U-17 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
U-17 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Almanya U-17 Avrupa Şampiyonu


Turnuvanın ilk maçından beri domine ediyordu Almanlar evlerindeki şampiyonayı ve hak ettikleri şampiyonluğa biraz geç de olsa ulaştılar. Neden geç ulaştılar? Şampiyonluğu getiren gol uzatmaların bitimine 3 dakika kala geldi de ondan.

Grupta da karşılaşmıştı bu 2 ekip ve Almanlar o maçta çok üstün bir oyunla 2-0 galip ayrılmışlardı sahadan. Final maçında bu sefer daha dengeli bir oyun vardı sahada. Hollanda bundan önce 2 golü bulunan Luc Castaignos ile öne geçti henüz maçın başında. - ki buraya notumuzu düşelim, Hollanda'nın 9 numarası büyük gelecek vaad ediyor - Almanlar 2 gollü Werder Bremen forveti Thy ile eşitliği sağladılar ve maçın geri kalan bölümünde biraz daha üstün olan taraftılar. Almanlar turnuva sonuna doğru biraz performans kaybettiler çünkü yarı finalde de İtalya karşısında beklenmedik şekilde zorlanmışlardı. Finali de daha rahat kazanacaklarını düşünüyordum ancak uzatmalarda Trinks'in frikik golüne kadar beklemek zorunda kaldılar.

Sonuçta turnuvayı hak eden takım kazandı. Hollanda 2. oldu. İtalya ve İsviçre ise yarı finalde elendiler. İspanya ve Türkiye de gruplarında 3.olarak Ekim ayında U-17 Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandılar. Milli takımımızın bu turnuvada kazandığı tecrübeyi oraya yansıtıp daha iyi bir savunma anlayışı ile daha başarılı olmasını umut ediyorum finallerde.

16 Mayıs 2009 Cumartesi

U-17 Avrupa Şampiyonası Finali: Almanya vs Hollanda


Pazar günü saat 12:00'de U-17 Avrupa Şampiyonası'nın final maçı Eurosport ekranlarında olacak. Turnuvayı başından beri domine eden Almanya grupta daha önce 2-0 yendiği Hollanda ile bir kez daha karşılaşacak. Almanları ilk maçtan çok beğendiğimi yazmıştım ve benim favorimdiler ki finali de rahatça kazanacaklarını düşünüyorum.

Yarınki finali izleyecekler için dikkat edilmesi gereken isimleri verelim. Almanlarda sağ bek Basala-Mazana, forvetin sağında oynayan Scheidhauer , Liverpool'lu sol açık Buchtmann ve orta sahanın ortasındaki takım kaptanı Yabo dikkat edilmesi gereken isimler.

Hollanda takımında en önemli 2 isim yukarıdaki fotoğraftaki 2 gollü Luc Castaignos, 10 numara takım kaptanı Oğuzhan Özyakup ve Afgan asıllı yaratıcı oyuncu Shabir Isoufi. Güzel bir Pazar sabahında zevkli bir maç bekliyorum ve kupanın Almanya'da kalacağını düşünüyorum.

10 Mayıs 2009 Pazar

U-17'lerin Son Şansı


Maçı yayın olmadığı için izleyemedik ancak Hollanda'ya 2-1 kaybederek gruptan çıkma şansımızı sona erdiğini UEFA.com'dan takip ederek öğrendik.

Ancak burada bir noktanın altını çizmek istiyorum. Milli takımımızın gruptan çıkma şansı kalmadı ancak son maçın prestijden çok daha büyük anlamı var. Gruplarda ilk 3 sırayı alan takımlar Ekim ayında Nijerya'da yapılacak U-17 Dünya Kupası'na katılma hakkına sahip olacaklar. Dolayısıyla İngiltere'yi yendiğimiz takdirde 24 takımlı Dünya Kupası'na katılacağımız için son maçın önemi son derece yüksek. Bugün Almanya karşısında izlediğimiz İngiltere çok kötüydü ki Almanlar 4-0 ile geçtiler. Milli takımımız umarım son maçı kazanır ve son Dünya Kupası'nda 4.olduğumuz turnuvaya 2.kez üstüste katılma hakkı kazanır.

