TSL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TSL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2009 Cuma

Kurtar Bizi Ceyhun Eriş!

GK: Volkan Demirel , Sinan Bolat, Rustu Recber

DEF: Servet Cetın , Hakan Balta, Sabri Sarioglu, Gokhan Gonul , Ceyhun Gulselam, Onder Turaci, Ismail Koybasi, Ibrahim Kas

MID: Emre Belozoglu, Kazim, Nuri Sahin, Arda Turan , Hamit Altintop , Ceyhun Eris, Yusuf Simsek, Ayhan Akman

FOR: Nihat Kahveci, Halil Altintop, Sercan Yildirim, Tuncay Sanli , Semih Senturk, Gokhan Unal

26 Eylül 2009 Cumartesi

Hafta Arası


Blogger yüzünden ara vermiştik bloga, problem çözüldü ve tekrar aktive edelim. Haftaarası Avrupa Kupaları yoktu ancak La Liga ve Serie A mücadeleleri ve diğer liglerde kupalar vardı. Türkiye'de kupa maçları 1 hafta ertelendi ve gelecek Çarşamba oynanacak, bu turdan sonra TSL takımlarının da dahil olduğu grup sistemine geçilecek.

İspanya'da Barcelona, Real Madrid, Ronaldo, Messi ve Ibrahimovic kaldıkları yerden devam ettiler. Dünyanın gelmiş geçmiş en pahalı oyuncusu Ronaldo'nun yaptığı başlangıç fiyatıyla alakalı eleştirileri susturdu. Kaka bile şu ana kadar onun gölgesinde kaldı. Barcelona cephesinde ise 2 insanüstü yaratık Messi ve Ibrahimovic durdurulamaz oynuyorlar.

Serie A'da Juventus zor bir deplasmandan bir puanla döndü ve Lazio, Roma, Genoa deplasmanlarından 7 puan çıkartmış oldu, etkileyici bir performans. Milan yine tökezledi ve havlu attı daha şimdiden. Inter ve Juventus arasında cidden zevkli bir yarış yaşanacak.

Tuncay Stoke City'de ilk 11'de çıktığı ilk maçta çok etkileyici bir performans sergiledi, 2 asist ve 1 penaltı ile tamamladı maçı. Arsenal maçında Wilshere'in yediği tokat ise haftanın en ilgi çekici gelişmesiydi.

20 Eylül 2009 Pazar

Sordum Sarı Çiçeğe Levent

"Beşiktaş, Beşiktaşlı ruhuna sahip olan taraftarların dualarıyla oralara geldi. İçten gelen, içten dualarla oldu. Biz kaybettik, rakipler de kaybetti. Buna başarı mı diyorsunuz? Dua ettik Beşiktaş şampiyon oldu"

4 Eylül 2009 Cuma

Kurtar Bizi Vural


Söylenecek çok fazla birşey yok. Geçen sene de yazmıştım, bu konuya çözüm bulunmak zorunda. Yılmaz Vural gelsin kurtarsın artık sökmüyor. Dön Baba Dönelim'in son versiyonu da Kasımpaşa'da sahnede.

2 Eylül 2009 Çarşamba

Turgay Bahadır


15 Ocak 1984

Öncelikle bir itiraf ile başlayayım. Ben Turgay'ı ilk izlediğim dönemlerde hiç tutmuyordum, bunda belki Kayseri'de daha çok sağ açık olarak kullanılmasının da etkisi olabilir ancak ilk başlarda TSL için bile yetersiz bir oyuncu olduğu izlenimine kapılmıştım.

Ancak Turgay'ın kaderi geçen sene Kayserispor'un yaşadığı forvet krizi ile değişti. Tolunay Kafkas onu forvet olarak kullanmaya başlayınca Turgay'ın fiziksel özellikleri sahada daha ağır basmaya başladı ve Turgay dikkat çekti. Fatih Terim tarafından Milli Takım aday kadrosuna dahil edildi ancak daha önce 2 kere Avusturya U-21 forması giydiği için milli takım forması giyemedi. Ancak FIFA'nın yeni kararı sonrası Önder Turacı milli takım forması giyebildiği gibi Turgay da milli takımda oynayabilir.

