30 Aralık 2008 Salı

Fenomen

Gerrard Serbest


Hayır, Gerrard bundan sonra forvet arkasında serbest oynamayacak. Pazar günkü Newcastle deplasmanındaki galibiyeti kutlamak için gittiği barda kavga ettiği için dün geceyi nezarette geçirmişti Liverpool efsanesi. Bu gece geç saatlerde serbest bırakıldı.

Sinan Bolat


3 Ağustos 1988

Genk geçen hafta as kalecisi (ki gerçekten çok yetenekli bir kaleci, Olimpiyatta çok beğenmiştim) Logan Bailly'i M'Gladbach'a satınca yedek kaleci Sinan Bolat'ın ilk 11e yerleşebileceği umudunu taşımıştım, daha sonra araştırınca zaten 3.kaleci konumunda olduğunu gördüm.

1 kere U-21 forması da giydi şu ana kadar Sinan ve 2011e kadar U-21de oynayabilecek. Bugün blogda olmasının nedeniyse Standart Liege ile 4.5 yıllık sözleşme imzalaması. Orada ilk 11e yerleşebilirse milli takım için de önemli bir kazanç olacaktır.

Devre Arası Raporları 6 (Denizlispor)


Öncelikle Denizlispor'un ilk yarıyı 13.bitirmesine rağmen kadro kalitesi göz önüne alındığında başarısız olarak değerlendirilemeyeceğini düşünüyorum. Takımda elle tutulur 2 oyuncu Serhat ve Yusuf'u kaybederek başladılar sezona. Pilot takımlar Denizli Belediye'den aldıkları ve alt liglerden topladıkları genç oyuncularla sezona girdiler. Bunların başına da Denizli Belediye'de iyi işler yapan eski kaptanlarından Ali Yalçın'ı getirdiler.

Kalede 20 yaşındaki Cenk'i Türk futboluna kazandırmaları takdir edilmesi gereken bir hareket. Göztepe'den yetişme Cenk çok iyi bir fiziğe sahip ancak yer tutması ve reflekslerine çalışması lazım.

Defansın ortasında gittikçe yavaşlayan Roman, yanında balon çıkan Brezilyalı Couto ile defansta büyük sorunlar yaşadılar. 2 maç Fatih Yiğen 1 maç Tobas Abraham'ı stoper oynatmak zorunda kaldılar. Bu arada Fatih Yiğen demişken Yusuf'un rolünü alan ve forvet arkası oynayan bu istikrarlı oyuncunun yaşadığı uzun süreli sakatlık onların taktiklerini tamamen değiştirmelerine sebep oldu.

Defans gibi orta sahada da istikrarı bulamadılar. Tomas ve Braga çoğu maçta oynarken kanatlarda Selahattin, Yusuf, İsmail, Caner, Güray, Carlos Alberto hatta bazen forvet İzzet'i kullandılar. Zaten bu ofansif seçimleri onları ligin en çok gol atan 8. takımı yaparken bunun karşılığında Kocaeli'den sonra en çok gol yiyen takım olmalarına yol açtı.

Forvette ise 12den vurdular. Sparta Rotterdam'dan gelen Darryl Roberts çok özellikli, iyi top taşıyan, devamlı çalışan, gol vuruşları etkili kaliteli bir forvet. Roberts ilk yarıda takımın en çok göze batan ismiydi. Belçika'dan gelen İzzet Akgül de fizik gücü ve çalışkanlığıyla 3 gollük bir katlı sağladı 779 dakikada. Roman'ın tavsiyesiyle alınan İvan Lietava da yine 3 gollük bir katkı sağladı 580 dakikada. 21 yaşındaki Engin Memişler'i uzun süren sakatlığından sonra çok az kullanabildiler, 2. yarıda o da daha fazla şans bulacaktır. Forvetleri takımın en sorunsuz bölgesi durumunda.

Takımın havası ve iç sahada taraftarın da desteğiyle aldıkları galibiyetler onların en büyük güvencesi konumunda. Geçen sezon ligde kalmalarını Yusuf'a ve iç sahadaki kritik maçlardaki performanslarına borçluydular, bu sene de zaten ligin deplasmanda 1 puanla en başarısız takımı konumundalar, buna rağmen 13.sırada olmaları iç saha başarıları kaynaklı. Fenerbahçe ve Trabzon'a yenildiler sadece içeride.

Ne Yapmalılar?

Kesinlikle en azından 1 tane stoper almaları lazım. Ligi tanıyan bir isim olması lazım ancak ekonomik koşulları buna izin vermiyor, o yüzden BA 1.Lig'den bir oyuncu alacaklar büyük ihtimalle. Orta sahanın ortasında ve kanatlarda da açık takviyesine ihtiyaçları var. 1 açık ihtiyaçlarını giderir. Zaten tek amaçları 2-3 yıl küçülüp, borçları kapatmak ve bu dönemde ligde kalmak, o yüzden en azından planı olan bir takım olduğu için bu bölgedeki diğer ekiplerden biraz farklı.

Yılmaz Vural Efsanesi


Yılmaz Vural efsanesi bugün istifa etti Kocaelispor'dan. Onunla ilgili birşeyler ararken Facebook'ta gördüm ben ama asıl yeri ekşisözlük. Harika olmuş gerçekten, dokunmadan yapıştırıyorum.

1953: sakarya'da hayata gözlerini acti. **
1965: arka mahalle ile yapilan macta kritik anda kaleciyi oyundan cikarip kendisini kaleye koydu

1966: mahalle macinda iki gol atip dikkatleri üzerine cekti

1967: sakaryaspor minik takımında görüldü

1968: hic bir $ey yapmadi

1969: sakaryaspor genc takiminda futbola devam etti

1974: sivasspor takimi ile ilk profesyonel sözle$mesini imzaladı. imza töreninden sonra konu$mak istedi ancak hic bir basın mensubu yoktu.

1975: tekirdağspor'a transfer oldu.
1976: ankara'ya kurs icin geldi, futbolculuk kesmedi.
1977: hacettepespor'a transfer oldu
1978: ankara yenimahallespor'u amatör kümeden bir üst lige cikardi. ''türk hocalara $ans verilirse neler yapar herkes gördü'' dedi mamafih amatör kümede yabancı hoca olmadigi icin dikkate alinmadi.
1979: izmirspor'a futbolcu olarak transfer oldu.

1980: izmirspor'da ihtilal yapip futbolculuktan yardımcı antrenörlüge gecti.
1981: köln spor akademisinde ögrenim görmek üzere türk havayollarının tk 202 numaralı ucagi ile almanya'ya uctu.
1982: tenefüste kutu kolayı ayakkabısının altında ezmek sureti ile christoph daum, claus aughenthaler gibi isimlere bacak arası atti

1983: memduh ün ve kemal sunal'ın yogun israrları ile gurbetci $aban filminin bir bölümünde rol aldı ve sinemaseverlerin dikkatini cekti. aldıgı para ve oynadıgı süre hesaplandiginda oscar'a aday oldu.. washington post ''what a türk'' man$eti ile cikti

1984: augenthaler ile birlikte okulu kırıp vip bilardo salonunda acık büfe bilardo partisi yaparken hocasına yakalandi
1985: artık geri dönü$ sinyallerini vermeye ba$ladi, tarhana makinasi, sarı 230 e mercedes, tüylü fötr $apka derken okulun son senesine geldi.
1986: yaz okulunda okulunu bitirdi, aughenthaler'den helalligini aldi, daum'la in$allah bir gün bir yerde kar$ila$iriz dedi ve malatyaspor'da yardımcı hocaliga ba$ladi.
1987: malatyaspor'u lig 3.sü yapti. adı büyük takimlarla anılmadı.
1988: euro 88'i yerinde, takıma futbolcu begenmek icin izledi. van basten, gullit ve sovyet yaremcük'ü yönetime tavsiye etti.

1989: samsunspor'un ba$indaydi. sezonun ilk macinda galatasaray'ı yendi. yılmaz vural'ın yılmaz vural'dan ba$ka dostu yok dedi. neden böyle söyledi kimse anlayamadı.
1990: dünya kupasından baggio ve schilacci'yi begendi. her golün altında olivetti yaziyor diye olivetti gelirse gol rekoru kırariz dedi.

1991: bursaspor defteri acildi. artık yılmaz vural'ın önlenemez yükseli$i ba$lami$ti. 1992: inönü stadyumunda karl heinz feldkamp'ın galatasaray'ı kar$isinda 87. dakika da 3-2 maglup duruma dü$ünce takla atmaya ba$ladi. tribünlerdekiler yılmaz vural'ın kalp krizi gecirdigini sandi.. galatasaray 4. golü attigi zaman iki parende üc burgu ile kendisini yere birakti.
1993: komphela, arap marcello, kubilay, mehmet, mustafa özer, fernand coulibaly gibi televole'nin ekmek kapisi gaziantepspor'a imza atti.
1994: steve komphela'nin ''u$ta nefis mercedes'ler var elimde, $en anlar$in maldan'' demesinden killandi.

1995: sariyer'e transfer oldu. ali sami alki$ $ampiyonluk adayim vanspor deyince küstü

1996: istanbulspor derbisinde kırmızı kart gören nikolai todorov'un kafasına yumrugunu ekle$tirdi. hizini alamadi todorov'u stad di$inda takim otobüsü etrafinda iki tur kovaladi
1997: trabzonspor'un öze dönü$ planları sirasinda aslen of'luyum diye kulübe sızdı. iki tane $ota bize lüks diye $ota'yi sattirdi. digerinin adinin arcil oldugunu ögrendiginde büyük $ok ya$adi. nufus kagidi ba$kanin eline gecince hemen görevi birakti.
1998: ilhan cavcav'ın genclerbirligi'ne geldi. hedefim $ampiyonluk dedi. görevi biraktiginda genclerbirligi kümede kalmak icin renklerini degi$tirmek üzreydi.

