28 Eylül 2009 Pazartesi

Olay Adam: Bentdner


Bentdner daha önce de çıkardığı rezalet ile bloga konu olmuştu. Bu sefereki vakası ise şanssız bir trafik kazası. Pazar günü antremana giderken Aston Martin'i ile yoldan çıkıp ciddi bir kaza geçiren Danimarkalı forvet şans eseri kazadan sadece sıyrık ve morluklarla ayrılmış. Wenger de bu olay üzerine Bentdner'i Olympiakos maçının kadrosundan çıkarmış. Çok overrated olduğunu düşündüğüm bir oyuncu ancak merkez forvet olarak çok faydalı olabilecek bir fiziğe sahip. Oyun zekası ise sınırlı, kendini olduğundan daha büyük bir oyuncu olarak görüyor ve gereksiz işlere yapmaya kalkıyor. Daha önce Adebayor da takımdayken " Bu takımda kesinlikle oynaması gereken forvet oyuncusu benim" tarzı bir açıklama da yapmıştı.

Eden Hazard


7 Ocak 1991

Fransa Ligue 1 özellikle İngiltere liginin arka bahçesi konumunda. Fizik gücü yüksek, devamlılık ve teknik gerektiren Fransa'dan pek çok yetenek çıkıyor futbol sahnesine, bunların en yenilerinden birisi de Eden Hazard.

2 sezon önce Lille A takımına yükselen Hazard sürati ve yüksek top tekniği ile dikkat çekiyor. Şimdiye kadar 2 kere televizyonda izleme şansım oldu, bu maçlardaki performansıyla göz kamaştırdı. Sağ ayaklı oyuncu forvet hattının her bölgesinde ve forvet arkası olarak oynayabiliyor ancak ben en başarılı olduğu bölgenin sol açık olduğunu düşünüyorum. Şu ana kadar Lille'de çıktığı 41 maçta 4 gol attı ancak bunların büyük kısmında kulübeden gelip az süre aldığını eklemeliyim. Son dönemde Belçika A milli takımında da oynamaya başladı ve 15 gün sonra milli takımımız karşısında sahada olabilir. Alex Ferguson ve Arsene Wenger çoktan peşine takılmış durumdalar. Benim kanaatim doğru hocanın eline geçerse ,ki yukarıdaki 2 isim de bu tanıma uyuyor, sansasyonel bir oyuncu olabilir.

26 Eylül 2009 Cumartesi

U-20 World Cup


U-20 Dünya Kupası Perşembe akşamı Mısır'da Mısır-Trinidad Tobago maçıyla başladı. Milli takımımız finallerde yok, zaten 89 jenerasyonumuz çok zayıf oyunculardan kurulu bir takımdı ve Elit Grup'tan çıkamamıştı. Finallede ise Türkiye Süper Ligi'nden 2 oyuncu var. Almanya takımında Bursaspor kadrosundan stoper Cihan Kaptan - ki Leverkusen'den alınmıştı, ilginç bir şekilde hiç şans bulamadı ama Almanya milli takımlarında devamlı forma giyiyor - ve Kayserispor kadrosundan sezon başı Motherwell'den alınan Semih Aydilek yer alıyorlar. Hatta Semih Aydilek şu sıralarda oynanan ABD-Almanya maçında takımının ilk golünü attı. İspanya dün Taiti karşısında 8-0 ile şov yaptı ancak rakibin çok zayıf olduğunu da belirtelim. Almanya, İspanya,Brezilya ve ev sahibi Mısır turnuvadaki favorilerim. Bu 4 takımdan başkasının kazanacağını düşünmüyorum. TRT-3 haftaiçi sıklıkla canlı yayın yapacak maçlardan.

Hafta Arası


Blogger yüzünden ara vermiştik bloga, problem çözüldü ve tekrar aktive edelim. Haftaarası Avrupa Kupaları yoktu ancak La Liga ve Serie A mücadeleleri ve diğer liglerde kupalar vardı. Türkiye'de kupa maçları 1 hafta ertelendi ve gelecek Çarşamba oynanacak, bu turdan sonra TSL takımlarının da dahil olduğu grup sistemine geçilecek.

İspanya'da Barcelona, Real Madrid, Ronaldo, Messi ve Ibrahimovic kaldıkları yerden devam ettiler. Dünyanın gelmiş geçmiş en pahalı oyuncusu Ronaldo'nun yaptığı başlangıç fiyatıyla alakalı eleştirileri susturdu. Kaka bile şu ana kadar onun gölgesinde kaldı. Barcelona cephesinde ise 2 insanüstü yaratık Messi ve Ibrahimovic durdurulamaz oynuyorlar.

Serie A'da Juventus zor bir deplasmandan bir puanla döndü ve Lazio, Roma, Genoa deplasmanlarından 7 puan çıkartmış oldu, etkileyici bir performans. Milan yine tökezledi ve havlu attı daha şimdiden. Inter ve Juventus arasında cidden zevkli bir yarış yaşanacak.

Tuncay Stoke City'de ilk 11'de çıktığı ilk maçta çok etkileyici bir performans sergiledi, 2 asist ve 1 penaltı ile tamamladı maçı. Arsenal maçında Wilshere'in yediği tokat ise haftanın en ilgi çekici gelişmesiydi.

20 Eylül 2009 Pazar

Futbol Şöleni

Bayram günü harika bir maç oldu. City 3 kere geri döndü, United 2.yarı ezdi. 2.yarıda topla oynama oranı bir ara 78-22'ydi. Ferdinand'ın hatası ile Bellamy uzatmalarda beraberliği getirdi ancak uzatmanın uzatmasında 90+6'da Michael Owen yine kendine has bir golle skoru ilan etti.