Turgay son 1 yıl içinde çok önemli aşama kaydetti. Ertuğrul Sağlam onu aldı ve Sercan'ın yanına pivot santrafor olarak monte etti. 1.90 boyu, boyuna göre çok çabuk bir oyuncu olması ile yıllardır uzun boylu ve hava hakimiyetine sahip forvet ihtiyacı olan Türk futbolu için değerlendirilmesi şart olan bir isim Turgay. Terim 18 yaşındaki Batuhan'dan çok büyük beklenti içinde, ancak her ne kadar aksini umut etsem de Batuhan'ın bu kafa yapısıyla aranan oyuncu olması çok zor. Bu nedenle Turgay'ın daha dikkatli izlemesini ve kesinlikle değerlendirmesini umut ediyorum.

1 Eylül 2009 Salı

Azar Karadas Kasımpaşa'da


Azar Karadas özellikle Benfica'da oynarken Şampiyonlar Ligi'nde de oynaması nedeniyle çok dikkat çekmişti. Hem Galatasaray'ın, hem de Beşiktaş'ın gündemine gelmişti. Daha sonra Portsmouth ve Kaiserslautern'e gitti, en sonunda ülkesine Brann Bergen'e döndü. Forvet olarak tanınmasına rağmen Brann'da daha çok stoper olarak kullanıldı.

Kasımpaşa Türk pasaportu da bulunan oyuncu ile sözleşme imzaladı ve bundan sonra Karadas'ı daha yakından izleyebileceğiz. Merak ettiğim oyuncular arasında.

28 Ağustos 2009 Cuma

Umut Bulut


Yıldırım Demirören yabancı değil. 5 milyon euro verirse alabilir kendisini. Nobre'den çok da eksiği yok, o da yorar defansları (!)

14 Ağustos 2009 Cuma

TSL Gol Kralı 09/10


Baros'un kazandığı 08/09 sezonundan sonra Gol Krallığı yarışı bu sezon daha heyecanlı geçebilir diye düşünüyorum. Geçen sezon Taner Gülleri son haftalara doğru sakatlanmasa belki de Baros'u geçecekti ama onun dışında Baros neredeyse tüm sezonu önde götürdü ve 20 golle krallığı kazandı.

Ancak bu sezon ünvanın farklı bir isme gideceğini düşünüyorum. 3 adayım var krallık için.

1.si Güiza; Fenerbahçe'de Daum'un kanatları daha çok kullanan sistemi ile Güiza'ya çok daha fazla pozisyon geliyor. Özel hayatındaki çalkantılı dönemi de atlattı ve lige uyum sağladı. 20'yi geçebileceğini düşünüyorum.

2.si Sercan; Eğer Bursa Sercan'ı elinde tutabilirse Ertuğrul Sağlam'ın sağlam adımlarla gelen takımında Sercan her maç gol atabilir. Hava toplarında ve ceza sahasındaki etkinliği gittikçe artıyor, geniş alanda ne kadar tehlikeli olduğunu söylemeye gerek yok. Sercan da 20'yi bulabilir.

3.sü Ümit Karan; Karan'dan açıkcası bunu beklemiyordum. Futbolu bırakabileceğini düşünmüştüm ancak o Eskişehir gibi bir camiaya gidip kaptanlık alarak futbola yeniden döndü. Kampın en çalışkanlarından olduğunu öğrendim Eskişehir'deki bağlantımdan. Youla-Burak Yılmaz-Bülent Kocabey destekli Karan 20 golü bulabilir.

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Gönlü Zengin


Bunu transfer olarak gelen oyuncu zor yapar. Altyapıdan gelen oyuncunun farkı işte burada. Bu Galatasaray'da da son yıllarda farkı yaratan etken oldu. Takıma gönülden bağlı olmak. Tolga Zengin bunun son nokta örneğini verdi. Evde sakatlandığı için 2 ay oynayamadığı dönemin parasının kendisine ödenmemesini istedi. 2 aylık maaşını alamadı belki ama çok daha değerli şeyler kazandı Tolga Zengin. Helal olsun.