1999: selamın aleyküm deyip tekrar bursaspor'a geldi. ulan biz bu hocayi bir yerden tanıyoruz ama nerden diyenler yılm.. diye cümleye ba$larken transfer oldu

2000: denizlispor'la hedef 2000'de 2000 dedi. 2000 nedir diye kimse sormadı
2001: star spikerinin ''yani hocam siz fenerbahce'yi sezon sonu $ampiyon yaparım diyorsunuz'' sorusuna telefonda sinirlenerek ''ne sezon sonu karde$im yarın yaparım'' dedi

2002: eski sınıf arkada$i christoph daum'a sinirlendi. benden kopya cekerdi, yoksa nasıl bitirecekti okulu, tuvalette sigara falan da icerdi diye ortaligi bulandirdi. benim de jeep'im, benim de rolex saatim var. neyim eksik yabancı hocalardan dedi

2003: adanaspor'u eski günlerine ancak ben döndürüm diye göreve ba$ladi. adanaspor küme dü$tü.

2004: ankaragücü'nün ba$inda iken oyundan atilan effa ve adem'e saha kenarında ucan tekme atti. adı ertesi gün yılmaz san oldu.
2005: antalyaspor'a ''ceo'' oldu. ''ne o'' diyenlere siz anlamazsınız dedi. oyuncusu souza'ya yan hakemin yanından kıcına tekme attı, $a$kin bakanlara motive ediyorum diye cevap verdi.

2006: küme dü$mede baraj 39 diye aciklama yapti. 39 puan alip antalyaspor'la küme dü$tü. be$ikta$ maçında 90. dakika da gol yedikten sonra sahaya neden pet $i$e attığını soran trt spikerine ''ciğerim yanıyor karde$im, ne yapsaydım kendimi mi atsaydım'' dedi

2007: moldova macindan önce lig tv'ye telefonla baglanip ''moldova'da güzel olur, aman beline dikkat et hocam'' dedi. mac berabere bitti. beraberligin sorumlusu olarak gösterildi.
2008: Manisaspor'la 6 lig maçına çıktı. 7. maç öncesi basın toplantısı yapmak üzereyken Lig Tv'den beni beklerler diye hipnoz olmuş bir biçimde manisa'yi terk etti. bu duruma Kara sevdalısı Fenerbahçe'nin sebep oldugu sanılıyor..

Alex Ferguson'un Manchester United'de göreve başladığı 1986 senesinde girdiği Birinci ligde şu ana kadar 24 kulübün bayrağını öpüp göreve başladı.
ich/ek$i sözlük.

Devre Arası Raporları 5 (Ankaragücü)


Sezon varken haftasonları çalışınca ilk boş haftasonunda dışarı attım kendimi. O yüzden ara vermiştik yazılara, kaldığımız yerden devam edelim.

Sırada istikrarsızlık deyince öne çıkan Ankaragücü var. Ankaragücü klasik başlangıçlarından birini yaptı, kriz dönemine girerek başladı lige. İlk yarı boyunca iç sahada maç kazanamadı.

Sezona başlarken Hakan Kutlu ile devam kararı almış ve geçen seneki kadroyu büyük oranda korumuşlardı ancak yaptıkları takviyeler hiç işe yaramadı. Kalede Serkan gelecek vaat eden kaleci olarak çıktı ancak devamlı geriye gidiyor son 2 yıldır, yine takımını yakan goller yedi ilk yarıda. Defansta El Yasa 2 senedir devam eden istikrarıyla sağda -ki zaten takımın elle tutulur tek tarafı sağ kanadı- iyi işler yaptı. Defansın ortasında Tolga'yı kullandılar bolca ( 7 maçta 11, 3 maç sonradan girerek) ki artık BA 1.Lig'de oynayabilecek durumda olan Tolga hantallığıyla başlarını çok ağrıttı. Solda İlkem'i Ünal Karaman gelir gelmez kesti, orada da istikrar yakalayamadılar.

Cem Can- İbrahim Ege (Barbaros)- Murat Erdoğan 3lüsü gayet düz bir ortasaha oluşturuyor Ankaragücü'nde ki bu da onlara hücumda kısırlık olarak geri dönüyor, takımda hücum anlamında etkili olan tek isim Gökhan Emreciksin ki o da zaten böyle bir takımda parlayıp hemen transfer gündemine girdi.

Mehmet Yılmaz ve Jaba çok formsuzlar bu sezon buna rağmen. 186 dakika oynayıp 2 gol atan ( M. Yılmaz ve Jaba da ancak 2şer gol atabildiler) Iglesias'ı kullanmamakta ısrar etti Ünal Karaman.

Ankaragücü deyince taraftar konusuna da değinmek lazım. Yıllardır klübü bir adım ileri götüremeyen Cemal Aydın'dan bıkan taraftar " Denize düşen yılana sarılır" mantığıyla Melih Gökçek'in vaatleriyle dolduruşa geldi ve ligin ilk yarısında takımın en büyük problemlerinden biri oldu. Tesisleri bastılar bu yüzden Bursa kupa maçından sonra takımını Ankara'ya döndürmeden kampa soktu Ünal Karaman ki faydasını haftasonu deplasmanda Es-Es'i yenerek gördüler. Melih Gökçek ismi itici gelse de projesi mantıklı ( Ankaraspor'u satıp, o takımın kadrosunu ve kaynaklarını Ankaragücü'ne aktarmak) ancak Cemal Aydın'ın kişisel hırsı bunun önündeki en büyük engel oldu şu ana kadar.

Ne Yapmalılar?

Bol bol dua etmeliler, çünkü bu gidişle işleri Allah'a kalır. Gökhan'ı da sattıktan sonra takımın hücum gücü 0a yaklaşıyor kesinlikle hücuma top getirecek 2 kanat ya da 1 kanat bir forvet arkası almaları lazım ki bu isimlerden belli bir kalitede olması lazım. Tita'yı düşünüyorlar fena olmaz ancak yetmez tek başına. Bunun yanısıra forvete, sol beke ve stopere ihtiyaçları var. Aslında Ankaragücü'nün sezon sonunda tamamen baştan yapılanmaya ihtiyacı var.

28 Aralık 2008 Pazar

Martin O'Neill ve Ashley Young


Fotoğraf çok anlamlı. O'Neill genç forvetine sıkıca sarılmış durumda. Real Madrid'in takibinde olan ve Aston Villa'nın bu seneki çıkışında Ashley Young ve Agbonlahor en büyük pay sahibi olan 2 isim. Martin O'Neill geldikten sonra 2 oyuncu da müthiş aşama kaydettiler ve geçen sene de yazmıştım 2sinin İngiliz milli takım seviyesinde olduğunu düşünüyorum. Özellikle yaratıcı oyuncu sıkıntısı çeken İngiltere'nin Walcott'dansa Young üzerine planlarını yapmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.

Juande Ramos Ada'da geçirdiği dönemde gözüne kestirdiği isimleri birer birer istiyor Real Madrid'e. Pennant, Ashley Young, Downing ilgilendikleri isimler. Ashley Young aralarında en öne çıkan isim. Ancak sene başında kaptan Barry'i satmayarak büyümekte kararlı olduğunu gösteren Martin O'Neill genç forveti bırakmaya hiç de niyetli değil. Çok belli değil mi zaten.

Alonso&Ferrari

La Gazzetta Della Sport'a göre 2011den itibaren Alonso Ferrari adına yarışacak. Alonso-Hamilton rekabeti F1'e yıllardır kaybettiği heyecanı geri getirebilir.

Cavenaghi Ada Yolunda


21 Eylül 1983

Galatasaray'ı ilgilendiren bir transfer haberi var Fransa'dan. Bordeaux'un golcüsü Fernando Cavenaghi Premier Lig klüplerinin takibinde. Everton, Aston Villa ve en ciddi şekilde Tottenham Arjantinli oyuncu ile ilgilenen ekipler. Fransa'ya gelmeden önce Türk basınının sıkça Türkiye'ye getirdiği bir isimdi. Crespo gibi olması bekleniyordu henüz o seviyeye ulaşamasa da Fransa'da çok iyi işler yaptı. Topu iyi kullanan, akıllı paslar verebilen ve iyi biri bitirici olarak aranan forvet olmayı başardı.

Geçen sezon 23 maçta 15 gol bu sezon ise 15 maçta 9 gol attı. Tüm kulvarla gözönüne alındığında 63 maçta 34 golü var Bordeaux formasıyla ve şu anda Bordeaux için çok kritik bir oyuncu, bu transfer gerçekleşirse ortada gördüğüm eşleşmede avantaj Galatasaray'a geçer. Cavenaghi'yi de EPL'ye yakışan bir oyuncu olduğunu düşünüyorum.

Zat Knight


Futbol böyle bir oyun işte. Zat Knight bu sezon hiçbir EPL maçında oynamamıştı ancak Arsenal'le oynanacak maçta Laursen'in sakatlığında sıra ona gelmişti. Bu sezon ilk kez forma giydi ve iyi oynarken 2-0 geri düştükleri maçta 1 puanı getiren son dakika golünü attı.

Aston Villa ilk 4te kalmak için bu çok kritik maçta kaybetmemiş oldu en büyük rakibine. Arsenal'i geçip 4.olmalarını en çok isteyenlerden biriyim. Go Villans Go.

Devre Arası Raporları 4 (Gençlerbirliği)


3 sezonu ilk 6 içinde bitirdikten sonra geçen sezon kabus gibi bir sezon geçirmişti Gençlerbirliği ve sezonu 15.sırada bitirmişti, ligin ilk yarısını da aynı sırada kapattı. Sezona başlarken doğru bir adım attılar ve takımı gençleştirmeye başlamışları, yıllardır bu takımda kalan ve artık sıçrama şansı azalmış oyuncuları 2. plana atacaklarını düşünüyordum ancak bu hamle yarım kaldı.