9 Mayıs 2009 Cumartesi

Bienvenue Basala-Manzana


2 Ocak 1992

İlk 2 maçta çok etkileyici performanslar ortaya koyan Alman takımının sağ beki. Essien'i Mourinho bir dönem sağ bek olarak kullanmıştı ki orada da müthiş oynuyordu, Basala-Mazana da sağ bekte Essien gibi. 17 yaşında müthiş bir fiziğe sahip ve hücum özellikleri de çok iyi. Maç boyunca kanattan gidip geliyor ve gücü sayesinde durdurulması çok zor.

Köln altyapısında oynayan Afrika kökenli oyuncunun ileride Alman milli takımında yer alacağını düşünüyorum.

Kevin Scheidhauer


13 Şubat 1992

U-17 Avrupa Şampiyonası'ndan ilk yeteneğimizi yazalım hemen. Almanya'nın 20 numarası Scheidhauer (isimden kaybediyor aslında !) çok önemli bir oyuncu olabilme potansiyeline sahip. 2.forvet gibi oynuyor, sağ kanatta ve forvetin arkasında da görev yapabiliyor. Almanların kendi ırklarında bu tarz yaratıcı oyuncu yetiştirme sıkıntıları var. Genelde bu bölgelerde Hırvat, Türk ya da Arnavut asıllı oyuncuları kullanıyorlar. Ancak Scheidhauer bu sıkıntıyı çözebilecek bir oyuncu olabilir. Topla çok çabuk, hızlı ve güçlü.

U-17 takımına yeni katılan bir oyuncu. Wolfsburg altyapısında bu sezon 22 maçta 20 gol atarak çok etkileyici bir performans yakalamış.

Bu arada geçen sene U-19'da şampiyon olan Almanlar 92' kuşağında da çok iyi bir takımla geliyorlar. İlk maçlardan sonra Almanya'yı çok beğendiğimi belirtmiştim, bugün de İngiltere'yi 4-0 ile geçtiler ve yarı finale adını yazdırdılar. Milli takımımız maalesef Hollanda'ya 2-1 yenildi ve yarı final şansını kaybetti, ancak son maçın önemi büyük. İlk 3 sırada yer alacak takımlar Ekim ayında Nijerya'daki U-17 Dünya Kupası'na katılma şansı kazanacak, dolayısıyla İngiltere'yi yenersek Nijerya vizesi alacağız.

8 Mayıs 2009 Cuma

Almanya U-17: 3 Türkiye U-17: 1


Maçtan sonra hemen even çıktığım için yazmadım maç yazısı yazmassak olmaz.İlk maçta gençlerimiz kötü başladılar. Bu arada günün ilk maçında İspanya ve İtalya'yı da izledikten sonra söyleyeceğim şey Almanya'nın bu turnuvanın en büyük favorisi olduğu. Almanlar'ın özellikle 20 numarası Scheidhauer çok iyi oyuncu. Bunun dışında sağ bekleri Basala-Mazana küçük Essien. Yine kaptan Yabo ve 2.golü atan Buchtmann da çok iyi oyuncular. Almanya'yı yarın bir kez daha izledikten sonra bu oyuncular hakkında daha fazla yazmayı düşünüyorum.

Bizim takım cezalı 10 numaramız Engin'in yokluğunda çok fazla Gökhan ve Berkin'in yaratıcılığına bağlı kaldı. Almanların 2 beki de fizik olarak güçlü olunca zorlandılar. Hollanda maçı kritik karşılaşma. Hollanda genelde gençler turnuvalarında zayıf defanslara sahip oluyor, orta sahalarındaki teknik oyuncularıyla bizim takım da başa çıkabilir. Hollanda defansı tahmin ettiğim gibi olursa forvetlerimiz onları çok zorlayacaktır. Cezalı Gökhan'ın yerine Muhammet 11'e döner, Engin de kötü oynayan ortasahamızı toparlar. Oğuzhan Özyakup kaptanlığındaki Hollanda'yı yenerek ümitlerimiz son maça taşımalıyız. En kötü bir beraberlik de yine şansımız İngiltere maçına taşıyacaktır.