7 Ağustos 2009 Cuma

TSL 09/10


Bugün baktım, son 10 günde şirket için 85 sayfa sezon öncesi raporu yazmışım gelenler-gidenler, sezon öncesi kampları, takım kadroları değerlendirmeleri derken. Kısa kısa bloga da yeni sezonda takımlarla ilgili beklentilerimi yazayım. Geçen senenin lig sıralaması ile gidelim.

Beşiktaş:

Son şampiyon iskeletini koruyarak giriyor sezona. İsmail, Ferrari ve Nihat önemli takviyeler ancak Delgado'nun yokluğu ve Yusuf'un daha az zaman alacak olması önemli handikapları. Forvet arkasına bir transfer yaparlarsa yine en güçlü aday konumundalar bence. Avrupa'da ise Nobre dışındaki yumuşak ön alan oyuncuları ile çok zorlanacaklarını düşünüyorum. Yine de yeni sistemde CL'de 4.torbada çok güçsüz ülke takımları da olacağı için en azından 3.olarak Avrupa Ligi'nden devam edebilirler.

Sivas:

Sivas için geçen seneki gibi beklenti bu sene patlarlar yönünde. Bilica önemli kayıp ama defanstaki uyum sorununu çözdüklerinde onun eksiğini belli ölçüde kapatabilirler. Ersen, Erman Kılıç ve Cihan önemli transferler. Özellikle Cihan bu senenin çıkışını yapabilir, KSK'de müthiş performans sergiledi geçen sezon.

Trabzon:

Trabzon'un en büyük transferi oturmuş kadro. Geçen sene büyük para harcanan kadroya sadece 5 transfer yapıldı. Engin, Tjikuzu önemli takviyeler. Gabric hakkında referanslar olumlu ama izlemedim. Alanzinho'nun uyum sağlaması ile ondan daha fazla katkı bekliyorum bu sezon. Ama Trabzon'da yılın ismi Colman olacaktır. Yeni sistemde forvetin arkasına doğru çekilen Colman izlediğim 3 hazırlık maçında da çok iyidi.

Fenerbahçe:

Sahaya çıkan ilk 11 olarak Lugano-Edu kayıplarından dolayı güç kaybeden ama alternatifleri artan ve Daum etkisiyle canlanan Fenerbahçe'den beklentiler yüksek ama artan hücum kalitesi ve orta sahaya rağmen defansa acil takviye yapılmazsa Fenerbahçe'nin işinin zor olduğunu düşünüyorum. Bu savunma ile çok açık verecektir Fenerbahçe, şu an şampiyonluk adayları içinde en zayıf durumdaki takım.

Galatasaray:

Sezona en önemli transferler ve en büyük beklentilerle giren takımı Galatasaray'dan taraftarları puan rekoru bekliyor. Ancak Rijkaard geldiğinde de yazdığım gibi Galatasaray'ın ilk sezonunun sancılı geçebileceğini düşünüyorum. Küçük maçlarda yaratıcı forvetlerin teknikleri kilidi açabilir ancak daha dengeli rakipler karşısında korakor mücadele açısından sıkıntı yaşayabilir Galatasaray. Yine de Beşiktaş ile beraber en büyük şampiyonluk adayı konumundalar ve Avrupa'da geleneğini de gözönünde bulundurarak başarıya en yakın Türk takımı konumundalar.

Bursa:

Sezona kadrosunu en ciddi şekilde takviye ederek giren takımlardan Bursaspor. Ergic, Zapotocny, Hüseyin kilit transferler. Sercan, Volkan Şen, Serdar Aziz, Eren, Ozan gibi her geçen gün üstüne koyan önemli yetenekler, Ertuğrul Sağlam ve taraftar faktörü ile Bursa'nın bu sezonun en büyük çıkışını yapan takımı olmasını bekliyorum. Şampiyonluk adaylarının arasına girebilir ve sezonu Avrupa Ligi vizesi alarak tamamlayabilirler.

Kayseri:

Topuz'u kaybetmelerine rağmen U-21 takımında oynayan önemli yetenekleri kadroya kattılar. Bu sezon 4-3-3 oynayacaklar. Troisi-Cangele ikilisinin kanatlarda olduğu taktik için iyi bir orta forvete ihtiyaçları var. Ortasaha ve savunmaları kaliteli ancak iyi bir forvet alamazlarsa yine kısır bir sezon geçirecekler.