United feci başladı, santrayla saldırdılar. Çok erken golü buldular ancak tasmasından kurtulmuş Bulldog gibi etrafa saldıran Tevez Foster'dan topu çalıp skoru eşitledi. Bundan sonraki dönemde özellikle SWP ile sağ tarafı etkili kullandı City, Manu ise yine aynı kanattan Giggs-Evra ikilisi ile geldi ancak ilk yarıdaki tempo City'i fena yıprattı. Adebayor, Santa Cruz, Robinho, Kompany gibi isimlerin eksikliğinde zayıflayan City kulübesi Mark Hughes'a hamle şansı vermedi ve City 2.yarıda yorulunca Manu'nun vites artırması karşısında çaresiz kaldı ve Fletcher'in kafasıyla maçı aslında kazandı.Ancak Rio Ferdinand gibi bir defans oyuncusundan beklenmeyecek bir hata giden maçı geri getirdi. Bellamy'nin neden bu takımda oynadığını gösteren performansı vardı bugün, harika bir ceza sahası dışı golü ve 3.goldeki inanılmaz hızı. United hak ettiği maçı kazanıyordu ki Ferdinand'ın hatası bir anda herşeyi berbat etti. Ancak 90 dakikaya 4 dakika ekleyen Howard Webb United'ın frikiği atmasına izin verdi ve 90+6'da Michael Owen çıktı sahneye. Uyudu City savunması, aynı ilk golde olduğu gibi ve Owen'ı solda bomboş bıraktılar, o da klasik gollerinden birini attı. Manchester derbisi adına ve maç öncesi kopan yaygaraya yakıştı. Son yılların en güzel maçlarından birini izledik.

Manchester United: Foster; O'Shea, Ferdinand, Vidic, Evra; Park (Valencia '62), Fletcher, Anderson (Carrick '90), Giggs ; Rooney, Berbatov (Owen '78)

Manchester City: Given; Richards, Lescott, Toure, Bridge; Shaun Wright-Phillips, Barry, Ireland, de Jong (Petrov '83); Tevez, Bellamy

Hayırlı Bayramlar


Herkesin bayramı kutlu olsun.

Sordum Sarı Çiçeğe Levent

"Beşiktaş, Beşiktaşlı ruhuna sahip olan taraftarların dualarıyla oralara geldi. İçten gelen, içten dualarla oldu. Biz kaybettik, rakipler de kaybetti. Buna başarı mı diyorsunuz? Dua ettik Beşiktaş şampiyon oldu"

18 Eylül 2009 Cuma

Şampiyonlar Ligi 1.Hafta


Biraz geç oldu ancak İstanbul seyahati ve blogger'ın yaşadığı problem bu yazıyı geciktirdi. Yeni formatıyla Şampiyonlar Ligi'nde ilk hafta oynandı ve dikkat çekici bir sürpriz yaşanmadan hafta kapandı. Atletico'nun evinde APOEL'i yenememesi şaşırtıcı olsa da sezona çok kötü başlamış Atletico'dan beklenecek bir skordu.

Bayern, Platini'nin yeni kuralı sayesinde bu lige gelen Maccabi Haifa deplasmanında zorlanmadan kazandı. Haifa'da Katan dikkat çekti. Bu arada Bayern'de Van Gaal yıldızlarla dolu kadroda gençleri kullanmaya devam ediyor. Badstuber, Müller gibi isimleri kullanmaya devam ediyor. Juventus ise Bordeaux karşısında önemli pozisyonlara girmesine rağmen bir duran top golüyle 1 puanla sahadan ayrıldı.

Zico'suz CSKA Wolfsburg deplasmanında dağıldı. Grafite'nin hat-trick'i gol krallığı adına da önemli bir adım. Madrid'de Ronaldo 2 frikik golü attı, Galacticos gol olup yağdı. Raul hala atmaya devam ediyor. Milan'da Pippo 11 başladı ve 2 zor golle Marsilya'yı yıktı. İlk gol açık ofsayt, Pippo yine çılgınlar gibi sevindi. Londra'daki müthiş bir yağmur altında Drogba'sız Chelsea Anelka ile kazandı. Atletico ise kötü oynamaya, kahretmeye devam ediyor.

Haftanın en meraklı beklenen maçında ise dağ fare doğurdu. Inter-Barcelona maçı beklentilerin altında kaldı. Mourinho Barca'yı durdurmayı başardı. Ibrahimovic 2 kez gole yaklaştı, seyircilerin yüreği ağzına geldi. 2. Adebayor vakası olabilirdi. Gökdeniz'li Rubin ise öne geçmesine rağmen Kiev'den mağlup döndü. Liverpool yine bir Platini dopingli Debrecen karşısında kötü oynayıp tek golle kazandı. Rangers-Stutgart gecenin en zevkli maçlarından biriydi, 2 takım da önemli fırsatlardan yararlanamadı. Sevilla'da Luis Fabiano atmaya devam ediyor. Unirea'yı rahat geçtiler. Haftanın maç olarak en heyecanlı mücadelesi Standart-Arsenal maçındaydı. Çaylak kaleci Mannone'yi 5 dakikada 2 golle sarsan Liege hakemin kurbanı oldu. Bariz ofsayttan gelen beraberlik golüyle yıkıldılar hemen arkasından 2.yi yediler. Hoca değişikliğine giden Olympiakos ise AZ Alkmaar'ı Pire'den çıkarmadı.