5 Mayıs 2009 Salı

U-17 Avrupa Şampiyonası 2009


Finaller yarın başlıyor. Geçen seneki turnuva Antalya'da yanıbaşımızda olunca kaçırmamıştım ancak bu sefer ki turnuvayı televizyondan takip edeceğiz. Son yılların en heyecanlı turnuvalarından biri olması bekleniyor. Nedeni ise Almanya, İtalya, İspanya, İngiltere, Fransa, Hollanda, Turkiye gibi Avrupa'nın ağır toplarının hepsinin finallerde yer alması. Tek eksik Portekiz diyebiliriz, onun yerine de gençlik seviyelerinde son dönemde müthiş bir gelişme gösteren İsviçre var.

Yarın 12:00'de İspanya-İtalya, 19:15'de Almanya-Türkiye maçları Eurosport'ta canlı. Türkiye'deki oyuncularını tamamına yakınını tanıyorum ancak diğer ülkeler için biraz araştırma yapmam gerekti. Genel bir bakış atalım katılan takımlara ve muhtemel yıldız adaylarına.

A GRUBU:

FRANSA: Genel olarak Fransa takımları bu seviyede başarılı olurlar. Geçen sene yarı finalde Türkiye'yi eleyip finalde İspanya'ya kaybetmişlerdi ancak bu seneki kadro genel olarak bakıldığında pek ümit vaat etmiyor. Ancak Fransız takımlarının her zaman kadrolarındaki Afrika kökenli oyuncular nedeniyle fizik olarak üstün olduklarını ve bunun bu seviyelerde önemli bir faktör olduğunu da gözden kaçırmamak gerekir. Le Havre'li kaleci Zacharie Boucher, Lens'li oyunkurucu Alexandre Coeff ve PSG santraforu Jimmy Kamghain en çok övülen oyuncuları.

İTALYA: İtalya genelde U-17 seviyesinde başarılı olan bir ülke değil, İtalyan oyuncular 18-19 gibi parlamaya başlıyor ve U-21 seviyelerinde genelde başarılı oluyor İtalyanlar. Uzun süredir yıldız oyuncu çıkarmakta zorlandıkları zaten bilinen bir gerçek. Juventus forveti Alberto Libertazzi en önemli oyuncuları olarak dikkat çekiyor, onun yanısıra Genoa'lı ofansif kanat Stephen El Shaarawi da dikkat çeken bir diğer oyuncu.

İSVİÇRE: Başta da değindiğim gibi İsviçre son yıllarda gençlik seviyelerinde önemli bir aşama kaydetti. Grubun en zayıf takımı olarak duruyorlar ancak elemelerde 6 maçta sadece 2 gol yiyen bir takım olarak defanslarıyla sürpriz yapmaya adaylar. Ellerinde turnuvanın en önemli oyuncularından biri olması beklenen geçen seneki turnuvada da yer alan Grasshoppers forveti Nassim Ben Khalifa var. Manchester City stoperi Frederic Veseli de savunmanın kilit ismi.

İSPANYA: İspanyollar yıllardır bu turnuvayı domine ediyorlar. 2 senedir üstüste kazanıyorlar ve bu sefer geçen seneden daha iyi bir takımla geldikleri söyleniyor. Turnuvanın en büyük yıldız adaylarından birisi Atletico Madrid forveti Borja Gonzalez. Fabregas'dan daha iyi diye lanse edilen Atletico Madrid'in ortasahası Jorge Resureccion ya da daha çok bilinen adıyla "Koke" bu turnuvada adından çok söz ettirmesi beklenen isimler. Bunlar yetmezmiş gibi bir de Real Madrid'in yıldız Pedro Sarabia ve Barcelona'lı defans Albert Dalmau ile İspanya bu turnuvanın da favorisi olarak gözüküyor.

B GRUBU:

ALMANYA: Almanya hakkında en az bilgi sahibi olduğum ekiplerden. Eleme turu oynamadan ev sahibi olarak gelmeleri bunun temel sebebi. Yine de Werder Bremen forveti Lennart Thy ve Borussia Dortmund'un ofansif orta sahası Mario Götze'nin izlenmesi gereken oyuncular olduğunu söyleyebilirim.