Gaziantep:

İsmail Köybaşı ve Bekir gibi savunmasında 2 önemli ismi kaybetmesine rağmen geçen senenin önemli isimlerini takımda tutması en büyük artısı. CL'de önemli işler yapmış Julio Cesar Souza, Serdar Kurtuluş ve Sarıyer'den gelen Ertan Koç akıllı transferler. Geçen sene ayarındalar ancak hocanın açıklamalarını fazla beğenmiyorum, özellikle Tabata'ya karşı bir tavrı var gibi. Tabata maksimum verim vermezse işleri zor olur, aşağılara doğru gerilerler.

İBB:

Anadolu takımları arasında Bursa'dan sonra en akıllı transferleri yapan takım diyebilirim. Taner Gülleri Belediye'nin eksik parçasıydı. Sylla, Nsumbu, Tum, Oğuzhan gibi istikrarlı isimlerle hem rekabeti hem kaliteyi artırdılar. İzleyenler hazırlık maçlarında göz kamaştırıcı olduklarını söylüyor. Taraftarları olsa Avrupa Kupalarını zorlayabilirlerdi ancak şu anki tabloda 7.ya da 8. olabileceklerini düşünüyorum.

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Süper Lig'in En Yaşlı Oyuncusu?


Cuma günü başlayacak TSL'de forma giyecek oyunculardan arasından en yaşlı oyuncunun kim olduğunu biliyor musunuz? Cevapları yorum alarak alalım, doğru cevap yorum olarak gelmezse yarın.

Sezer Öztürk & Ufuk Ceylan


Galatasaray'ın yurtiçi ve yurtdışı transfer politikaları ciddi farklar içeriyor son 2 yıldır. Geçen sezon yurtiçinden sadece Ferdi Elmas, Yaser Yıldız ve Fatih Serkan Kurtuluş transferlerini yapmıştı Galatasaray, aksine yurtdışından Baros, Kewell, Meira gibi önemli isimleri getirmişti. Bu sezon da benzer bir durum söz konusu. Keita, Elano, Franco gibi önemli ve ünlü isimlerin yanına Türkiye'den alınan 2 iyi oyuncu var ancak bu 2 oyuncunun da ortak noktası bonservislerinin olmaması. Hem Gökhan Zan hem de Mustafa Sarp serbest kaldıkları için Galatasaray'ın gündemine geldiler, bu 2 oyuncu için Galatasaray'ın bonservis ödemeyi göze alacağını düşünmüyorum.

Bu durum adı geçen 2 oyuncunun transferinde sorun oluşturuyor. Sezer Öztürk geçen sezon 31 maçta 14 gol ile bir orta saha oyuncusu için dikkat çekici istatistikle kapattı sezonu. İstatistiklerin ötesinde izlediğim maçlarda liderliği ve yaratıcılığı takıma büyük katkı yaptı. Duran toplardaki başarısı da bir diğer artısı. Zayıf noktası ise topla oynamayı çok sevmesi ve bunun büyük takımda sabır taşırabilecek olması.

Ufuk Ceylan ise Sinan Bolat'tan sonra Milli Takım kalesininin Volkan Demirel'den sonraki aday ismi. Uzun boyu ve yan toplardaki hakimiyeti artıları ancak çizgi kalecisi olması ve yerden toplardaki zayıflığı eksiklikleri.

2 ismin de kontratları gelecek sezon sonunda bitiyor ve hem Sezer hem de Ufuk kontrat uzatmaya yanaşmadıkları için geçen hafta Bursaspor'la oynanan hazırlık maçına götürülmediler. İkisi de Galatasaray'a gitmek istiyor. Aslında Manisaspor da karşılığında nakit para + kaleci ve 1-2 genç oyuncu ( Özgürcan, Aydın, Mehmet Güven vb. ) transfere sıcak bakıyor ancak ortada bir pürüz var. Manisaspor Hakan Balta transferinden kalan 900.000 euro alacağını hala tahsil edemediği için Galatasaray'a para karşılığı oyuncu satmaya sıcak bakmıyor, dolayısıyla bu transferdeki çıkmaz da sürüyor.