Sezona Djite (1987), Troisi (1988), Mustafa Pektemek (1988), İlhan Eker (1983), Emre Balak (1988) gibi isimleri kadroya katarak başladılar bunlara ellerindeki Burha Eşer, Ergün Teber, Hakan Aslantaş gibi 23 yaşaltı isimleri de katınca genç ve dinamik bir takım olmalarını bekliyordum ancak sahada işler istedikleri gibi gitmedi.

Öncelikle forvette Djite'nin uyum süreci uzun sürdü ve ilk yarının ortalarından sonra kendini bulabildi Avustralyalı oyuncu. Mesut Bakkal gibi defansif oynamayı seven bir hoca, ofansif oyunculardan kurulu bu kadroyu doğru kullanamayınca çok kötü bir durumda bitirdiler devreyi. Samet Aybaba geldikten sonra El Saka, Engin ve Koray'ı kadro dışı bırakması ( ki bence doğru bir hamleydi, hatta Engin'i bir an önce takımdan uzaklaştırmaları lazım ) ile kadro alternatifleri iyice azaldı ve devreye girerken PAF takımdan oyuncu kullanmak zorunda kaldılar.

Ne Yapmalılar?

Ellerindeki takasda kullanabilecekleri pek çok oyuncu var. Troisi, Djite, Mustafa Pektemek doğru ellerde önemli yerlere gelebilecek yetenekler. Defansta uzun süredir sakat olan İlhan nedeniyle yeni bir stopere, bir sağ beke, 1 hücuma dönük ortasaha oyuncusu ( Mile Jedinak diye bir oyuncu transfer ettiler yine Avustralya'dan, 84lü bu oyuncu 3 kere de A milli olmuş, görmek lazım), 1 de forvet oyuncusuna ihtiyaçları var. Engin, Kahe, El Saka, Koray, Mehmet Nas gibi isimleri takasla ellerinden çıkarabilirler.

Kadir Bekmezci


5 Ağustos 1985

Devre arası raporlarıyla beraber ilk yarıda dikkatimi çeken isimleri de serpiştirelim aralara. Blogda sağ taraftaki Scout linkini tıklarsanız 80 ayrı oyuncu hakkında raporları bulabilirsiniz. İlk yarıda dikkat çeken genç isimlerle devam edelim.

Hacettepe kötü bir sezon geçiriyor ve takımın defans hattının en önemli 2 parçasını kaybettiler ancak geçen sezon Belçika'dan Geel takımından getirdikleri ön libero oynayan ancak hücum özellikleri de fena sayılmayacak seviyede olan Kadir Bekmezci iyi bir sezon geçiriyor. Geçen sezon 29 maçta forma giydi, bunların 26sında 11de başladı.

Bu sezon ise takımın en önemli taşlarından biri haline geldi. 16 maçın hepsinde 11 başladı ve sadece 60 dakika kaçırdı ilk yarıda, klasik bir ön libero değil, topu da doğru kullanabilen bir oyuncu. En dikkat çekici özelliği ise uzaktan şutları, çok sert şutlar çıkartabiliyor.

27 Aralık 2008 Cumartesi

Devre Arası Raporları 3 (Antalyaspor)


Antalyaspor altta incelediğimiz 2 takıma kıyasla daha farklı bir özelliğe sahip. 7 haftada 1 puanla başladılar sezona, bu puan da Sami Yen'de Galatasaray karşısında oynadıkları maçtı. 8.haftada evlerinde Hacettepe'yi yenemeyince hoca değşikliğine gittiler ve son 8 haftada 11 puan topladılar, bu dönemdeki tek yenilgileri de Saracoğlu'nda erken 10 kişi kaldıkları maçta Fenerbahçe karşısında oldu.

Kadro olarak ligin en zayıf takımı olarak görüyordum Antalyaspor'u sezon başında bir de bunun üzerine takımın 2.ligdeyken bile önemli parçası olan 2 stoperi takımdan ayrılınca kesin düşerler gözüyle baktım Antalya'ya. Ancak Galatasaray'a transfer olduğundan beri kariyeri düşüşe geçen Yalçın ve TSL tecrübesi çok az olan Vahap'la iyi bir tandem oluşturdular. Volkan Arslan ve Sedat Ağçay gibi 2 TSL kaşarı yerine bir türlü üst düzeyde kendini parlatamayan Korhan ve Ertuğrul'u kullandı ön liberoda Özdilek.

Hücum hattında ise sezonun bombası Djehoua ve 2.5 yıldır istikrarlı olarak Türkiye liglerinde başarılı performans gösteren Tunuslu Zitouni ile iyi işler yaptılar. Sezon başında Kocaelispor'da denenen ancak beğenilmeyen 104 kiloluk Djehoua 7 golle takımı sırtladı ilk yarıda. Sol kanatta kullandıkları aslında sağaçık olan Diyarbakır'dan transfer Abdullah Çetin benim kendisinden beklediğim patlamayı yapamasa da takımın 11ine yerleşmeyi başardı.

Ne Yapmalılar?

Antalya'nın şu anki durumu küme düştükleri sezonki hallerine benziyor. O zaman da sezon içinde herkes bu Antalya takımı çok iyi işler yapıyor derken sezon sonunda küme düşmüşlerdi. Mehmet Özdilek'le yakaladıkları hava onlara umut verdi ancak kesinlikle kadro kalitesini yükseltmeleri lazım. Bana göre en önemli ihtiyaçları takımı toparlayacak tecrübede bir stoper ki ligi iyi tanıyan El Saka kısa vadede onlar için doğru seçim olacaktır. Forvet arkasında da bir oyuncu ihtiyaçları var, burada yabancı tercihine yönelmeleri lazım bence. Bir de sol ayaklı hücum oyuncusu alırlarsa oynadıkları 4-2-3-1'in solunda çizgiye inebilen bir oyuncuları olur, burada da yine kısa vadede Galatasaray'dan Ferdi iyi bir seçim olabilir onlar için.

26 Aralık 2008 Cuma

Devre Arası Raporları 2 ( Hacettepe)


Bir altta inceledeğimiz Kocaelispor'a göre çok farklı bir tablo çizdi Hacettepe. Aşağıda açılımını da yapacağım kilit hataları onları buraya getirdi. 8 maçta 8 puan toplamışlardı, Fenerbahçe ve Denizli galibiyetleri vardı bu dönemde. 8.haftada içeride alınan Konya mağlubiyetinden sonra Osman Özdemir gönderilip yerine müthiş kariyeriyle (!) Erdoğan Arıca getirilince kalan 9 maçta sadece 1 puan alabildiler ve ligin dibine gittiler. Osman Özdemir gibi istikrarlı çalıştığında başarıyı getiren, takımı tanıyan ve oyuncular tarafından çok sevilen bir hocayı gönderip, Erdoğan Arıca gibi bir başarısızlık abidesi hocayı getirmeleri en büyük hataları oldu.

Hacettepe'nin daha doğrusu OFTAŞ'ın BankAsya'dan gelirken de farklı bir havası vardı, takımın en temel stratejisi sağlam savunmasıydı. Giray'ın savaşçılığı, İlhan'ın süpürücülüğü liderliğinde çok koşan bir orta sahaları vardı ve sağ açık Gökhan Gönül, sol açık Kemal Yıldırım ve forvet Ümit Tütüncü ile çok çabuk hücuma çıkabiliyorlardı ki çoğu maçı da bu taktikle kazandılar. Geçen sene deplasmanda 6 maç kazanıp 4 beraberlik almalarının altında yatan en temel sebep de buydu. Bunun yanısıra takımdaki oyuncuların büyük kısmının 15-16 yaşlarından beri beraber oynaması ve yakalanan hava da büyük faktördü.

Sezona İlhan-Giray ikilisini kaybederek başladılar yerine aldıkları Azmy-Teli ikilisi gidenlere göre çok zayıf kaldı ki Azmy'i devre arasında gönderecekler. Takımda Murat Kalkan ve Orhan Şam dışındaki isimler son 2 yıl içinde gelen isimler oldu ve kadrodaki yabancı sayısını kalitesiz isimlerle 8e çıkardılar. Zoko-İbrahim Şahin arasında yaşanan tartışmalar ve Fildişili oyuncunun takım arkadaşları tarafından dışlanması takımın ruhunu da bozdu.

Kaybettikleri 11 maçın 7sini tek farkla kaybettiler ve genelde kötü oynamadılar. Ancak İbrahim Şahin'in geçen sezonki performansından çok uzak olması ( burada çoğu kişinin bilmediği bir nokta da İbrahim Şahin'in sezona sakat başlaması, sakatlığı kendisini çok etkiledi ve sonunda ameliyat olup son 4 maçta oynamadı.), Sandro'nun sezona ayrılma isteğiyle mutusz başlaması onları ligin en az gol atan takımı yaptı ki kötü savunmadansa kötü hücum şu an bulundukları konumun sebebi.

Ne Yapmalılar?

Kocaeli ile kıyasla Hacettepe'nin avantajı oturmuş bir kadrosu ve işleyen bir sistemi olması, ancak forvet ve defans hatlarındaki küçük eksiklikler onları bu noktaya getirdi.

1.olarak çok geç olmadan hatadan dönüp Erdoğan Arıca'nın yerine Osman Özdemir'i geri getirmeleri lazım. Estonya milli maçında bütün hava toplarını toplayan Estonyalı stoper Piiroja ile %90 anlaştılar ki bu kesinlikle gerekliydi. Bir stoper ve bir forvet kesin ihtiyaçları, bunun yanısıra bir sol açık da alırlarsa kümede kalabilirler. Ha gereksiz bir takımlar, küme düşsünler yerine Karşıyaka, Altay, Ordu gelsin istiyorum o başka.