HOLLANDA: Turnuvanın en iddialı ekiplerinden birisi Hollanda, genel olarak altyapı sistemlerinden zorlanmadan yıldız çıkarıyorlar. Takımın yıldızı tanıdık bir isim. 16 yaşına gelir gelmez Arsenal' transfer olan oyun kurucu Oğuzhan Özyakup aynı zamanda takım kaptanı. Geçen seneki turnuvada da kısa bir süre oynamıştı. Oğuzhan'ın bir yılda önemli aşama kaydettiği söyleniyor. Bir başka büyük yetenek de ofansif orta saha Afgan kökenli Shabir Isoufi. Feyoonord forveti Luc Castaignos de takımın golcüsü.

İNGİLTERE: Turnuvanın bir diğer favorisi de İngilizler. EPL'de oynamış 2 tane izlediğim oyuncuları var. Takım kaptanı Jose Baxter Everton'da forma giyip EPL'de forma giyen en genç oyuncu olmuştu. Arsenal'de zaman zaman şans bulan Jack Wilshere da hem kanatlarda hem orta sahada oynayabilen Joe Cole tarzında bir oyuncu. Yine Arsenal'den takım arkadaşı Luke Freeman takımın forveti, defansda ise Sunderland'li Louis Laing önemli bir yetenek.

TÜRKİYE: Geçen sene çok iyi bir jenerasyonumuz vardı ancak yarı finalde penaltılarda elenmiştik. Bu seneki oyuncularımız geçen seneden bile daha iyi duruyorlar. Elit Tur'da çok zorlandık ancak takımın potansiyeline finallerde ulaşmasını bekliyorum. Elit Round'da sakat olan yıldız forvetimiz Muhammet Demir ve Chelsea'ye transfer olan Gökhan Töre takımın en önemli 2 oyuncusu. PSV'li oyun kurucumuz Engin Bekdemir, West Ham'lı kalecimiz Deniz Mehmet, Galatasaray'ın yetenekli açığı Berkin Kamil Arslan, takım kaptanımız Beşiktaş'lı stoper Furkan Şeker ve Schalke 04'ün yetenekli sol beki Nurettin Kayaoğlu takımımızda dikkat edilmesi gereken yetenekler.

4 Nisan 2009 Cumartesi

U-17 Avrupa Şampiyonası


6-18 Mayıs'da Almanya'da oynanacak finallerin kurası bugün çekildi ve 8 takım gruplarda yerlerini aldı. Avrupa futbolunun dev ülkelerinin son 8'e kaldığı düşünülürse grupların çok çetin geçeceği aşikar. Milli takımımız B Grubu'nda evsahibi Almanya, Hollanda ve İngiltere ile eşleşti. A Grubu'nda ise Fransa, İspanya, İtalya ve İsviçre yer aldı.

Bu sene Dünya Kupası yılı olduğundan turnuvanın önemi 1 kat daha artıyor. Avrupa'yı 24 Ekim-15 Kasim tarihleri arasında Nijerya'da oynanacak U-17 Dünya Kupası'nda temsil edecek 6 takım da bu turnuvada belli olacak. Grupta ilk 3 sırada yer alacak takımlar finallere gitmeye hak kazanacak. Grup maçlarının 6 tanesi, yarı finaller ve final olmak üzere 9 maç Eurosport'ta olacak. Son şampiyon İspanya'nın '92 kadrosunun geçen senekinden bile daha iyi olduğu haberlerini aldım. Milli takımımızda da Chelsea'li Gökhan Töre, PSV'li Engin Bekdemir, sakatlıktan dönerse Bursa'lı Muhammet Demir gibi büyük yetenekler var. Ayrıca Adana'daki Elit Tur'da dikkat çeken Trabzonsporlu Hasan Ahmet Sari, Galatasaray'lı Berkin Kamil Arslan ve Schalke'li Nurettin Kayaoğlu gibi isimler de her an patlama yapabilirler.