4 Ağustos 2009 Salı

Sercan Yıldırım & Ferguson



Geçen sene Ekim ayında Sercan raporu yazarken alt kısma eklemiştim. Turnuvayı hatırlamıyorum ve bulamadım ancak Sercan'ın 15 yaşında katıldığı bir turnuvada etkilediği Alex Ferguson tarafından takip edildiği biliniyordu. Alex Ferguson'un ekibi 2 yıla yakın zamandır düzenli olarak izliyordu Sercan'ı. IMS'de de sıkça bahsedilen, hakkında bilgi istenen isimlerden biriydi Sercan.

Ferguson Sercan için teklif yapmaya hazırlanıyor. Mehmet Topuz'un 7 milyon euro ettiği iç piyasada şu an için Sercan'a yapılan 4.5 milyon euro civarındaki teklif Bursa'yı tatmin etmedi ancak Sercan'ın ağırlığını koyması ile bu transfer gerçekleşebilir. 19 yaşında Alex Ferguson ve ekibinin ellerine giderse Sercan'dan bir dünya starı olabilir. Umarım bu transfer gerçekleşir. Bu arada Sercan'ın 250.000 TL'lik yeni Corvette'sini mesaja ekleyelim.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Trabzon: 6 MVV: 0


Sezon öncesi son hazırlık maçında Trabzonspor evinde 1 haftadır doğru düzgün antreman yapmamış Maastricht'i bulunca seyircilerini mest etti ve sezon öncesi güzel sinyaller verdi. Öncelikle dediğim noktanın altını çizelim. MVV Trabzon'a daha çok turistik bir seyahate gelmiş gibiydi, sadece 1 kez stadda 1 de tesislerde antreman yaptılar, onun dışında genelde geziyle değerlendirdiler vakitlerini.

İlk 11'de geçen seneye göre 2 değişik isim vardı. Kampın yıldızı Engin ile sezonun en doğru transferlerinden biri Tjikuzu. Hüseyin'in gönderilmesi ve yerine topu oyuna daha düzgün sokabilen, daha yüksek tempolu Tjikuzu'nun alınması orta sahaya canlılık getirdi. 4-5-1, 4-3-3 karması bir dizilişle sahaya çıkıyor Trabzon bu sezon. Bu sistemin en çok yaradığı adam da Colman. Geçen sene de pek çok kez yazdım. Delgado'dan eksiği yok fazlası var Colman'ın. Oyun görüşü ve pasları çok iyi, bunun yanısıra çok da iyi şut çekebiliyor. Sol tarafı savunma zorunluluğundan kurtulunca orta sahada organizatör olarak oynamaya başladı ve çok daha etkili oluyor. Zafer Yelen ve Ceyhun da hazır olarak bekliyorlar orta saha rotasyonunda. Alanzinho ve Engin'in de Colman'ın pozisyonunda oynayabilmesi önemli bir artı.

Engin transferi önemli bir kumar. Engin şu ana kadar hep problemleriyle ön plana çıktı. Yeteneklerine rağmen sorunlu bir oyuncu ancak çok istediği bir takıma gelmesi ve şu ana kadar sahiplenmesi, geldiği yerin kıymetini bilmesi önemli bir artı. Eğer Engin bu mentalite ile devam ederse milli takım yolu açık, çünkü yetenekleriyle forvete yakın her mevkide görev yapabilen özel bir oyuncu.

Broos'un artılarından birisi takım içindeki rekabeti artırması oldu. Geçen sene hiç katkı yapmayan Barış ve Ceyhun bu sene direk rotasyonda olacaklar. Hatta Barış 11'de başlayabilir - ki ben kanatlarda Engin-Alanzinho'yu tercih ederim - bunun yanısıra Zafer Yelen de her an takıma girebilir. Duran toplardaki etkinliği ve şutları ile takım için önemli bir alternatif o da.

Şu an 7 yabancı da oynayabilir durumda, dolayısıyla 1'i kulubeye gidecek. Görünüşe göre bu isim Yattara-Alanzinho ikilisinden biri olacak ya da Giray performansını yükseltirse Song'u kesecek ancak ön tarafta Engin şu an çok etkili olduğundan Yattara-Alanzinho ikilisinden biri çok daha yüksek ihtimal. En azından ilk haftalarda Yattara'nın sakatlığında böyle bir sorun olmayacak.