Devre Arası Raporları 1 ( Kocaelispor)


Hazır ligler tatile girmişken yazma özelliğimizi kaybetmeyelim diye hem benim için kayıt altında kalması hem de sizleri bilgilendirmek için aşağıdan yukarı doğru takım değerlendirmeleri yazacağım. Gazetelerdeki gibi klasik şekilde maç sonuçlarına dayalı yorumlar olmayacağını takip ederseniz farkedersiniz. İşimtakımlarla ilgili gelen yerel raporları, 11leri, sakatlıkları, form durumlarını raporlamak olduğu için geniş bir kaynağa sahibim bu konuda. Kocaelispor'la başlıyoruz doğal olarak.

Kocaelispor için söylenmesi gereken ilk şey ilk yarıyı son sırada bitirmeyi kesinlikle hakettikleri. Sezon başında Davids, Serhat Akin, Jestrovic gibi heyecan verici isimler gelmişti gündemlerine ve bunlardan son 2sini de renklerine bağladılar ancak bir futbol takımının isimlerden değil sahada mücadele edecek oyunculardan oluştuğu konusunda çok güzel bir örnek sergilediler.

Kadroda devamlı şans bulan isimlerden orta sahada oynayan Semavi Özgür dışında parlak bir geleceğe sahip olma hayali olan oyuncuları yok, hepsi kariyerlerinin son dönemine gelmiş, zirveye çıkmış ve oradan düşmüş isimlerden kurulu bir kadro kurdular.

40 gol yemiş olmaları zaten başlı başına yeterli defansları kötü demek için ancak derine inersek devamlı partner değişiklikleri yaptıklarını görebiliriz. Sırasıyla Tutoric-Ufuk, Tutoric-Tolga-Tolga-Ufuk, Tolga-Muhammet, Tolga-Özgür son olarak da Özgür-Ufuk tandemiyle maçlara çıktılar.

Jestrovic'e önce Engin İpekoğlu sonra Yılmaz Vural takınca son dönemde Anadolu takımlarına gelen en iyi golcülerden biri ligimizden kaçtı, Tutoric'in de gitmesi ile defans kaliteleri ciddi oranda düştü. Tolga Seyhan'ın performansını yükselttiği dönemde 2 maç üst üste gol yememe başarısı gösterdiler ancak sonuçta maç başına 2.5 gol yiyerek kapattılar.

Bunun arkasında sebeplerden biri de Yılmaz Vural'ın çılgın ofansif kadrosu. Maçlara sağda Serhat ( ya da Bülent), solda Murat Hacıoğlu gibi 2 forvet ve ileri ikilide Taner-Ahmet Dursun ile çıktılar, hatta 5 yedikleri Antep maçında orta saha ikilisinden birini ofansif orta saha Umut koydu Yılmaz Vural. Taner'i diğerlerinden ayrı tutarsak 3 tane top rakipteyken rakibi rahatsız etmeyen, defans yapmayan isimle sahaya çıkmanın faturalarını acı ödediler.

Ne Yapmalılar?

Kocaeli'nin transferde en aktif takımlardan birisi olması gerekirken ekonomik kriz nedeniyle oyuncu kaybedecekler ve yarıştan erken kopacaklar gibi görünüyor. Hiçbir yabancılarını kullanmayan bir takım için ucuz yabancı getirme yoluna gidebilirler, ama bu da yabancı düşmanı Yılmaz Vural'in elinde işe yaramayacaktır.

1 stoper, 1 sağ bek, 1 defansif orta saha, 1 de sol açık almaları lazım bana göre. Fenerbahçe'den Yasin, Beşiktaş'tan Aydın'ı kiralayabililerlerse çok iyi olur onlar adına.

25 Aralık 2008 Perşembe

Boxing Day

Diğer büyük ligler Noel arasındayken İngiltere'de Boxing Day günü yarın. 10 maç oynanacak EPL'de, stadlar tıka basa dolu olacak. Pazar günü de 1 başka fikstür oynanacak, sezonun en zevkli dönemi başlıyor İngiltere'de.

Aston Villa v Arsenal 17.15
Chelsea v West Brom 13.00
Liverpool v Bolton 15.00
Man City v Hull City 15.00
Middlesbrough v Everton 15.00
Portsmouth v West Ham 13.00
Stoke City v Man Utd 12.45
Sunderland v Blackburn 15.00
Tottenham v Fulham 13.00
Wigan Athletic v Newcastle 15.00

24 Aralık 2008 Çarşamba

Şampiyon Boca Juniors

Faty Papy


Trabzonspor'un 1990 doğumlu yeni transferi Faty Papy bu akşam Trabzon'a geldi. Burundi milli takımında da görev yapıyor, şimdilik A takımla mı oynayacağı yoksa BA 1.Lig'e kiralık verileceği belirsiz, Antalya'da kampa katılacak. Defansif orta saha oyuncusu olarak oynuyor.

Appiah'ı Galatasaray getirip elinden kaçırmıştı şimdi BA 1.Lig'de yabancılara izin verilmesi ile genç oyuncuları getirip buraya kiralayabilir TSL ekipleri. Trabzon da bunu deneyecek Papy transferiyle. Getiren Özkan Sümer olunca merakla bekliyoruz.

Erkan Özbey ve Sigorta


Gençlerbirliği'nde herkesin parmakla gösterdiği kişiliğiyle örnek bir oyuncu Erkan Özbey. 2002 Dünya Kupası sonrası uzun süre takıma hiç yeni oyuncu çağırmayan ve aynı kadroyla devam eden Şenol Güneş'in eklediği ilk isim olmuştu. Geçirdiği ciddi sakatlıklardan sonra bir bek için en önemli özelliklerden biri olan hızını kaybettikten sonra özellikle son 2 yılda takımın zayıf noktası haline gelmişti.

Bu sezon 8.haftada çok ciddi bir sakatlık geçirdi Denizlispor maçında ve Uğur Uçar'ın sakatlığına benzer şekilde diz kapağı kırıldı ve o zamandan beri yok. Burada kendisini sigortalatmasının sayesinde bir teselli kazanmış oldu. Yıllık 6 bin ytllik sigorta poliçesi sayesinde 135 bin YTL tazminat almaya hak kazandı.

23 Aralık 2008 Salı

35 Milyon €


Bu kadar paraya değecek belki 10 tane adam var şu anda dünya üzerinde ve David Villa da kesinlikle bunlardan biri. Her türlü golü atıyor ve bunu devamlı yapıyor. Valencia da bunun bilincinde ki Barcelona'nın 35 milyon euroluk teklifini de reddetti. Real derbisinden sonra Barca efsane kadro kurmaya ve Avrupa'yı sallamaya doğru gidiyor yazmıştım, bunu tamamlayacak parçalardan biri de Villa.

EPL


EPL Anketi de sona erdi. Christmas fikstürüne girerken zirvede durum Liverpool 39, Chelsea 38, Aston Villa 34, Manu 32 ( 2 maçı eksik) ve Arsenal 31 şeklinde.

Blog okuyucusu da benimle aynı görüşte Arsenal konusunda, sadece 2 oy alabilmiş Arsenal. Yarışın geçen sezonki gibi Chelsea ve Manu arasında geçmesi bekleniyor diyebiliriz ankete göre, Liverpool aradan sıyrılır diyenler de az değil.

Sezon başı favorim Chelsea idi ancak Drogba'nın form tutamaması Chelsea için çok büyük handikap. Anelka efendi çok gol atıyor ancak özellikle iç saha maçlarında rakibe baskı altına almasına engel oluyor takımının. İlk yarıdan sonra Liverpool'a da inanmaya başladım, sene başında ciddi aday görmüyordum onları ancak özellikle Manu ve deplasmandaki Chelsea galibiyetleri onlar adına umut verici.

Manu her sene bu dönemlerde atağa kalkmayı sever, şimdi 2 maç eksiklerini de kazandıklarını varsayarsak liderin 1 puan gerisine geliyorlar. Ronaldo'nun da gittijçe yükselen formuyla Manu da çok ciddi aday durumunda tabii ki.

Çok politik konuştuk tahminimizi verelim yine de, sene başında Chelsea alır Manu ile yarışırlar diyordum, sene başına göre ivme Manu'ya kaymış durumda. Manu'nun tecrübesini konuşturacağını düşünüyorum, bize bu sene de hüzün var demek istemiyorum ama öyle görünüyor, çok umutluyduk Scolari'den ancak zamana ihtiyaci olduğuna da katılıyorum.

Arsenal 2 (3%)

Chelsea 21 (41%)

Manchester United 19 (37%)

Liverpool 15 (29%)

Diğer 3 (5%)

Avrupa Ligi


UEFA'nın saçma sapan 5 takımlı, ilk 3 çıkar mantıklı düzeninden sonra akla yatkın yeni düzeni açıklandı. İntertoto kupası kalktıktan sonra TSL'den 3 takım katılacak kupaya. Kupayı kazanan en yüksek yerden direk Play-Off'dan başlayacak, 1 tur geçince gruplara kalabilecek. Lig 3.sü 2, Lig 4.sü ise 3 takımı elemek zorunda gruplara kalabilmek için.

Gruplar 4 takımlı 12 tane olacak ve her grubun ilk 2 takımı çıkacak mantıklı şekilde, gruplarda deplasmanlı şekilde oynanacak maçlar. Burada önemli bir nokta daha var, maçlar Perşembe akşamları bizim saatle 20:00 ve 22:00 seanslarında oynanacak böylece daha çok maç izleyiciye ulaşacak. Umarım bu sistemi aynı şekilde Şampiyonlar Ligi'ne de getirir UEFA.