31 Mart 2009 Salı

U-17'ler Avrupa Şampiyonası'nda

Adana'da oynana Elit Tur maçlarına pek iyi başlayamamıştık. Galler ve Finlandiya beraberliklerinden sonra bugünkü Finlandiya maçını 1 farktan fazla kazanıp, Romanya'nın şansını kaybetmiş Galler karşısında puan kaybetmesini beklememiz gerekiyordu ve bu senaryo gerçekleşti. 2-0'lık Finlandiya galibiyetiyle grubu 5 puanla lider bitirip gelecek ay Almanya'da oynanacak olan 8 takımlı Avrupa Şampiyonası finallerine gitmeye hak kazandı U-17 milli takımımız.

Daha önce yazmıştım, Gökhan Töre ve Muhammet Demir gibi 2 büyük yetenek vardı bu kuşakta. Muhammet sakatlığı nedeniyle bu turnuvayı kaçırdı ama finallere yetişme ihtimali var. Gökhan Töre 3 maçta da parlamış ve neden Chelsea'ye transfer olduğunu herkese göstermiş. Bunun dışında Trabzonspor'lu Hasan Ahmet Sarı da Muhammet'in gölgesinde kalsa da çok önemli bir golcü olduğunu gösterdi attığı 2 goller. 31 maçta 24 gole ulaşarak milli takımlarda Muhammet'in bir gol önüne geçti bu 2 golle. Defansta takım kaptanı Beşiktaş'lı Furkan Şeker ve sol bek Schalke'li Nurettin Kayaoğlu diğer dikkat çeken isimler olmuş. Milli takımımız adına hayal kırıklıkları ise Beşiktaş'lı ön liberomuz Orhan Gülle ve PSV'li 10 numaramız Engin Bekdemir olmuş.

Bu arada bugün sahaya çıkan ilk 11imizdeki 6 ismin yurtdışında oynadığını belirtmek lazım. West Ham'lı kaleci Deniz Mehmet, Schalke'li Nurettin Kayaoğlu, Milwall'lı Kamil Ahmet Çörekçi, Chelsea'li Gökhan Töre, St.Pauli'li Deniz Herber ve PSV'li Engin Bekdemir.

6-18 Mayıs arasında Almanya'da oynanacak finallerde Türkiye, Almanya, Hollanda, İtalya, İngiltere, Fransa, İspanya mücadele edecek. 8.takım ise ben bu satırları yazarken belli oluyor. İsviçre ya da Yunanistan'dan birisi olacak 8.takım ve ilk yarı skorlarına göre İsviçre daha avantajlı. Final turnuvasında maçlar Eurosport'tan yayınlanacak.

17 Mart 2009 Salı

Gençlik Ateşi


U-17 ve U-19'larda Elit Tur'lar Mart-Mayıs döneminde oynanır her yıl. U-17'ler gelecek hafta Adana'da oynayacaklar eleme turunu. Rakipler Romanya, Galler ve Finlandiya. 1.bitirirseler Mayıs'da Almanya'daki Avrupa Şampiyonası'ndaki 8 takımdan biri olacaklar.

U-19'lerin Elit Turu ise 23-28 Mayıs arasında Portekiz'de oynanacak. Portekiz, Danimarka ve Yunanistan gruptaki rakipler ki zor bir grup olara duruyor. '90 kuşağımız da zayıfdır Sercan Yıldırım dışında, ancak son dönemlerin en önemli jenerasyonu olan '91den bayağı oyuncu alınacak bu kadroya. Mayıs'daki grupta 1.olursak Temmuz ayında Fransa'daki U-19 Avrupa Şampiyonası'na katılacağız ki burası büyük klüplerin oyuncu kapma yeri.

İşim gereği bütün bu turnuvaları milli takımımız açısından yakından takip edeceğim için mükün olduğunca bilgi vereceğim ilerleyen dönemlerde. Özellikle '92 doğumlularda harika yetenekler var. Muhammet Demir ve Gökhan Töre'yi daha önce yazmıştım zaten.(-ki Gökhan Töre Ocak ayında Chelsea'ye transfer oldu.) 2-3 isim daha var yazılması gereken, ilerleyen günlerde el atacağız.