Trabzon'un bu seneki en büyük avantajı oturmuş kadrosu. Geçen sezonki iskelet kadro devam ediyor. İlk 11'e girecek şu an için 2 transfer yapılmış durumda, takımın birbirini tanıması ve takımdaki pozitif hava önemli artılar ancak 3 İstanbul takımı da önemli paralara takviyeler yaptı ve çok güçlendiler. Broos'un yanına Metin Diyadin ve Ünal Karaman'ın verilmesi ligi tanımaması ile ilgili sorunları ortadan kaldırmak adına çok doğru bir hamle, dolayısıyla bu oturmuşluğun avantaja dönüşmesi için lige iyi bir başlangıç şart. Fikstür olarak zor bir maç olsa da oturmamış Sivas karşısında deplasmandan alınacak bir galibiyet takımın önünü açacaktır. Bu arada Avrupa da çok önemli. Takımın gruplara kalması çok önemli, yıllardır Avrupa mücadelesine ya hasret kaldık ya erken veda ettik. Bu yüzden bu sene gruplara kalınması ve orada iyi bir mücadele verilmesi çok önemli.

Süpper Kupa


Süper kupa geleneği olmayan ülkelerde zorlamayla oturmuyor işte. İlk önce Almanya'daki gurbetçilere sezon başında büyük takım izletmek amacıyla başladı kupa ancak gurbetçiler rahat durmayınca Almanya Federasyonu ülkesinde bundan sonra böyle maçlara izin vermeyeceğini belirtti, sonunda İstanbul'un en mükemmel konumulu (!) stadına alındı Süper Kupa finali. 2 takımın taraftarlarının da bu stada gitmeye alışık olmamaları, maçın saçma şekilde Pazar akşamı saat 21:00'a konulması ile yarısı dolu tribünler önünde böyle bir final izledik.

Klasik 2 takımdı hazır geyiği dışında maçın bize gösterdiği belli noktalar vardı. Maçın hakkı bariz beraberlikti. Sivok'un çocukca hatası maçı Fenerbahçe'ye verdi, futbolun hatalar oyunu olduğunu bir daha gösterdi. Holosko hamlesini daha önce bekliyordum Denizli'den. Çok kötü oynayan Bobo yerine 60'da girse çok daha yararlı olurdu diye düşünüyorum.

Öncelikle Honved maçı çok ciddi bir sınav değil, ama o maçta da sinyaller gelmişti. Fenerbahçe'nin acil stoper ihtiyacı var. Önder çok sırıtıyor ve Fenerbahçe defansın arkasına çok oyuncu kaçırıyor. Edu ve Lugano'nun kademe anlayışından zerre eser yok. Edu'nun 3 ay sonraya yetişme ihtimali varmış ancak Fenerbahçe acil oyuncu arıyor. Lugano da haber bekliyorlar.

Yeni isimlere gelirsek; Bilica Sivas'ta bıraktığı yerden. Top kullanabilen ve topla hücuma çıkabilen nadir bulunacak bir stoper, eksiği ya da zayıf noktası riskli hamleleri. Zor pozisyonlarda Song ya da Lugano gibi ölümüne hamle yapıyor, saniye geç kalsa kırmızı kart görme ihtimali çok yüksek. Christian'ı dünkü maçta beğendim, sahanın en iyilerindendi. 0-0 bitse benim maçın oyuncusu adayımdı Ernst ile beraber. Tabii bunda sahada fizik olarak en hazır 2 oyuncudan biri olmasının da etkisi vardı. Dos Santos tutuktu, önünde oynayan Erhan fazla çıkmadı, zaten savunmasıyla öne çıkan bir oyuncu. Ama teknik kapasitesi çok üst düzeyde, uyum sorununu çözdüğünde çok yararlı olacak gibi duruyor.