Gruplardan çıkan 24 takıma CL'de gruplarında 3.olan 8 takım da eklendikten sonra şu anda bulunduğumuz noktadan elemeli şekilde devam edecek UEFA Kupası. Final Hamburg'da gelecek sene.



MAÇ PROGRAMI ŞU ŞEKİLDE

1.ön eleme turu, İlk maç 02.07.2009
1.ön eleme turu, İkinci maç 09.07.2009
2. ön eleme turu, İlk maç 16.07.2009
2. ön eleme turu, İkinci maç 23.07.2009
3. ön eleme turu, İlk maç 30.07.2009
3. ön eleme turu, İkinci maç 06.08.2009
Play-offlar, İlk maç 20.08.2009
Play-offlar, İkinci maç 27.08.2009
Grup maçları, Hafta 1 17.09.2009
Grup maçları, Hafta 2 01.10.2009
Grup maçları, Hafta 3 22.10.2009
Grup maçları, Hafta 4 05.11.2009
Grup maçları, Hafta 5 02/03.12.2009
Grup maçları, Hafta 6 16/17.12.2009
Son 32, İlk maç 18.02.2010
Son 32, İkinci maç 25.02.2010
Son 16, İlk maç 11.03.2010
Son 16, İkinci maç18.03.2010
Çeyrek Final, İlk maç 01.04.2010
Çeyrek Final, İkinci maç08.04.2010
Yarı Final, İlk maç 22.04.2010
Yarı Final, İkinci maç29.04.2010
Final (Arena Hamburg, Almanya) 12.05.2010

Fabregas ve Ramsey


Arsenal'in sakatlık kabusu bitmek bilmiyor. Eduardo ve Rosicky gibi kritik 2 oyuncuları neredeyse 1 yıldır yok, sezon içinde Gallas, Adebayor, Walcott, Van Persie, Nasri, Sagna gibi kritik isimler sakatlık yaşadılar hatta bunların büyük kısmı aynı döneme denk geldi.

En büyük darbeyi kaptandan aldılar, takımın kaptanı ve lideri Cesc Fabregas 3 ay yok, geçmiş olsun hem Fabregas'a hem de Wenger'e. Arsenal Ocak'ta yerine oyuncu bakmayacaktır, bu sakatlık sadece Ramsey'e yarar diye düşünüyorum.

JT


John Terry'nin dün akşam 35.dakikada kırmızı kart görmesine neden olan vahşi tekmesi. Kaptan bazen sınırı aşabiliyor.

22 Aralık 2008 Pazartesi

Lass

Diarra Jr. da imzaladı:). İlginç bir seçim yapmış forma arkasına yazdıracağı isimde. Lassie'yi anımsattı bana. Diarra isminde çıkan linkte yorumlamıştım zaten transferi daha fazla yazmaya gerek yok. Real Madrid için kesinlikle gerekli bir transferdi.

Manisa v Ordu


TSL ve BA'da ilk yarının son maçı bu akşam. İple çekiyorum ne zamandır, tatile giriyorum ben de bu maçla beraber çünkü:)

2 takımda da TSL ekiplerinin listesinde isimler var. Ordu'da Bruno ve Jerry Akaminko, Manisa'da Ufuk, Nizamettin ve Sezer Öztürk TSL klüplerinin takip ettiği isimler. Düşüşteki Manisa ile çıkıştaki Ordu'nun maçı ilginç olacak. 30 dakika sonra D Spor'da.

Sivasspor


Ne Avrupa'yı sallayan Galatasaray, ne 100 milyon euroluk Fenerbahçe, ne transfer hovardası Beşiktaş, ne sezonun transfer şampiyonu Trabzonspor. 2 senedir ilk yarının lideri Sivasspor. Alkışlamamak ayıp. Tebrikler.

21 Aralık 2008 Pazar

İskender Alın


28 Şubat 1984

İskender ile ilgili yazı yazacaktım aklımdaydı ama son gelişmelerden sonra yazmak farz oldu. Kartalspor sezon başından beri ekonomik krizdeydi, aslında para var ancak bu hafta ayyuka çıkan haberlere göre başkan parayı kendi işlerinde kullanıyormuş.

Konumuza dönersek, İskender ve Zafer Çevik bu haberden sonra takımdan ayrıldılar, diğer oyuncular da onları takip edecek bugünkü maçtan sonra. İskender TFF'ye serbest kalmak için başvurmuştu zaten, TSL de forvet arayan takımların dikkat etmesi gereken bir isim.

Klasik bir pivot santrafor değil aslında forvet arkası özellikli ayaklarına hakim, çabuk bir forvet oyuncusu. Son vuruşları gayet iyi, biraz ince vurma sevdası var, resimdeki hali biraz eski şimdi biraz daha güçlendirmiş durumda kendini.

Geçen sezon 14 gol atmıştı BA'da, bu sezon ise 7 golü var. Bu arada Fenerbahçe'nin menajeriyle görüştüğünü duymuştum 2 hafta önce, alırsa iyi bir yedek kazanır Fenerbahçe. Gökhan Gönül'ün nasıl çıktığını unutmasın kimse.

Big Sam




Big Sam büyüyü yaptı Rovers'a. Sene başında yıllardır istikrarlı bir gelişme sağlatan Mark Hughes'i kaybedince çok sallandı Rovers, üzerine de Ince gibi yanlış bir seçim yapılınca çok kötü bir başlangıç yaptılar.

Santa Cruz'suz çıkmalarına rağmen McCarthy'nin eski günlerine dönüş sinyali veren performansı ile sıkı bir başlangıç yaptı Big Sam. Blackburn de Tottenham gibi aşağıdan yukarılara tırmanacaktır.

Blackburn: Robinson, Ooijer, Samba, Nelsen, Warnock, Emerton (Simpson 85), Dunn (Kerimoglu 70), Andrews, Pedersen, McCarthy (Derbyshire 79), Roberts. Subs Not Used: Brown, Khizanishvili, Mokoena, Judge.

Goals: McCarthy 9 pen, Roberts 18, McCarthy 27.

Stoke: Simonsen, Shawcross, Sonko, Abdoulaye Faye, Higginbotham, Delap (Soares 59), Whelan, Amdy Faye (Olofinjana 75), Cresswell, Pericard (Tonge 59), Fuller. Subs Not Used: Sorensen, Pugh, Davies, Wilkinson.

Booked: Amdy Faye, Cresswell.

Att: 23,004

Ref: Peter Walton (Northamptonshire).

32

20 Aralık 2008 Cumartesi

Maçını Düzgün Yönet Fırat


Daha yazacağım gece ama başlığı atalım ve mesajımı da vereyim buradan. Yazık oldu takıma bence bugünkü Fırat'ın rezil yönetimiyle. Çünkü oynadığı oyunla sonuna kadar haketti oyuncular maçı kazanmayı ama Fırat Aydınus'un Colman'a ve Cale'ye vermediği kırmızı kartlar, çaldığı saçma penaltı maça damgasını vuracak.

Dün akşam havaalanına indiğinde taraftarlarca karşılanan ve (küfür ya da hakaret olmadığının altını çizerek belirteyim) " Maçını düzgün yönet Fırat" tezahüratıyla şehre ayak basan Fırat Aydınus'un baskı yüzünden verdiği saçma kararlar takımın haklılığına gölge düşürdü.

Yine iyi başladı Trabzon, erken baskı kurmaya çalıştı önceki Sivas, Hacettepe, Kocaeli maçlarında olduğu gibi. Yanal takımın kapanan defanslar karşısında sıkıntı çektiğini bildiği için erken baskı ile gol bulmaya çalışıyor içeride ancak hala sonuç vermiş değil bu deneme, yine gol yiyerek başladı aksine Trabzon. Serdar'ın müthiş kişisel gayreti vardı golde, büyük bir defans hatası yoktu.

Gökhan son haftalarda olduğu gibi iyidi gene, gol atamadı diye çok üstüne gittiler ancak son maçlarda ciddi bir çıkış var Gökhan'daki bu maçta zirve yaptı 2 gol ile. 7 gol 7 asistlik bir performansı yerin dibine sokmak çok saçma ki Gökhan pozisyona da giriyor ancak ya direklere takılıyor ya kaleciler çok iyi yerlere giden şutlarını çıkarıyordu son haftalarda, her forvet böyle dönemler yaşar.

Fırat Aydınus'un saçma penaltısının gol olmamasına çok sevindim, o golle maçı kazanmak istemezdim. Klasik bir Trabzon iç saha maçı oldu, yine 2.yarıda fizik gücüyle rakip sahaya yıktı oyunu takım. Barış'ın form tutması çok önemli takım için, çünkü kadrodaki Yattara ile beraber tek kanat adamı Barış ve rakibi 2 kanattan da zorlamak için kesinlikle lazım.

65den sonra iyice artan baskı ve Gökhan'ın söke söke attığı gol 3 puanı getirdi ve krizden çıkardı takımı. Ancak başta da belirttiğim gibi Fırat Aydınus'un rezil yönetimi maçın önüne geçecek.

Zhirkov


Ocak yaklaşırken transfer dedikoduları artmaya başladı. Arshavin'le beraber yazın Rus takımının en etkileyici diğer ismi olan Zhirkov'un adı da Barcelona ile anılmaya başlandı. Sağda Daniel Alves var zaten solda Zhirkov gibi hücum özellikleri yüksek bir bekle hücum gücü çok artacaktır Barca'nın. Efsane takım olmaya doğru gidiyorlar şu oynadıkları oyunla, bakalım Zhirkov da bu kadroya katılabilecek mi?

Kaf Sin Kaf


Karşıyaka geçen hafta Bolu deplasmanından 3-0lık skorla dönünce 1000den fazla taraftar akın etmişti havaalanına takımı karşılamaya, takımı şampiyon gibi karşılaşmışlardı.