17 Mayıs 2008 Cumartesi

Danijel Aleksic


30 Nisan 1991

Turnuvanın en çok merak edilen isimlerindendi. Pek çok Avrupa klübü onu izlemeye gelmişti. Takımı Vojvodina'da A takıma kadar yükselmeyi başarmıştı. Solak, fiziğini çok iyi kullanan, hava toplarında etkili,ölümcül bir forvet. Frikikleri de çok iyi. Şanssızlığı takımının gruptan çıkamaması oldu. Çok iyi oynadıklar Hollanda maçını kaybetmeleri elenmelerine neden oldu ama Aleksic turnuvaya takımının attığı 2 gole de imza atarak damga vuranlardan oldu. Şu an için klübü 900bin euro istiyor bonservis bedeli olarak. Kesinlikle kaçırılmamamalı. Chelsea'nin turnuvada dikkatle izlediği isimlerden biriydi.

U17 Avrupa Şampiyonası Altın 11

Kaleci: Metin Uçar (Türkiye)

4 maçta sadece 1 gol yedi ve her maçta en az 1 kesin golü önledi. Tüm Türkiye maçlarında staddaydım, özellikle defasnını yönlendirmesi ve kendine güveni yaşna göre çok iyi seviyede. Refleksleri mükemmel, tek eksiği biraz kısa, boyunu uzatırsa çok önemli bir kaleci kazanır hem Türk hem Avrupa futbolu.

İsviçreli Rene Borkovic ve Hollandalı Jeroen Zoet de etkileyici isimlerdi.

Sağ Bek: Martin Montoya (İspanya)

Açıkcası seçim yapmakta zorlandım, çünkü bu mevkide gerçekten sırıtan isimler izledik. Fransa'da Nego, Türkiye'de Erhan, Hollanda'da Eekman defanslarının zayıf halkalarıydı. İrlandalı Ormsby izlediğim ilk maçta iyidi ama yine de eldekilerin en iyisi hücum özellikleri az ama sağlam savunması Montoya.

Stoper: Jorge Pulido ( İspanya)

Zorlanmadan seçilecek bir isim, belki de turnuvanın en çok dikkat çeken savunmacısı. Güçlü fiziğiyle defansdaki etkinliğine 2 de kritik gol ekledi turnuvada. Kesinlikle geleceği çok parlak.

Stoper: Sebastian Faure ( Fransa)

Açıkcası 2. tercihte baya zorlandım.Milli takımımızdaki Sertaç da çok iyi bir turnuva geçirdi. Sertaç da sağlam bir savunmacı ama topla biraz fazla oynaması en büyük dezavantajı. Bazen çok riskli hareketler yapabiliyor. Faure ise çok sağlam ve 1.görev olarak durdurmayı esas alan bir defans.

Sol bek: Timo Kolodjieczak ( Fransa)

Tartışmasız turnuvanın en iyi sol beki. Müthiş bir hücum gücü ve çok sağlam bir savunmacı. Fransa takımının öldürücü sol kanadının savunma yönü. Milli takıma karşı yarı finalde beraberliği getiren golü atan isim. Milli takımdan Özgür de iyi bir turnuva ortaya koydu, Özgür çok iyi bir hücüm beki ama biraz zayıf olması defans yönünden eksik yapıyor onu.

Sağ Açık: Keke (İspanya)

Yerinde duramayan bir kanat oyuncusu. Aslında İspanya'da 3lü forvetin geniş oyuncusu olarak oynuyordu. Maç boyu durmadan koşuyor, Tuncay'ı andıran bir stili var,topla dikine dripling yapıyor,rakiplerin üstüne üstüne gidiyor. Atletico Madrid'li yeni süperstar olabilir klüpte karizmasını da ekleyince.

İskoç sağ açık Archie Campbell ve Fransız Lacazette de kadroya girebilirdi.

Defansif Orta Saha: Abdülkadir Kayalı ( Türkiye)

Burada 2 isim arasında baya kararsız kaldım. "Updated Patrick Vierira" Sebastian Fofana da turnuvada çok iyiydi ve Fransa takımının orta sahasında çok iyi işler yaptı. Ancak bizim kaptan Abdülkadir ilk maç dışında (ki o maçta hasta olduğunu söyledi) çok iyi bir turnuva çıkardı. Türkiye'de olmayan türden hem defansif hem ofansif oyunu çok iyi oynayabilen bir oyuncu. Gerrard'ı örnek aldığını söylüyor ve savaşcılığını da ondan almış, asla pes etmiyor, çaılm yese bile koşup tekrar yakalıyor adamını. Oyunu çok iyi kuruyor, uzun pasları çok başarılı. Türkiye'de değil de İngiltere'de yetişmiş gibi.