Beşiktaş'da fiyat olarak çok pahalı bir transfer olsa da alınması çok gerekli olan İsmail yılın transferi bence. Hücum özellikleri çok üst düzeyde - ki geçen sene sol bek oynamaya başlamış bir oyuncu, daha önceden forvet arkası oynuyordu - ve top tekniğiyle milli takımda Hakan Balta'ya da alternatif bir solbek geliyor. Balta defansif, İsmail ofansif özellikleriyle 2 farklı alternatif olacaklar. Ferrari yer tutma ve müdahele konusunda başarılı ancak adinin aksine ağır. Sivok'la beraber problem olabilirler, Toraman orada sanki daha iyi olabilir diye düşünüyorum. Sivok'un ise yine orta sahada Ernst'e partner olması Beşiktaş'ın 6 yabancı problemine de çözüm getirecektir Fink'in kulubeye gitmesiyle.

Nihat'ın hem fizik olarak zamana ihtiyacı var hem de 2 büyük ameliyattan sonra eski formunu bulacağını düşünmüyorum. Zaten 8 yıl önce 22 yaşında 5 milyon euroya sattığın oyuncuyu 30 yaşında tekrar 5 milyon euroya satın almanın da ayrı bir ticari zeka olduğunu eklemek lazım.

Beşiktaş için geçen seneden daha zor bir sene olacak. Özellikle Avrupa-Lig fikstürlerinde zorlanacaklardır. Denizli'nin taktiklerinin Avrupa'da eldeki kadro yapısıyla problem yaratabileceğini düşünüyordum ancak Porto ve özellikle Lyon maçlarında beğendim Beşiktaş'ı yine de soru işaretleri var kafamda.

Sonuçta beraberliğe kitlenen maçın kaderi Sivok'un hatasıyla değişti ve kupa geçen yılı kabus gibi geçiren Fenerbahçe'ye ilaç ve moral oldu. 5-1'lik Honved maçıyla hava yakalayan Fenerbahçe de sezona iyi bir giriş yapıyor ancak daha çok eksikleri olduğunun altını çizelim.

30 Temmuz 2009 Perşembe

El Elden Üstündür

Son 2 yılın flaş adamı. Tribünlere " In Haldun We Trust " yazdıracak kadar kendini sevdiren ve kendine güvenilmesini sağlayan bir yönetici portresi. Kewell, Baros, Keita ve Elano transferlerinin arkasındaki isim. Alkışı hakediyor.

Elano


Yılın transferidir TSL için. Geçen sezona göre Lugano gitti ülkeden, Lincoln kaçtı ancak Keita, Ferrari, Dos Santos, Elano, Leo Franco, Vassell, Ergic, Julio Cesar gibi isimler geldi. Devre arası gelen Alanzinho da var. Ciddi anlamda çıta yükseldi TSL'de. Bu sene çok büyük yatırım yaptı 3 İstanbul takımı, Trabzon geçen sene büyük yatırım yapmıştı, iskelette sadece 1 değişiklik ve daha alternatifli, rekabeti yüksek oturmuş kadro ile giriyor sezona. Bu takımlardan 3'ü büyük ihtimalle sezon sonunda ligi bitirdikleri yerden memnun olmayacak, dolayısıyla bu sene hedefin Avrupa olması lazım. Avrupa'da başarı gelmesi lazım bu kadar yatırımdan sonra.

Elano'ya dönersek; başta da söylediğim gibi yılın transferi. Özellikle City'nin Eriksson ile müthiş başlangıç yaptığı dönemde takımı sürükleyen isimdi daha sonra 4-3-3'e dönen takımda rolü törpülendi, Ireland'ın çıkışı sonrası takım içinde önemi biraz azaldı ancak Brezilya milli takımında 2004'den beri düzenli olarak yer buldu ve özellikle Dunga döneminde takımın değişilmezi oldu.

Rijkaard'ın Galatasaray'daki Iniesta'sı olacağını düşünüyorum. Yanına Topal-Ayhan ikilisi ile beraber ortadaki 3lünün serbest ismi olacaktır. Önlerinde de Arda-Baros-Keita 3lüsü oynayacak diye düşünüyorum. Galatasaray için bu sene en büyük problem hiç alışık olmadıkları bir oyun düzenine geçiş ve Rijkaard'ın karşısında ligi çok iyi bilen 2 teknik adamın olması. Ancak Avrupa'da bu kadronun finale yürümesi gerçekten sürpriz olmaz. Türk Milli Takımı'nın iskeleti üzerine Leo-Elano-Keita-Baros-Kewell 5lisi. 2000 yılını hatırlatan bir kadro, yolları açık olsun. Ligde başarısızlıklar, Avrupa'da sonsuz başarılar dileyelim :)