Sezon başında tamamen baştan kurulan bir takım Karşıyaka ve kadrodaki oyuncuların önemli kısmı tecrübesiz ve alt liglerden gelen isimlerdi ancak Reha Kapsal müthiş bir ortasaha oluşturdu. Zafer-Taha-Cihan-Kıvanç-Ferhat (bugün Ferhat sakat olduğu için Emre oynadı) ortasahasıyla rakibe nefes aldırmayan bir takım yarattı ve kalede de müthiş bir sezon geçiren Kerem İnan'ın performansı ile- ki bu sezon 17 maçta 9.kez gol yemedi bugün- takım zirve adayı haline geldi.

Manisa, Kasımpaşa, Diyarbakir, Altay gibi takımları bu sezon yenememiş Kafkaf için kritik maçtı ve çok iyi başladılar, maçın başında direğe takıldılar Serkan İrdem'in kafasıyla. Atatürk stadında 15000e yakın taraftarının desteğiyle oynadı Karşıyaka ancak topun gitmesini engelleyen göle dönmüş bir zemin vardı.

Rize de beklenen kadrosuyla çıkmıştı ancak yağmurlu havada top sürülemediği için kontratak silahları Emrah Kol çok etkisiz kaldı. Orta sahada Karşıyaka kontrolü elinde tuttu maç boyuncu ve 80.dakikada kazandıkları penaltıyı Cihan Yilmaz gole çevirince çok kritik bir galibiyet almış oldular. Kafkafın TSL yürüyüşü de böylece devam etti, ancak 1 tane takımı sürükleyecek forvet almaları gerektiğinin de farkında olması lazım camianın.

Arshavin


Euro 2008'in parlayan yıldızıydı. Kafayı taktı büyük klüplere o günden sonra ancak Zenit izin vermedi, o da oynamam dedi ve sezonun geri kalan kısmında etkisizdi. CL maçlarında biraz daha asıldı maçlara piyasa yapmak için ve en sonunda amacına ulaştı. Zenit izin verdi transferine ama şimdi de kriz vurdu Arshavin'i. Kimse onun parasını ödemeye cesaret edemiyor kredi bulamazken. Bakalım Küçük Çar'ın geleceği ne olacak.

19 Aralık 2008 Cuma

Bruno Transferi


Bruno konusunda güzel gelişmeler var. Daha önce de yazmıştım, Salı günü İstanbul'da ön görüşme yapılmıştı Ordusporlu yöneticiler ile Çarşamba günü de Ordu'ya gidildi ve orada da bir görüşme yapıldı. Benim aldığım haber bu 2 görüşmede de para görüşülmediği.

Bruno'nun karakteri, Flamengo'dan bonservisinin alınması konusunda görüşülmüş. Ordu ilk başta satmaya yanaşmasa da sonra yumuşamış. Trabzonspor'un önerdiği miktarın 2 milyon euro civarında olduğunu duydum ki Ordu da muhtemelen bu civarda bir miktar talep edecekti. Bu pazartesi Manisa maçından sonra daha netleşecek transfer.

Transsiberian


Vizyona bugün girdi. Ben geçen hafta indirip izlemiştim, hem gezi meraklılarına hitap ediyor hem de gerilim ve macera türünde çok güzel bir film. Sinemada film bulamayanlara tavsiye ederim.

Mourinho vs Ferguson


Mourinho 2.kez ayarı vermeye çalışacak Ferguson'a. Porto ile Manu'yu Old Trafford'da elediğinde maç sonundaki unutulmaz sevinci ile hafızalara kazınmıştı. Maç sonunda Manu tribünlerine yaptığı parmak hareketinin videosunu bulamadım.

Mourinho vs Ferguson. İngilizlerin deyimiyle "Highlight material".

Bordeaux vs Galatasaray


Yine Bordeaux, yine bir sonraki turda muhtemel rakip Hamburg. Geçen seneki eşleşme gibi olmaz umarım. Leverkusen gibi küçümsenecek bir takım olmaması sevindirici. Arda için de rövanş alma vakti. Artık daha olgun ve yetenekli, o kırmızı kartın acısını sahada çıkarması lazım.

Bordeaux iyi bir takım ama dişe dişe oynanacak bir rakip. Blanc ile beraber önemli bir atılım yaptılar. Cavenaghi-Chamakh-Gouffran'lı forvet hatları ve Milan'dan kiralık gelip müthiş bir sezon geçiren Gourcouff ile güçlü bir orta sahaları var. Ancak ne sahalarında boğan bir taraftarları ne de çok güven veren bir defans hatları yok. Tur ortada, zamanında form tutan az hata yapan kazanacak. Diğer eşleşmeler aşağıda.

1. maç Paris SG (Fransa) - Wolfsburg (Almanya)
2. maç Kobenhavn (Danimarka) - Manchester City (İngiltere)
3. maç NEC Nijmegen (Hollanda) - Hamburg (Almanya)
4. maç Sampdoria (İtalya) - Metalist Kharkiv (Ukrayna)
5. maç Braga (Portekiz) - St.Liege (Belçika)
6. maç Aston Villa (İngiltere) - CSKA Moskova (Rusya)
7. maç Lech Poznan (Polonya) - Udinese (İtalya)
8. maç Olympiakos (Yunanistan) -
St.Etienne (Fransa)
9. maç Fiorentina (İtalya) - Ajax (Hollanda)
10. maç Aab (Danimarka) - Deportivo (İspanya)
11. maç Werder Bremen (Almanya) - AC Milan (İtalya)
12. maç Bordeaux (Fransa) - Galatasaray (Türkiye)
13. maç Dinamo Kiev (Ukrayna) - Valencia (İspanya)
14. maç Zenit St. Petersburg (Rusya) - Stuttgart (Almanya)
15. maç Marsilya (Fransa) -Twente (Hollanda)
16. maç Shakhtar Donetsk (Ukrayna) - Tottenham (İngiltere)

Futbol TV


19.12.2008 CUMA KANAL

20:00 KONYASPOR-FENERBAHÇE LİG TV
21:45 AZ ALKMAAR-ULTRECHT FUTBOL SMART

20.12.2008 CUMARTESİ KANAL

13:00 KARŞIYAKA-RİZESPOR D SPOR
14:45 BİRMİNGHAM-READİNG FUTBOL SMART
17:00 FULHAM-MİDDLESBROUGH SPORMAX
19:00 TRABZONSPOR-ESKİŞEHİRSPOR LİG TV
19:20 SHEFFİELD-CRYSTAL PALACE FUTBOL SMART
19:30 WESTHAM-ASTON VİLLA SPORMAX
20:00 GRENOBLE-LE MANS KANAL A
21:00 REAL MADRİD-VALENCİA NTV
22:00 CAEN-LYON KANAL A
22:30 LİZBON-ACADEMİCA SPORMAX
22:30 SAN LERONZO-BOCA JUNİORS NTV SPOR

21.12.2008 PAZAR KANAL

13:00 ERCİYESSPOR-ALTAY D SPOR
13:30 GRAAFSCHAP-AJAX FUTBOL SMART
14:00 GENÇLERBİRLİĞİ-SİVASSPOR LİG TV
15:30 PSV-FEYENORD FUTBOL SMART
16:00 ATALANTA-JUVENTUS NTV
18:00 ARSENAL-LİVERPOOL SPORMAX
18:00 MARSİLYA-NANCY KANAL A
19:00 GALATASARAY-BEŞİKTAŞ LİG TV
20:00 VİLLAREAL-BARCELONA NTV SPOR
21:00 PORTO-MARİTİMO SPORMAX
22:00 MONOCO-BORDEAUX KANAL A

22.12.2008 PAZARTESİ KANAL

20:00 MANİSASPOR-ORDUSPOR D SPOR
22:00 EVERTON-CHELSEA SPORMAX

Metin Hasanoğlu İngiltere Premier Ligi 20-21-22 Aralık

BIG SAM İLE BLACKBURN

Yeni hocası Big Sam (Koca Sam) lakaplı Sam Allardyce ile çıkışa geçecek olan Blackburn evinde deplasmanların başarısız ekibi Stoke City'i devirir.

223 BLACKBURN-STOKE 1 1.60

Blackburn'de Paul Ince'in yetersiz bir menajer olduğunu ve yıllardır istikrarlı şekilde üst sıralara oynayan Rovers'ı ligin dibine getireceğini sezon başından beri yazıyordum. Sonunda Blackburn yönetimi hatasını anladı ve Paul Ince ile yollarını ayırdı. Ince'in yerine göreve Big Sam lakaplı Sam Allardyce geldi Çarşamba günü. Bolton Wonderers'ı yoktan vareden Big Sam en son Newcastle macerasında ise bekleneni verememişti. Newcastle'da taraftar baskısı ve dengesiz oyuncu kadrosu onu zor durumda bırakmıştı. Yeni menajeriyle Blackburn'un ilk maçında kazanmasını bekliyorum.

224 BOLTON-PORTSMOUTH 2.00

Son haftaların formda takımı Bolton ile Redknapp gittikten sonra devamlı geri giden Portsmouth'un karşılaşması olacak. Bolton menajeri Gary Megson geçen müthiş oynadıkları ve 81.dakikada tartışmalı bir golle kaybettikleri maçın rövanşını alacaklarını belirtti takımının resmi sitesinde, bunu yapacak güçleri olduğuna inanıyorum.

225 FULHAM-MIDDLESBROUGH 2.5 ALTI 1.50

Bu sene evinde oynarken pek çok maçta Fulham'ı tavsiye ettim. Özellikle Norveçli defans oyuncusu Hangeland'ın müthiş performansı ile çok sağlam bir savunma kurdular ve şu anda ligin Manu, Chelsea ve Liverpool'dan sonra açık ara en az gol yiyen 4.takımı durumundalar. Bu savunmaları ile pek çok maçı kazanmayı başardılar. Boro ise aksi istikamette gidiyor, 5 maçtır kazanamıyorlar. Bu maçta en mantıklı seçim 2.5 altı olacaktır.