Ofansif Orta Saha: Thiago (İspanya)

İspanya'nın saha içi hocası. Takımın saha içindeki lideri. Biraz fazla "trick" peşinde koşuyor, onun dışında çok iyi oynadı turnuva boyunca. Çok iyi oyun görüşü var, mükemmel paslar verebiliyor. Adam eksiltme konusunda da müthiş. Fransa maçında attığı 2.frikik golü çok zekiceydi.

Sol Açık: Gael Kakuta ( Fransa)

Kakuta'yı bu kadroya almayanı Allah çarpar. Turnuvada bana göre en büyük bireysel yetenekti. İnanılmaz bileklere sahip, çok kolay adam geçiyor, sol kanatta, forvet arkasında, hatta sağda oynayabiliyor. 2.maçta itibaren dizindeki sakatlık nedeniyle tam verimle oynayamasa da herkesi kendine hayran bıraktı. Sağ ayağını biraz daha geliştirmesi lazım, en büyük eksiği o.

Forvet: Yannis Tafer ( Fransa)

Turnuvanın gol kralını almazsak kadroya olmaz tabii ki. Oyuncu değerlendirmemde de dediğim gibi sahada yok gibi görünüp bir anda tilki gibi ortaya çıkıp işi bititiyor. Sol ayağı ölümcül.

Forvet: Danijel Aleksic ( Sırbistan)

Turnuvanın en çok merak edilen isimlerindendi. Pek çok Avrupa klübü onu izlemeye gelmişti. Takımı Vojvodina'da A takıma kadar yükselmeyi başarmıştı. Solak, fiziğini çok iyi kullanan, hava toplarında etkili,ölümcül bir forvet. Frikikleri de çok iyi. Şanssızlığı takımının gruptan çıkamaması oldu. Çok iyi oynadıklar Hollanda maçını kaybetmeleri elenmelerine neden oldu ama Aleksic turnuvaya takımının attığı 2 gole de imza atarak damga vuranlardan oldu. Şu an için klübü 900bin euro istiyor bonservis bedeli olarak. Kesinlikle kaçırılmamamalı.

16 Mayıs 2008 Cuma

Jorge Pulido

8 nisan 1991

İspanya takımının defansının belkemiği. 12 numaralı Pulido hem oyunu durdurması hem de oyuna topu iyi sokması ile İspanya takımının kilit noktalarından biriydi. Partneri Oriol'u hiç beğenmedim turnuva boyunca ona rağmen takımının defansını iyi taşıdı. Hava toplarında etkinliğini de gösterdi. Hollanda ve Fransa maçlarında 1er önemli gol atarak hücuma da katkıda bulundu.

Yannis Tafer


11 Şubat 1991

İlk izlediğim maçta hiç beğenmedim. Forvette boş boş koştu maç boyunca ama golünü de attı. 2.maçta daha etkili oldu yeteneklerini daha iyi gösterdi. Gittikçe ceza sahası içinde ne kadar tehlikeli olduğunu anlamaya başlaıdm.

Trezeguet gibi. Oyunda yok gibi görünüyor ama tam bil gol koklama ustası, birden çıkıyor ve golünü atıyor. Çok iyi bir sol ayağı var. Lyon'un altyapısında şimdilik ama turnuva sonrası İngiltere'ye gitmesi muhtemel, West Ham ve Portsmouth onunla ilgileniyordu Antalya'da.

İspanya: 4 Fransa: 0

Finali yetenek değil disiplin kazandı. İspanya Fransa'ya göre daha düz oyunculardan kurulu bir takımdı. Thiago dışında çok üst düzey bir yetenek yoktu aslında, biraz da Keke bireysel olarak yetenekli ama takım olarak çok iyiler.

