buraya kadar bir problem yok. Beşiktaş Mehmet Topuz ile görüşüyor ve kendi beyanıyla çocukluğundan beri "Beşiktaşlı" olan Mehmet Topuz ile anlaşıyorlar, hatta IMKB'ye Kayserispor'la görüşmelere başladıklarını bildiriyorlar.

Fenerbahçe de yeni kongreden çıkmış ve çıtayı yüksek göstermiş bir yönetimle Topuz'u kaçırmamak için Kayserispor'a Beşiktaş'dan daha iyi bir teklif yapıyor ve klubüyle anlaşıyor, ancak Topuz gönlünün Beşiktaş'ta olduğunu ve Fenerbahçe'de forma giymeyeceğini televizyon ekranlarından beyan ediyor.

"Öncelikle Mehmet Topuz'un bonservisi Fenerbahçe'de" diye bir durum yok, çünkü Bosman kuralları sonrası oyuncuların bonservisi diye bir kavram yok. Transfer için ödenen paralar "sözleşme fesih bedeli" olarak geçiyor, dolayısıyla Mehmet Topuz Fenerbahçe'ye imza atmadığı sürece Fenerbahçe ile Kayserispor'un anlaşmasının bir önemi yok. Ancak Kayserispor'la 2010'a kadar sözleşmesi olduğu için Kayserispor ile anlaşmadan Beşiktaş forması giymesinin de imkanı yok.

Mehmet Topuz ya rest çekecek, 1 yıl da Kayseri'de kalacak ve büyük ihtimalle kadrodışı kalacak. Kontratı bitince gelecek yaz Beşiktaş'a gelecek ya da Beşiktaş ile Kayserispor anlaşacak ki 2. ihtimal çok daha kuvvetli. Fenerbahçe açısından Beşiktaş'dan öte Mehmet Topuz'dan yenmiş bir tokat var ki Topuz'un Saraçoğlu ziyareti enteresan olacaktır. Fenerbahçeliler kendilerine gelmek istemeyen Topuz'a karaktersiz diyecek, Beşiktaşlılar ise gelmeden Fenerbahçe'ye golünü atan Topuz'u bağırlarına basacaktır. Kazanan ise öncelikle Kayserispor olur. Sonra da hem sağ iç hem sağ açık oynayabilen Türkiye'nin en istikrarlı oyuncularından biri Mehmet Topuz'u kadroya katan Beşiktaş olur.

Tahminim bu transfer kan davasına döner. Bundan sonraki dönemde Beşiktaş ve Fenerbahçe birbirlerinin anlaşmak üzere oldukları oyunculara transfer teklifleri yapıp satıcıları zengin edecektir. Bir süre sonra da 2 tarafın da zararlı çıktığını kabul edip barışacaklardır. Seviyorum bu transfer sezonunu.

Mustafa Sarp


5 Kasım 1980

Blogu takip edenler farkındadır. Scout yazılarımda genelde genç ve Anadolu takımlarında oynayan oyunculara yer veririm. Ancak bu yazı biraz Korkut Göze tadında Galatasaray'a transfer olan Mustafa Sarp'ı tanıtma amaçlı olacak.

Bloglarda dolaşırken bazı yanlış anlamalar gördüm, öncelikle altını çizeyim Mustafa Sarp katıksız ortasaha oyuncusudur. Direk bir ön libero da değildir, hücuma çıkmayı sever dolayısıyla tek ön libero oynarsa defansın önünü çok boş bırakır. Genelde 4-4-2'gin göbeğindeki 2 adamdan daha serbest olan oyuncu rolünde oynadı bugüne kadar. Şutlarının çok etkili olduğunu söyleyemem ama rakip ceza sahası içine doğru koşular yapar. Genelde Türk ortasaha oyuncuları bu tarz koşuları yapma alışkanlıklarına sahip değildir, Ayhan Akman bunu çok iyi yapar. Mustafa da rakip ceza sahasına etkili koşular yapabilen bir oyuncudur. Çok çalışkan ve koşan bir oyuncu olması yüzünden ön libero diye sınıflandırılsa da yukarıda da belirttiğim gibi aslında 2 yönlü orta saha oyuncusudur.

Galatasaray'da o bölgede rotasyonda Mehmet Güven'in ciddi zaman bulduğunu ve Ayhan'ın da giderek yaşlandığını düşünürsek Mustafa Sarp gibi tecrübeli ve kaliteli bir oyuncuyu serbestken almak akıllı bir transfer hamlesi. Şu an için alternatif oyuncu olarak gözükse de çalışkanlığı ile formayı alabilir Mustafa.