226 HULL-SUNDERLAND 1 1.80

Hull City geçen hafta Anfield'da yine çok iyi bir performans ortaya koydu ve zor deplasmandan puanla dönmeyi başardı. Sunderland'de hoca değişikliği etkisini West Bromwich karşısında gösterdi ve farklı kazandılar. Ancak Hull kendi ayarındaki takımlara karşı çok iyi oynuyor ve evinde iyi işler çıkartıyor. Hull kazanmaya yakın.

362 WEST HAM-ASTON VILLA 02 1.20

Vill haftaarasında UEFA maçı için Hamburg deplasmanındaydı ancak Agbonlahor, Young, Milner ve Barry gibi takımın en kilit oyuncularını bu maçta dinlendirdi Martin O'Neill. Tabii bunun neticiesinde Hambur rahat kazandı karşılaşmayı ancak Aston Villa da ilk 4 yarışında olduğu Premier Lig öncesi yorulmamış oldu. West Ham geçen hafta Stamford Bridge'de çok etkileyici bir performans sergiledi. Özellikle Upson müthiş oynadı defansta, ancak evlerinde formda Aston Villa karşısında şansları olmadığını düşünüyorum.

543 WEST BROMWICH-MANCHESTER CITY 2 1.90

West Brom büyük bir krize girmiş durumda. Sezona fena başlamadılar ancak son 10 maçtan sadece 2 puan çıkartabildi. Bu dönemde alınan 10 mağlubiyet onları ligin dibine indirdi. City ise sezonun en büyük hayal kırıklığı ancak bu kadar formsuz West Brom deplasmanında kazanmasını bileceklerdir.

565 NEWCASTLE UTD-TOTTENHAM 1 2.20

Haftanın her türlü skora açık karşılaşması. Newcastle Owen'in dönmesi ile form yakaladı ve son 5 maçta da yenilmediler. Geçen hafta Pompey deplasmanından 3-0 gibi çok net bir skorla galip döndüler, perdeyi açan gol yine Owen'dan geldi. Benzer şekilde Tottenham da formda ancak onların Perşembe akşamı kritik bir UEFA maçları var. Newcastle yüksek oranıyla oynanmaya değer bir bahis.

566 ARSENAL-LIVERPOOL 2.5 ÜSTÜ 1.90

Arsenal çok istikrarsız bir sezon geçiriyor, sakatlık krizleri, takım içinde sorunlar onların Şampiyonluk yarışından uzak 5.sırada kalmasına neden oluyor. Liverpool'un ise geçen seneki kötü alışkanlıkları devam ediyor, yine küçük takımlara çok puan veriyorlar. Stoke, Hull City, Fulham, West Ham ile evlerinde berabere kaldılar ki bu kayıpları sezon sonunda çok arıyacaklar. Ancak geçen seneden en büyük artıları büyük maçları kazanmaları. Hem Chelsea hem de Manu'yu yendiler ki bu sayede liderlik koltuğunda oturuyorlar. Tahmin açısında gerçekten zorlu bir karşılaşma, özellikle Arsenal'in büyük maçlarda performansı çok artıyor, ben son haftalarda bolca hata yapan 2 defansın karşılaşmasına gollü bir maç bekliyorum.

654 EVERTON-CHELSEA 2 1.50

Chelsea bu sene deplasmanlarda müthiş bir performans sergiliyor. Bunda kilit isim de Anelka ve onun geniş alan koşuları. Geçen hafta da yazdığım gibi Everton'da büyük bir forvet krizi var, Chelsea deplasmanda yine kazanır.

METİN HASANOĞLU EPL İDEAL KUPON

223 Blackburn-Stoke 1 1.60
543 West Bromwich-Manchester City 2 1.90
566 ArsenaL-Liverpool 2.5 üstü 1.90

ORAN: 5.78

METİN HASANOĞLU İDEAL KUPON

426 Real Madrid-Valencia 2.5 üstü 1.50
356 Trabzonspor-Eskişehir 2.5 üstü 1.50
213 Hacettepe-Kayserispor 2 1.75
633 Galatasaray-Beşiktaş 2.5 üstü 1.55

ORAN: 6.10

METİN HASANOĞLU SİSTEM KUPON

112 Konyaspor-Fenerbahçe 1 4.50
411 Nantes-Sochaux 0 2.80
531 Gençlerbirliği-Sivasspor 2 1.70
525 Antalyaspor-Ankaraspor 0 3.00
565 Newcastle UTD-Tottenham 1 2.20
566 Arsenal-Liverpool 1 2.10

CL Kuraları


Mtühiş eşleşmeler var. Inter-Manu, Chelsea-Juventus bence turun en fena maçlar. Real Madrid çekilebilecek en kötü İngiliz'i çekti kurada, Benitez çok seviyor 2 ayaklı maçları ve Real'in durdurmakta çok zorlanacağı bir forvet hatları var. Villareal-Pana, Atletico-Porto kuranın ballı eşleşmeleri. Benim en çok hoşuma giden 8 maçın hiçbirinde banko şu takım çıkar diyememek.

17 Aralık 2008 Çarşamba

Yine Ronaldo


Ronaldo hala gündemde olmaya devam ediyor. El Mundo gazetesinin Roman Calderon'a çok yakın olan Pedro Trapeto ile yapılan bir telefon görüşmesine dayandırdığı habere göre Real Madrid-Manu arasında Ronaldo için anlaşma imzalandı ancak 2 klübün de anlaşma gereği bunu açıklamaması gerekiyor.

İngiliz basını da Ronaldo'ya formayı giydirmiş, ben baya yakıştırdım bu arada.

Eduardo Da Silva


Geçen hafta Eduardo'nun Portsmouth ile oynanacak reserve maçıyla futbola döneceğini belirtmiştim. Arsenal taraftarları sıcak bir karşılama yaptılar yıldız oyuncularına.


Maça ilk 11de başlayan Eduardo ilk 45 dakika sahada kalmış, tabii ki 10 ay sonra sahalara dönen bir oyuncu için performansını değerlendirmek gereksiz, rahat bir maç çıkardığı ve sakatlığının etkilerini üzerinden atmış olduğunun göründüğü yazılıyor basında. Wenger Eduardo'nun tamamen iyileştiğini ancak A takımla maçlara çıkmadan önce reserve ligde oynayarak hem maç açığını kapatması gerektiğini hem de kendine güvenini tekrar kazanması gerektiğini belirtmiş.

Buradan da reserve Ligin ne kadar gerekli bir unsur olduğunu tekrar belirtelim bu bağlamda. Reserve lig olsa Yasin Çakmak, Mehmet Güven, Aydın Yılmaz, Batuhan Karadeniz, Barış Memiş gibi isimler her hafta TSL ayarındaki isimlerle maç yaparak hem devamlı formda kalabilirler hem de maç tecrübesi kazanmış olurlar. Merak edenler için Arsenal maç kadrosu burada.

Arsenal ve Kanserli Gençler

Arsenal'in kanserli gençler için düzenlediği yardım kampanyası. Yardım için oluşturulan siteye http://www.beagoonerbeagiver.org/ adresinden ulaşabilirsiniz.

16 Aralık 2008 Salı

BA 1.LİG İlk Yarının 11i


Bankasya 1.lig son derece çekişmeli geçiyor bu sezon, ekonomik sıkıntılarla boğuşan Erciyes, Adana, Malatya gibi önemli şehir takımları ile iyi yönetilen ve kadro istikrarı sağlayan Manisa, Karşıyaka, Kasımpaşa, Altay gibi ekiplerin kapışması lige heyecan katıyor. Ligin genel değerlendirmesini de haftasonu maçları oynandıktan sonra yapmayı düşünüyorum. Ancak ilk yarının Altın 11ini seçmek için yeterince maç oynandı. Son maçlar öncesinde kadroyu oluşturabiliriz.

KALE:

Kerem İnan (Karşıyaka) (25 Mart 1980):

Açıkcası kale konusunda 3 isim arasında kaldım. Manisa'da Ufuk, Kasımpaşa'da Tolga da başarılı bir dönem geçirdiler ancak sene başında oluşturulan toplama takımla Karşıyaka şampiyonluğa oynarken burada en önemli rolü oynadı Kerem. Defansın arkasını harika topladı ve çoğu maçta takımını kurtaran isim oldu. 16 maçın 8inde gol yemeyerek ayrıca çok iyi bir istatistik yakaladı:

DEFANS:

Sağbek: Ömer Hacısalihoğlu (Kasımpaşa) (1 Nisan 1977):

Geçen sezon Süperlig'de istikrarlı performans sergileyen tecrübeli oyuncu kadrosunun büyük kısmını koruyan Kasımpaşa'da aynı istikrarı devam ettirdi ve takımının 16 hafta sonunda ligin zirvesinde olmasında önemli rol oynadı. Savunma özelliğinin yanında hücümda da büyük katkı sağladı takımına.

Stoper: Evren Kürkçü (Kasımpaşa) (8 Kasım 1982):

Kasımpaşa sezona kadrosunda Fatih Akyel gibi bir tecrübe ve Jens Berthel Askou gibi geçen sezon TSL'de etkileyici işler yapmış olan 2 stoperle başlamış olmasına rağmen Evren istikrarlı şekilde defansın göbeğinde formayı bırakmadı. Önce Askou'yu kesti, daha sonra Fatih Akyel kulübeye geçti ancak Evren yerini kaptırmadı. Güçlü ve hava toplarında etkili, ilk yarının en çok dikkat çeken isimlerinden oldu.