Fransa ise Kakuta, Lacazette, Taffer, Salibur, Reale gibi çok teknik isimlere rağmen disiplin sorunları yaşıyordu. Özellikle Türkiye maçından sonra işleri çok kolaymış havalarına girmişlerdi. Finalde derslerini acı aldılar. Fransa'da stoper Remy'nin cezası da takımın yapısını çok bozdu.

8 Mayıs 2008 Perşembe

Gökhan Töre



20 Ocak 1992


Milli takımımızda ilk maçın en çok dikkat çeken ismiydi. Takımın en küçüklerinden 1992 doğumlu. Leverkusen oyuncusu.

Sol açık başlıyor maçlara, zaman içerisinde sağ açık ve forvet arkasına da geçtiği oldu. En iyi olarak sol tarafta oynuyor. Sol ayaklı ve pek çok numarası var, iki ayağına da çok hakim, kolaylıkla adam geçiyor., çabuk hızlanıyor, bazı özellikleri ile Messi'yi andırıyor.

Turuncu kafalı olması da seyircide ayrı bir sempati kazandırdı ona. 2.maçta İskoçya karşısında pek etkili değildi ama pek çok özelliği var ve iyi işlenirse çok büyük bir yıldız olabilir.

Gueïda Fofana


16 Mayıs 1991

Fransa'da Vieria yaşlanmış olabilir ama kendilerine yeni bir Vieria yaratmayı başarmışlar. Le Havre son yıllarda önemli yetenkler sunuyor Fransız futboluna ve bunların sonuncusu da Fofana. Fizik ve oyun tarzı olarak tamamen aynısı Vieria'nın, zaten onu örnek aldığını söylüyor.

İlk İrlanda maçında defansta stope rolarak başladı orada biraz sırıttı ama 2.yarı orta sahaya geçinc eoyunu yönlendirmeye başladı. İspanya maçında asıl yerinde yani orta sahada oynayınca etkileyici bir maç çıkardı. Şu ana kadar yazdığım isimler arasında transfer edilmesi en mümkün isim gibi duruyor klübü itibariyle.

Ha tabi burda Chelsea,Arsenal gibi takımların scoutları varken bizimkilerden hiç görmediğimi söylemem sürpriz olmaz heralde.

Sergion Gontan "Keko"


27 Aralık 1991

Torres'ten sonra A.Madrid altyapısından bir sarışın daha geliyor. 3lü forvetin her iki kanadına oynayabiliyor ve bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjisi var. Sahada basmadık yer bırakmıyor, hızlı ve çabuk karar verip uyguluyor.

İspanya takımının en önemli yaratıcı güçlerinden. Gelecekte adından daha da çok söz ettirecek bir isim.

Thiago Alcantara

11 Nisan 1991

İspanya'yı ilk kez dün Fransa karşısında izledim. Son maçta İsviçre karşısında da kesin izlemeye karar verdim, çünkü dünkünden daha iyi bir takım olmaları lazım. Fransa karşısında kötüydüler ama orta sahada forvete dönük oyun kurucu Thiago müthiş 2 frikik golü attı.

Barca altyapısının son meyvelerinden. Bojan'dan 1 yaş küçük, seneye A takımda görebiliriz onu da. Tam bir forvet arkası, kanatlarda oynamaya pek yatkın gözükmedi. C.Ronaldo ile Queresma'nın gençlik hastalıkları onda da var, her aldığı topla artistik hareketler yapmaya kalkıyor, bazen komik durumlara düşüyor. Teknik direktörü maç boyu "Thiagoooooo" diye bağırıp durdu ona:)

Birine benzetmek gerekirse Werder'li Deigo'ya benzttim oyun tarzını. Şu ana kadar beni en çok etkileyen oyunculardan oldu.

Timothee Kolodzieczak

1 Ekim 1991

Fransa takımında çok beğendiğim isim var,bunların en başında gelenlerden biri de sol bek Timothee. Fizik olarak Evra'dan daha güçlü ve ofansif özellikleri de çok iyi seviyede. Hücuma katılmayı seviyor ve katıldığı zaman da iyi işler yapıyor.

Defansif özellikleri çok iyi, Fransa defansının en sağlam halkalarından biri konumunda.

Lens oyuncusu şimdilik ama turnuvadan sonra İngiltere yolu görünebilir.