29 Temmuz 2009 Çarşamba

5


Bülent Uygun fazla konuşmasa iyi hoca ancak çenesine hakim olamıyor ve antipati yaratıyor. Benzer durum Mourinho'da da var. O da çok sivri çıkışlarıyla kendinden nefret edenler topluluğu yarattı ve bu onun teknik direktörlüğünün önüne geçiyor - ki Chelsea'de yarattığı takım hala Avrupa'nın en elit takımlarından biri ve EPL'nin çıtasını yükselten adamdır benim gözümde -

Ne demişti Bülent Uygun. “Evet biz 5 yeriz, 7 yeriz ama 6 yemeyiz. Belki 7 yeriz, 9 yeriz ama 8 yemeyiz" Futbol acımasız oyundur, lafı ağzına tıkar adamın böyle. Bülent Uygun bu sivri çıkışlarını yapmasa, kanat varyasyonlarına ve rakibi çözmeye daha çok vakit harcasa çok daha iyi olacak. Tabii Sivas'da insanın boş vakti fazla oluyor, konuşacak zaman da kalıyor orası ayrı.

15 Haziran 2009 Pazartesi

Jet Fadıl


Jet gibi döndü Jet Fadıl, yanına kankası Alpay'ı da almış gelmiş. Piyasaya girişleri de jet gibi oldu tabii ki.

Siirtspor yönetim kurulu üyesi olan eski milli futbolcu Alpay Özalan, 1999'dan beri Siirtli olduğunu hedeflerinin her zaman büyük olduğunu söyledi. Özalan, "Siirtspor'u Süper Lig'e ve oradan da Şampiyonlar Ligi'ne çıkaracak bir iskelet kurma peşindeyiz. Her konuda bilgili ve tecrübeli bir hoca ile anlaşacağız" dedi.

13 Haziran 2009 Cumartesi

Furkan Özçal


3 Eylül 1990

Geçen gün Kayserispor yazısında biraz değinmiştim, şu ana kadar çok fazla adı gündeme gelmemiş olsa da ligin 2.yarısında ortaya koyduğu performansla ve geçmişi ile çok büyük gelecek vaat eden bir oyuncu Furkan.

İlk TSL maçı onun için kabus gibi başladı. İzleyenler varsa belki hatırlar, Adana'da oynanan Sivas maçının son dakikasında oyuna girmişti ve kısa bir süre içinde Onur Tuncer'e çok sert bir hareket yaparak kırmızı kart ile oyun dışı kalmıştı. O gün, oyundan atılan oyuncusunun başını okşadığı için Tolunay Kafkas'ı eleştiren pek çok yazar olmuştu ancak biraz futbol oynayan herkes kariyerindeki ilk maçına çıkan 18 yaşındaki bir oyuncunun bu heyecanının anlayabilirdi ki Furkan bundan sonra oynadığı 13 maçta sadece 1 sarı kart gördü. Ortasahada çift yonlu görev yapan ve devamlı ikili mücadeleye girmek zorunda olan bir oyuncu için çok iyi bir rakam.

Furkan yukarıda da dediğim gibi ortasahanın ortasında 2 yönlü oynayabilen, solak ancak her iki ayağını da çok iyi kullanabilen bir oyuncu. En büyük dezavantajı kısa boylu ve cılız bir yapıda olması ancak sezonun ilk yarısında hiç maça çıkmadan aldığı özel antremanlar ile bu özelliğini biraz geliştirdi, daha da geliştirmesi gerekiyor. Almanya doğumlu Furkan genç milli takımlarda oynarken kendisini takip eden Tolunay Kafkas tarafından sezon başında 1860 Münih takımından transfer edildi ve ligin 2.yarısında 14 maçta forma giyip 2 gol attı. Gelecek sezon çok daha önemli bir rol üsteleneceğini ve en geç 3 yıl içinde A milli takıma yükseleceğini düşünüyorum. Hem milli takımlar hem de klüp takımları için üzerinde durulması gereken bir yetenek.