Stoper: Volkan Koçaloğlu (Rizespor) (18 Şubat 1979):

Evren'i yaptığı çıkıştan dolayı seçerken zorlanmadım ancak 2.stoper konusunda baya zorlandı. Karşıyaka'da Fuat, Kartal'da Zafer Şahin, Bolu'da 21 yaşındaki Evren Kilarci, Manisa'da Erman Güraçar, Diyarbakır'da Erhan Çatalcam iyi işler yaptılar. Ancak ilk yarının neredeyse tamamını krizde geçiren ve pek çok sakatlıkla boğuşan Rizespor'da Volkan çok önemli işler yaptı. Sol ayaklı stoper geçen sene İBB ile 27 maçta TSL'de de oynamıştı. Kürşat, Murat Ocak, Ahmet Görkem'in yaşadığı sakatlıklar ya da kadrodışı sebepleriyle defansın tüm yükünü çekti ve ilk yarının 11ine girmeyi haketti.

Solbek: Ahmet Burak Solakel ( Karşıyaka) (1 Mart 1982):

Karşıyaka'nın sene başındaki transferlerinden Burak yeni takımında çok iyi bir ilk yarı geçirdi. Aslında bu mevkide genelde başarılı isim çok azdı. Mahmut Hanefi ve Ferhat istikrarsız bir ilkyarı geçirdiler. Burak bu kanatta hem ligin en az gol yiyen 2.defansının bir parçası olurken hücumda da çok başarılı performans sergiledi.

ORTA SAHA:

Sağaçık: Murat Akın (Kasımpaşa) (22 Ekim 1986):

Yine seçim yapmakta zorlandığım bir mevki oldu. Murat ile Güngören'li Turan Kuş arasında kaldım. Solak Turan her mevkide oynayabiliyor ve sol tarafın sahibi banko olduğundan ancak burada şans verebilirdim ona da ama Murat bir adım öne çıktı. Geçen sezon ortasında Belçika'dan transfer edilmişti. 15 maça çıktı TSL'de de. Bu sezon Bankasya'da da 15 maçta 3 gol attı, oyunu 2 yönlü oynayabilen çağdaş bir kanat oyuncusu.

Defansif Orta Saha: Merter Yüce (Altay) (18 Şubat 1985):

Altay'ın ilk yarı performansını Merter öncesi ve sonrası olarak değerlendirmek lazım. 11.haftadaki Diyarbakır maçının 20.dakikasında sakatlandığından beri Altay düşüşte. Onun olmadığı dönemde 5.5 maçta 11 gol yediler. Merter'li dönemde 12 gol yemişlerdi sadece. Uzun boylu, iyi yer tutan çağdş bir ön libero Merter. Süperlig kulüplerinin yıllardır göremediği bir oyuncu. Bir dönem Tigana istemişti.

Ofansif Orta Saha: Sezer Öztürk (Manisaspor) (3 Kasım 1985):

Almanya doğumlu Sezer Manisaspor'un kilit ismi oldu bu sezon. Sezon başında yazdığım raporu okuyanlar da görecek ki bu sezon kaptanlık bandını alana kadar sorumsuz, bencil bir oyuncu portresi çizen Sezer 23 yaşında kaptan olunca tamamen farklı bir oyuncu profiline büründü. Frikikleri, sert şutları, asistleri ( bu ligde istatistik tutan bir kaynak yok ama 10. hafta civarında 6 asisti vardı.) ve liderliği ile çok büyük katkı sağladı takımına. Bir ortasaha oyuncusu için 15 maç 10 gol. Fazla söze gerek yok.

Solaçık: Ferhat Kiraz ( Karşıyaka) (2 Ocak 1989):

Büyük yetenek olarak lanse edildi Ferhat ancak Gençlerbirliği'nde bir türlü şans bulamadı. Yaşı daha 19 zaten geç kalmamışdı ve çok yerinde bir hamleyle Karşıyaka tarafından kiralandı transferin son günlerinde. Genç yetenek harika işler yaptı ilk yarıda. 13 maçta oynayıp 4 gol bıraktı rakip kalelere ve hepsi çok kritik ve güzel gollerdi, Kasımpaşa deplasmanında beraberliği getiren müthiş golü, Erciyes deplasmanında 3 puanı getiren tek golü ve Manisa ile deplasmanda oynanana kritik maçta 1 puan alırken attığı 2 golle takımına çok büyük katkı sağladı. Forvetler Yunus, Eser ve Serkan çok kötü bir ilk yarı geçirirken Ferhat takımın hücum yükünü sırtladı.

Forvet: Bruno (Orduspor) (8 Ağustos 1988):

Hakkında daha fazla yazmaya gerek var mı. Burada ve burada Bruno hakkında yazmıştım zaten. İlk yarıda şu ana kadar sadece 1 maç kaçırdı, 15 maçta 14 golle müthiş bir ilk yarı geçirdi. Sol ayağı raket gibi, rakip defansları maç boyu yoruyor ve bitiriciliğ 1.sınıf. Orduspor kesinlikle bu ligde yılın bombasını patlattı Bruno ile.

Forvet: Riberio (Rizespor) (10 Haziran 1982):

Forvet bölgesinde iyi performans gösteren çok isim oldu. Diyarbakır'lı Emrah ve Altay'lı Burak başı çeken isimler ancak en önemli performans Rizespor'un Brezilyalısı Riberio'dan geldi bana göre. 13 maçta 9 gol attı ilk yarıda. Devamlı gol atmasına rağmen sezon başında Metin Diyadin onu bir türlü 11de düşünmedi ancak zamanla o da mecbur kaldı oynatmaya ve Brezilyalı artık boş geçmiyor. Hantal bir oyuncu ancak hava toplarında çok etkili, yine istatistik tutan yer yok ama ligin kafayla en çok gol atan oyuncusu olsa gerek. Özellikle Karabük deplasmanında ceza sahası yayından kafayla attığı gol müthişti.

Tabii ki buradaki 11 benim kişisel fikirlerim, tüm maçları izleyemiyoruz tabii ki dolayısıyla gözümden kaçan isimler de olmuştur. Ayrıca 11e alamadığım ancak ilk yarıdaki performanslarıyla alkışı hakeden isimleri de sırasıyla buraya ekliyorum.

Kaleci:

1.Tolga Özgen (Kasımpaşa) (28 Şubat 1980)
2.Ufuk Ceylan ( Manisaspor) (23 Haziran 1986)

Defans:

1. Erman Güraçar (Manisaspor) (24 Ağustos 1974)
2.Zafer Şahin (Kartalspor) (29 Aralık 1977)
3.Jerry Akaminko (Orduspor) (2 Mayıs 1988)
4.Erhan Çatalcam (Diyarbakırspor) (7 Mart 1981)
5.Fuat Erarslan (Karşıyaka) (7 Mart 1979)
6. Evren Kilarci (Boluspor) (15 Ocak 1987)

Ortasaha:

1.Nizamettin Çalışkan (Manisaspor) (24 Mart 1987)
2.Turan Kuş (Güngören BLD.) (4 Mayıs 1981)
3.Cihan Yılmaz (Karşıyaka) (15 Haziran 1983)
4.Hasan Aydınlı (Giresunspor) (1 Ekim 1982)
5.Abdoulaya Diakhate (Kartalspor) (16 Ocak 1988)
6.Serdar Sinik (Orduspor) (16 Mayıs 1981)
7.Sertan Vardar (Boluspor) (13 Mart 1982)
8.Taha Yalçıner (Karşıyaka) (12 Ocak 1987)

Forvet:

1.Emrah Bozkurt (Diyarbakırspor) (5 Mart 1980)
2.Erhan Küçük (Kasımpaşa) (26 Şubat 1981)
3.Özgürcan Özcan (Sakaryaspor) (10 Nisan 1988)
4.Burak Çalık (Altay) (5 Şubat 1989)
5.Bikoko (Erciyesspor) (24 Eylül 1988)
6.İskender Alin (Kartalspor) (28 Şubat 1984)

Amauri


Amauri seçimini yaptı ve doğduğu ülkeyi değil doyduğu ülkeyi seçti. 8 yıldır İtalya'da olan 28 yaşındaki oyuncu İtalya milli takımında forma giyebilecek. İlk maçını da bir sakatlık yaşamazsa 10 Şubat'ta Brezilya karşısında oynayacak.

Küçük Diarra


Real Madrid Huntelaar'dan sonra 2.transferini de gerçekleştirmek üzere. Juande Ramos'un yaklaşık 1 yıl süren Ada macerasından sonra oraya yönelmesi normal tabii ki. Portsmouth'un Fransız orta saha oyuncusu Lassane Diarra'yı istiyorlar. 9 milyon pound transferin muhtemel bedeli, 2 gün içinde bitecek gibi duruyor transfer. De La Red ve de özellikle Mahamadou Diarra sakatken kesinlikle ihtiyaçları olan bir transfer. Real'de Küçük ve Büyük Diarra olacaklar.

Paul Ince Evine


Paul Ince'i beğenmediğimi burada ve burada, hatta belki şimdi hatırlamadığım pek çok yerde daha yaptım. Geldiğinden beri akıllı hamleler yapmadı, takımın sorunlarına çare olamadı. Daha çok inişli olmak üzere çok istikrarsız performanslar sergilediler. En sonunda Paul Ince bugün kovuldu.

Allardyce ilgilenmediğini belirtmişti zaten o adaylar arasında yok. En büyük ihtimal Souness'ın geri dönmesi ve Tugay Kerimoğlu ile beraber takımı yönetmesi. Tugay böylece Tolunay Kafkas'dan sonra Avrupa'da oyuncuyken asistanlık yapan 2.ismimiz olacak.

Martin Hughes City ile anlaştıktan sonra uzun vadede Blackburn'un planının Tugay'ı menajer yapmak olduğunu yazmıştım. Souness ile bir süre çalıştıktan sonra bunun gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.